Bu bölümü yazmam için istekte bulunan arkadaşıma ithaf ediyorum. Ona iyi yolculuklar size de iyi okumalar!

Kaya! Tükürüyüm de yala puhaha. Iy. Iy pisleştim.

Kokoşsu annem ve feyk peder aynı anda yüzlerine kocaman bir gülümseme yerleştirip "Günaydın!" dediler.

Ben de ciddi bir tavırla günaydın dedikten sonra kokoşsunun yanındaki sandalyeye yöneldim. Tam o anda bileğimden çekildim. Lan. Işık hızıyla döndüm ve bileğimi de aynı hızla çektim.

Kaya yüzünde her zamanki "la la la la ben de böyleyim lalalala hep de böyleydim" sırıtışıyla bana bakıyordu.

Ölümcül süpersonik bakışlarımı gönderirken, "Siz tanışıyor musunuz?" dedi kokoşsu anniş. Sesi gayet keyifliydi. YAV BURDA KIZINA YÜRÜYORLAR SEN HÂLÂ SİZ TİNİŞİYİR MİSİNİZ? SUS KADIN.

"Evet anne dün Melis ağrı kesici için benim odama gelmişti de orada karşılaştılar." dedi Turhan.

"Ne oldu canım bir yerin mi ağrıyordu?" dedi kokoşsu. Yok ben arada ağrı kesici içerim. Hobi.

"Başım ağrıyordu biraz ama şimdi iyiyim." deyip tekrar kokoşsunun yanındaki sandalyeye doğru yürümeye başladım. Ve ben daha bir adım atmadan yine yeni yine yenidennn sevv. Pardon iç sesim kaptırdı. Yeniden kolumda çekilip Kaya hayını tarafından yanindaki sandalyeye sürüklenip oturtuldum.

Ben daha ne olduğunu anlamadan o benimkinden iri gözlerini yüzüme sokup "Bugün tatlı görünüyorsun." dedi. Ve pederden hafif bir öksürük sesi. Sadece bu. Bu. OLUM NAMUS ELDEN GİDİYOR BİRİ ŞU ÇOCUĞA DUR DESİN NE BİÇİM EBEVEYNSİNİZ AMK!?

"Bugün babanla benim şirketle ilgili birkaç işimiz var. Sana vakit ayırmayacağımız için korkuyordum ama Turhan'la Kaya sana vakit ayıracaklar. İyi vakit geçireceğinizden eminim."

Durumu kafamda teşhis ettim.

Bugün bu gıcık pis sapıkla beraber olacağım.
② Turhan da var ama o safım Kaya mahlukatı beni kaçırsa da ses çıkarmaz amk tipe bak saf ya.
③ Bizim şirketimiz mi var oha lan.

Kafamı sallayıp zaten önceden ısrarla gitmek istediğim sandalyede değil önümde olan tabağa odaklandım.

Gerisini hatırlamıyorum.

Öküz gibi yeme eylemini gerçekleştirmiş olan biri olarak zorla ayağa kalktım. Masada sadece ben mi kalmışım oha. Ama oha yani Melis. Cidden o h a. Yemek yemiyorum yaşıyorum abi şuna bak. Dış dünyayla ilişkim kesilmiş.

Salonda Kaya ve Turhan'dan başka kimse yoktu. İkisi de sadece televizyona bakmaya gelen misafirler gibi donmuş bir şekilde televizyona bakıyorlardı.

Allahım tamam şu insanüstü meteorları gönderiyorsun da neden biri kardeşim diğeri de gıcığın teki. Ne den?

Kaderimi kabullenip derin bir nefes aldım ve koltuğun birine hızlıca gelip oturdum.

"Ee herkes nerede?" dedim Turhan'a bakarak.

"Herkesten kastın annem ve babamsa çıktılar. Sana da söylediler ama şey biraz meşgul görünüyordun. Duymadım sanırım ehehe." Eliyle saçının arkasını tutmuştu.

Yaaa kahretmesin rezillik şu an ağağağağağ.

"Hımm. Şey evet duymamışım." Hafif bir öksürük. "Neyse napıyoruz?"

"Ben de sana onu diyecektim abla. Ben bugün maalesef sizi ekmek zorundayım. Bir arkadaşıma söz verdim yani kıramayacağım birisi." Anladık sefkilin. "Anneme sizle takıldığımı söylersiniz değil mi? Neyse ben kaçtım size iyi eğlenceler." Daha bir şey söylemeye fırsat bulamadan kalktığı gibi soluğu dışarda aldı.

Ve ben. Salonda adamın biriyle tek başıma kaldım. Damn it.

AMAN BE.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!