Ateşin kıvılcımlı ihtirası.
🔥🔥🔥
Kurak topraklarda, ölümü beklerken düşmüştü ilk kıvılcım yeryüzüne. Zamanın hiçliğinde saklı Gölgehan, insanların sefil çığlıkları yüzünden ilk kez aralanmış, ışığın dahi unuttuğu tüm gölgede kalanlar dünyaya akın etmişti. Tek bir amaç doğrultusunda hareket ediyor, üç gündür kesintisiz duydukları çığlıkları bulmaya çalışıyorlardı. Tüm bu arayışa rağmen binlerce gölgede kalandan sadece birisi bulabilmişti çığlıkların sahibini.
Özü iyilikle filizlenmiş Maral'ların lideri Asporça.
Asporça çığlıklara yaklaştıkça burnuna ölümün soğukluğu geliyordu. Millattan önce bir savaşın içinden geliyordu o çığlıklar. Kadın, çocuk, yaşlı... Hepsi tek tek kanlar içinde yerde yatıyordu. Asporça, bu savaşın masumların ve zalimlerin savaşı olduğunu ilk andan hissetmişti. Kılıçtan geçirilip canice öldürülen her ruhun masum olduğunu da yüreğinde bugüne kadar hiç hissetmediği bir acıyı hissettiğinde anlamıştı.
Asporça'nın iyilikle nefes alan ruhu, bu görüntüye baktıkça derin bir ıstırap çekiyordu. Eğer bu savaş biraz daha devam ederse herkes ölecekti. Vakti çok azdı. Bir an önce bir şey yapmalıydı. Ve o hiç yapmaması gereken şeyi yaptı.
Hiçliğin diyarı Gölgehan'a gitti. Deli gibi bir çözüm ararken hayatının en büyük hatasını yaptı. Dünyasındaki tek ateşe hükmeden bebek Alas'ın yüreğinden bir kıvılcım çaldı. Arkasına dahi bakmadan yeryüzüne döndüğünde masum ruhlardan geriye sadece bir avuç kişi kalmıştı. Onlar da yenilmiş, zalimlere teslim olmuşlardı. Katledilen masumların susan çığlıkları ise açılan tek seferlik geçit kapısını kapatıyordu. Asporça hızla Gölgehan'a geri dönmeliydi. Fakat ateşe hükmedenden aldığı o kıvılcımı vereceği kişiyi de dikkatle seçmeliydi. Çünkü ateş, güç demekti. Güçten alınan kıvılcım bile insanoğluna fazlaydı.
Bu kıvılcımı alacak kişi iyilik için kullanmazsa dünyanın sonu demekti. Her esire tek tek baktı Asporça. Hepsinin yüreğinde masumiyet ve vicdan aradı. En sonunda bir ağaç kabuğunun köşesinde, ölü bir kuşa ağlayan çocuğu gördü. Ruhunu hissetti Asporça. Merhamet, vicdan ve cesaret... Hiç düşünmeden kıvılcımı çocuğunun yüreğine mühürledi.
Zamanı daralıyordu. Hızla geçit kapısına koştu. Tam içeriye girecekken kapı onu içeriye almadı. Asporça tekrar denedi, tekrar ve tekrar... Ama nafileydi. Kapı her seferinde onu itiyordu. En son alnında hissettiği acıyla, yüzünü görebileceği bir su birikintisine baktı. O an, tüm dünyası başına yıkıldı.
Maral'ların lideri Asporça, Gölgehan'dan atılmıştı. Alnında ise ihanet mühürü vardı. Bu mühür, bugüne kadar hiç kimseye vurulmamıştı. Çünkü bugüne kadar hiç kimse özü Gölgehan'ın kalbine dayanan, safkan bir ateşe hükmedenin kıvılcımını çalmamıştı...
....
Asporça'nın kıvılcımı Türk Hanı, Alpagu Han'ın yüreğindeydi. O günden sonra her han, kut saydığı yüreğindeki bu kıvılcımla savaştı. Ateşe hükmeden Alas'tan çalınan bu kıvılcım Türk'e güç verdi. Türk boyun eğmedi. Kanını kutsal saydı, bayrağına renk verdi. Yüzyıllar geçti aradan. Alpagu Han'ın kanını taşıyan tek bir kişi kaldı dünyada. O kişi, Gölgehan'ın kralı Alas'tan çalınan kıvılcımı yüreğinde taşıyan son varisi Aypare Ulusoy'du.
Gölgehan'da ise çalınan o kıvılcım bir kehanete bürünmüştü. Adaletin keskin yüzü Sefir'ler, ateşten çalınan kıvılcımı yine ateşin kaderine mühürlemişti. Sefir'lerin mürekkebinden yüreğe uzanan o anlaşmada Ateş Kralı Alas'ın öfkesi gizliydi. Yedi yüz yirmi yaşına kadar kıvılcım ona geri dönmezse, dünyada tek bir canlının bile yaşayamacağı yıkımı getirebilecekti.
Bu yüzden bekledi ateş. Yedi yüz yirminci yaşına gelene kadar, intikam almak için yüzyıllarca yıl bekledi. Yüreğinden çalınan kıvılcım yüzünden hiçbir duyguyu hissedemeyen Alas'ın tek hissettiği kanlı bir intikamın, yüzyılı aşkındır buz tutmuş yüreğini ısıtacak tek şey olduğuydu.
Nihayet doğum gününe dakikalar kala, dünyayı yok edecek yıkımı yollamadan tam iki dakika önce, Gölgehan, yüzyıllar öncesi gibi bir çığlıkla yankılandı. Geçit kapısı hiç beklenmedik bir anda ikinci kez açıldı. Nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde, yüreğinde ateşten çalınan kıvılcımla Aypare Ulusoy, Kral Alas'ın tam önüne düştü.
🔥🔥🔥
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ateşe Adanmış Ruhlar
FantasyBir kıvılcım çalındı ateşten. İyilik ilk kez ihanetin mührüne bulandı, Ateş ilk kez buzdan tutuştu. İki yazgının fısıltısını küller iliştirdi. Ve aşk alevlendiğinde Bazı ruhlar kül olmadan tamamlanamadı.
