56. Bölüm - Benim İstanbul'um!

En başından başla

Şimdi ise kollarımda kırılgan bir vazo gibiydi. Yüzü solmuş ve etraftaki kan sızıntısının olduğu yere nazik elini yerleştirmişti.

Bana gülümsüyordu. Oldukça sakin ve inanılmaz derece de güzeldi. Gözlerinin arada kapanmasıyla kendimi boşlukta hissediyordum. Âşık olduğum o büyülü gözlere bir daha bakamama durumunu düşünmek beni uçurumun kenarına sürüklüyordu.

"Tekrar görüşeceğiz sevgilim." Gözlerini kapatmadan az önce dökülmüştü dudaklarından kelimeler.

Kanlı eli yan tarafa doğru düşmüş ve artık hareketsiz şekilde yatıyordu. Derin etrafımda telefon ile konuşuyor ve durmaksınız ağlıyordu. Konuşmaları hissedemeyecek kadar duymaz olmuştu kulağım. Ağlayamıyordum bile, bağırmak isterken bile bunu beceremiyordum.

"Zeynep? Uyan güzelim!"

Zeynepi delicesine sarsıyordum ama bir tepki bile vermiyordu. Kanayan yarasına elimi bastırmaya çalışıyordum. Etraftaki insanlar bize bakarken o an hepsini öldürmek istemiştim. Sinirimi, kızgınlığımı, nefretimi alıp onlardan çıkarmak istemiştim.

"Abla?"

Zeynep'in başucuna oturan Derin elime bakınca bir çığlık daha atmıştı.

"Ambulansı aradın mı?" diyorum Derin'e aceleyle ama ses gelmiyor. "Derin?! Sana diyorum. Aradın mı ambulansı?"

Bu sefer sesimi daha da yükselttiğim de kafasını sallayarak;

"E- evet, aradım. Annemi de aradım. O yaşayacak değil mi? Onu kaybedemem, henüz değil."

"Derin kendine gel!"

Derin yerde bir ileri bir geri yaparak ellerini kafasının üzerine koymuş bir şekilde duruyordu. Aynı şeyleri tekrar edip ağlıyordu. Şu an bir de onun başıma iş açması için hiç uygun bir zaman değildi.

Zeynep'i hareket ettirmeden Derin'in başında ki elini tutmuştum.

"Sakin ol taam mı? Her şey düzelecek. Ambulans gelecek. Zeynep kurtulacak. O bizi bırakıp gitmeyecek!"

"Bizi bırakmaz değil mi?"

"Hayır, bana verdiği sözleri tutmadan hiçbir yere gitmeyecek."

Daha bana sarma yapacak. İzlediğimiz dizileri bitirecek ve o erkekleri överken beni onu kıskanacağım. Geceleri birbirimize sarılıp uyuyacağız. Tüm sokaklar bizi el ele görecek. Tüm magazin haberlerinde biz olacağız. Daha çok geceler, sabahlar, dakikalar birbirimizin olacağız. Benim gelinim olacak. Güzel karım. Kızımızın annesi. Daha kavgalar edeceğiz. Evimize msiafirlerimiz gelecek ve onun tatlı telaşlarını izleyeceğim. Benim maçım onun dizisi olduğu an küçük atışmalar yaşayacağız. Daha bana baba olma şansını verecek. Bir kez daha bu heyecanı yaşayacağım. Hasta olacağım ve nazlanmalarımı çekecek. Evi baştan dekore edeceğiz. Düğün hazırlıkları yapacağız. Dahası da var. Zeynep birilerini affedecek. Peri'yi sağ salim gördüğü için gözyaşlarına boğulacak.

Henüz değil Zeynebim, verdiğin sözleri tutmadan, ben ölmeden ölmene asla izin vermeyeceğim.

***

Zeynep'i ameliyata aldıklarından kısa bir süre sonra hastanenin içinde herkes bir yere dağılmş ağlamakla meşguldü.

Meral Hanım'ın çalıştığı hastaneye yakın olduğu için buraya getirmişlerdi Zeynep'i ama ben bizim kendi hastanemize gitmeyi tercih ederdim.

Bunu onlara ısrarla söylediğim de vakit kaybedecekleri zamanın olmadığını ve kan kaybının fazla olduğu iddia etmişlerdi.

Hah, vakitleri yokmuş! Doktorlar ama söyledikleri şeye bak, o zaman o vakti yaratacaksın!

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!