5.Bölüm:Yabancı

38 0 1

-"Seni beklettiğim için özür dilerim Mary, uyuya kalmışım." Diyerek merdivenden indim. Mary teyzemle karşılıklı oturuş nereye gideceğimizden bahsediyordu, sesimi duyunca bana döndü;

-"Sorun değil Sera, çok yorgundun umarım birazcık uyku sana iyi gelmiştir." Dedi. Ses tonu insanın ruhunu okşayan bir melodi gibi geliyordu, insanın içini ısıtıyordu.

-"Bilmiyorum, sanırım uyumasaydım daha iyiydi." Yüzümü buruşturarak mırıldanmıştım.

Mary Soran gözlerle bana baktığında kötü bir şeyler olduğunu sezmişti. O henüz sormadan

-"Sera kötü bir kâbus gördü sanırım." Diye açıkladı teyzem.

-"Neyse önemli değil artık uyandım. Hazırsan gidelim." Dedim sesimin istekliymişim gibi çıkmasını umut ederek. Teyzem bu arkadaşlıktan memnun bir halde bu gün ne yapacağımızı bilmesine rağmen tekrar sordu.

-"Mm, Sera'ya biraz etrafı gezdirmek istiyorum Jeyn. Belki sinemaya da gideriz tabi Sera'da isterse." Dedi. O kadar sevimliydi ki, hiçbir şey yapmak istemesem de onlara nasıl hayır diyeceğimi bilmiyordum.

-"Tabi, Mary neden olmasın." Diye onayladım. Bir yandan hemen kabul ettiğim için kendime kızdım bir yandan da bencillik etmeyip onların üzülmemesini düşündüğüme şaşırdım.

-"Size iyi eğlenceler kızlar, erkeklerin aklını başlarından almayın olur mu?" diyerek güldü teyzem.

-"Tabi, tabi benim için öleceklerine eminim." Dedim alaylı bir şekilde. Jeyn ve Mary birbirlerine bakıp güldüler.

...

Mary'le kasabayı dolaştık. Bütün mağazalara tek tek girdik. Mary tam bir alış veriş delisiydi. Bir sürü şey giyip çıkardı. Bir insan kıyafetler için nasıl kendini bu kadar yorardı hayret ettim. Kendi yetmezmiş gibi bana bile denetmeye kalktı.

-"Mm, Sera çok güzel bir vücudun var bu elbise eminim sana çok yakışır." Diyerek elbiseleri denemem için beni zorladı. O'nun yorucu ısrarlarına dayanamayarak yine rahatıma düşkün olduğumdan bol bir kot pantolonla, mavi desenli bir tişört aldım ve daha fazla ısrar etmesini engelledim. Mary aldıklarımdan pek memnun olmasa da daha ilk günden üstüme gelmedi ve benim almadıklarımı o telafi etmeliymiş gibi bir dünya dolusu kıyafet aldı. 

Alış verişten sonra büyük bir sinema salonunda bir aşk filmine girdik. Mary dikkatle filmi izlerken ben karanlıkta biraz olsun uyuma fırsatı bulduğuma sevinerek gözlerimi yumdum. Sinema bittiğinde alkış sesleriyle uyandım ve yanımda bir yandan gözlerini silip bir yanda da alkışlamaya çalışan Mary'e göz ucuyla baktım, uyuduğumu fark etmediği için filme minnettardım.

Akşam öyle yorulmuştum ki gün içinde planladığım yürüyüşten bu gün için vazgeçmek zorunda kaldım. Zaten eve gittiğimizde saat baya geç olmuştu.

Henüz arabam gelmediğinden Mary arabasıyla beni eve bıraktı, davetimi kırmayıp benimle içeri gelerek birkaç dakika oturdu. Aldığı her şeyi teyzeme gösterip onunda beğenisini tescilledikten sonra gitmek için ayağa kalktı.

-"Yarın yine görüşürüz Sera" dedi ve beni tekrar yanağımdan öpüp evine gitti.

Teyzem bize yemek için bir şeyler hazırlamıştı ama Mary annesinin onu beklediğini söyledi ve yemeğe kalmadı. İlginç bir kızdı, ilgi alanlarımız farklı olmasına rağmen onun ricalarını reddetmek insanın içinden gelmiyordu. Yemek yerken teyzem bana Mary'nin evlatlık olduğunu söyledi. Bayan July ve Bay Brown'un çocukları olmadığından Mary'ni 12 yaşında evlatlık almışlar ve büyütmüşler. Bayan July ve Bay Brown'un Mary'ni gerçek çocuklarından daha çok sevdiklerini ve Mary'n inde onları çok sevdiğini söyleyerek hikâyenin tamamını özetledi. Dışarıdan bakıldığında da Mary ve July'nin gerçekten anne-kız olmadıklarına inanmak çok zordu. Birbirlerine öyle uyumlulardı ki, Mary'nin July'nin kızı olduğuna inanmak benim teyzemin yeğeni olduğuma inanmaktan daha kolaydı.

Kayıp Yıldız - Sır DüğümüBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!