23. Bölüm

33.1K 1.8K 1.1K
                                        


Bölüm Şarkıları 👇

1-) Mabel Matiz: Sarışın
2-) Deeperise – Raf (Jabbar)
3-) Ümit Sayın - Gül beyaz gül

Keyifli okumalar 💖

Rüyaları severdim. Küçükken, sadece rüya görebilmek için erkenden uyur, sabah ise gördüklerimi hatırlamaya çalışırdım.

Yıllar geçti. Artık rüya görmek için uyumama gerek kalmadı.

Çünkü son birkaç haftadır, uyanıkken bile bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordum.

Eskiden rüyalarım belirsizdi bir sahneden diğerine atlayan, anlamını çözmeye çalıştığım bulanık imgelerden ibaretti. şimdi ise her şey net ve gerçekti.

Bu rüyamın adı vardı, sesi vardı, kokusu vardı.

Ve o, yanımdaydı.

Gülüşü bir güneş ışığı gibi üzerime düşerken, onunla her anın bir rüya gibi olduğunu fark ettim. Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor, yanından ayrıldığımda bile söylediklerini zihnimde tekrar tekrar yaşıyordum.

Ne zaman bana gülümsese bir hayalin içinde olup olmadığımı sorguluyordum. Çünkü hiçbir gerçeklik bu kadar güzel olamazdı.

Eğer bu bir rüyaysa, sonsuza kadar sürmesini diliyordum. Ama içten içe biliyordum ki bu adam rüyalarımdan daha gerçekti.

Sungur, rüyalarımda bile canlandıramayacağım kadar güzel bir adamdı.

"Yanlış anladınız." dedi, Şeyda.

Sungur cüzdanını çıkarıp ödemeyi yaparken, çiçekçi kadın hâlâ Şeyda’ya bakıyordu. Küçük bir gülümsemeyle… Sanki ikisi arasında söylenmemiş şeyleri yakalamış gibi. Şeyda’nın yanakları çoktan kızarmıştı. Elleri istemsizce hırkasının cebine gitti, bakışlarını kaçırdı.

Abim bir şey söylemek ister gibi dudaklarını araladı ama sonra vazgeçti. Bir bana baktı bir Sungur’a, sonra Şeyda’ya… En sonunda sadece başını sallayıp hafifçe gülümsedi.

"Gül ver abla, gül sever o."

Dudaklarıma yerleşen gülümseme ve Şeyda’nın yüzüne sinen şaşkınlık o kadar belirgindi ki, çiçekçi abla bile fark etmiş olmalıydı. Hafifçe kıkırdayarak sepetine uzandı.

En güzel, en canlı gülleri seçip abime uzattı. Şeyda’ya da verebilirdi ama özellikle abimin eline bırakmıştı.

Abim bir an çiçeklere baktı, sonra hafifçe kaşlarını çattı ama itiraz etmedi. Çiçekçi abla parasını aldıktan sonra yüzündeki tatlı  gülümsemeyi soldurmadan yanımızdan uzaklaştı.

Abim cüzdanını cebine sıkıştırırken gözlerini kaçırarak çiçekleri Şeyda’ya doğru uzattı. Hareketi aceleciydi. Sanki bir an önce vermek ve bu anı ardında bırakmak istiyordu.

Şeyda ise olduğu yerde donmuştu. Gözleri hafifçe büyüdü, dudakları aralandı ama tek kelime etmedi. Önce çiçeklere, sonra abime baktı. Sanki abimin bu hareketinin gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

Sonra, tereddütlü ama nazik bir hareketle elini uzattı ve çiçekleri aldı.

Parmakları abimin parmaklarına hafifçe dokunduğunda, aralarındaki sessizlik daha da artmış gibiydi.

Şeyda, elindeki güllere bakarken sesli bir nefes aldı. "Teşekkür ederim."

Abim, hafif bir baş hareketiyle karşılık verirken ben de Sungur’a bakıp gülümsedim.

SAUDADE Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin