Asi uçak çeşitli bilgilendirmeler eşliğinde yükselişe geçtikten yarım saat sonra regl sancısı nedeniyle kıvranmaya başlamış ve Alaz'ın yönlendirmesi ile birlikte arka tarafta yer alan bölmedeki yatağa uzanmıştı. Gözlerini çektiği ağrının şiddetiyle birlikte sımsıkı kapattı ve her zaman yaptığı gibi bacaklarını karnına doğru çekip, acıyı biraz olsun dindirebilmek adına çabaladı. O sırada ağrı kesici ve su alıp yanına dönen Alaz ise sevgilisinin yatakta toplanıp küçücük kaldığını fark etmişti.
"Güzelim?" dedi kızın yan tarafına dikkatlice oturup gözlerini açması için yanağını okşadığı sırada. "Ağrı kesici getirdim sana. Kalk hadi."
"Teşekkür ederim."
Asi yattığı yerde debelenerek kalkmış ve adamın kendisine uzattığı hapı ağzına atarak getirdiği suyu tek bir dikişte içmişti. Alaz su bardağını alıp ilerdeki bölmeye yerleştirirken, genç kız yeniden eski haline dönerek ayaklarını karnına doğru çekti. Onun bu ritüeli Alaz'ın gözünden kaçmamış ve az sonra ilerleyip, sol tarafına dönerek yatan sevgilisinin arkasındaki boşluğa uzanmıştı.
"Çok mu ağrın var?" diye sordu Alaz dayanamayarak. Uzun bir süre boyunca kızın top gibi olmuş halini ve sıkıca yumduğu gözlerini izlemiş ve ifadesinden bir hayli acı çektiğini anlamıştı. Asi ensesinden gelen sesle beraber gözlerini açmadan kafasını birkaç kez aşağı yukarı sallayarak cevap verdi bu soruya.
"Hı hı.."
"Hep böyle mi oluyor?"
"Evet."
"Kıyamam ben sana." diye mırıldanmıştı Alaz sanki kendi canı yanıyormuş gibi yüzünü buruşturduğunda. Ardından hareket edip, sevgilisini yavaşça kollarının arasına aldı ve sol kolunu boynunun altından geçirip, saçlarını geriye doğru şefkatle okşamaya koyulurken, sağ kolunu da arkasından dolayarak kızın karnına yuvarlak hareketlerle masaj yapmaya başladı. Asi'nin sırtı bu hamleyle beraber Alaz'ın hemen arkasında uzanan bedenine yaslanmış ve adamın parmaklarının sıcacık hissiyle beraber rahatlamış gibi derin bir iç çekmişti. Asi başını arkaya atarak Alaz'a yaslarken mayışmış bir şekilde kıpırdandığında, o sırada Alaz ise ona masaj yapmayı sürdürdü ve bunu yaparken de eğilip kızın boynuna sesli bir öpücük bıraktı. "Ohh güzelim benim. Birtanem."
"Alaz?" diye mırıldandı Asi uyuşuk bir ses tonuyla gözlerini açmadan konuşurken. Adamın okşayışları halihazırda var olan uykusunu daha da fazla tetikliyordu.
"Efendim yavrum?"
"Çok canım acıyor."
"Ne iyi geliyor canının acısına?" diye sordu Alaz masajını hiç durmadan sürdürürken ilgiyle kızın yüzünü süzerek. "Ne yapayım senin için? Sıcak su torbası diyordu internette.. Hemen hazırlatayım mı? İyi gelir mi?"
"Gelir." diye onayladı Asi kafasını usulca sallarken. Ardından derin bir nefes vermiş ve son derece hüzünlü bir şekilde cümlesine devam etmişti. "Keşke hepsi bu şekilde geçse.. Ama geçmiyor. Canım acıyor hep. Ne zaman geçecek?"
Alaz tam da o anda Asi'nin regl sancılarından bahsetmediğini fark etmiş ve buna tepki olarak gözleri anında dolu dolu olmuştu. Böyle zamanlarda bedeninin arasında küçücük kalmış Asi'yi alıp saklamak istiyordu. Her şeyden ve herkesten.. Belki o zaman yakamazlardı canını. Belki biraz olsun rahat bir nefes alırdı bu şekilde. Keşke yapabilseydi..
"Geçecek güzelim. Hepsi geçecek." diye mırıldandı kızın yanağını ve alnının kenarını şefkatli bir tavırla öperken. Geçecekti. Alaz geçmesi için her şeyi yapmaya son derece kararlıydı çünkü. "Canını yakan her şey geride kalacak. Söz veriyorum sana. Tıpkı şimdiki gibi arkamızda bırakacağız hepsini. Anlaştık mı?"
