Bölüm 1

17.9K 1K 249

Bölüm 1

17 Şubat 2015

Leyla, içini çekerek önündeki tabletlere baktı.
Uykusuzluktan gözleri ağrımıştı ama bu çevirileri bir an önce tamamlamak zorundaydı. Bazen babasına hak veriyordu. Yıllar önce Hititoloji okumaya karar verdiğinde babası ona kızmış, daha iyi bir bölüm seçmediği için onu suçlamıştı. İstanbul Üniversitesi Hititoloji bölümünü kazandığında babası ona maddi destek sağlamayı reddetmiş, daha anlayışlı bir adam olan amcası onu okutmuştu.

Yıllar önce yok olan bir uygarlık olan Hititler'i konu edinen bir bölümde okuması saçma gelmişti babasına.

Annesinin aile içinde pek fazla sözü geçmezdi. Babası onu yönlendirir, her şeye babası karar verirdi. Gerçi annesinin de buna karşı çıktığı pek görülmemişti. Üniversite konusunda bile kızını savunmamış, sesini bile çıkarmamıştı. Hiç bir zaman kendisine destek olmayan, onunla gurur duymayan bir ailesi vardı. Bir tek amcası ona destek olmuştu. O da şu an akciğer kanseri olmuştu ve yoğun bir tedavi görüyordu.

Leyla tablet yığınının arasından kalkarak kitaplığa yürüdü. Elini kitaplıkta gezdirdi ancak eli kitaplara gitmedi. Biraz uyuması gerektiğini daha sonra devam edebileceğini düşündü. Daha sonra bundan da vazgeçti. Evine kadar gitmek ona zor gelmişti. Odasındaki kanepede birkaç saat uyursa daha iyi olacağını düşündü.

Henüz 23 yaşındaydı, yeni mezun olmuştu, üniversitede yüksek lisansa başlayalı da çok olmamıştı. Yanında asistanlık yaptığı hocası kıymetli insanlardandı ancak Leyla'yı fazla fazla çalıştırmasının vicdanını rahatsız ettiği söylenemezdi. Daha başlayalı birkaç ay olmuşken o kadar çok yorulmuştu ki.

Güçsüz bir bünyesi olduğu söylenemezdi ancak, yorgunluğa pek gelemezdi. Yapması gereken bir sürü iş vardı bir de sabah gelecek olan şu gizemli kadın da aklını kurcalıyordu. Kadının hakkında bildiği tek şey meraklı bir koleksiyoncu olduğuydu. Öyle ya da böyle himayesine aldığı eserleri yasallaştırdığı için kaçakçı olarak adlandırılmıyordu. Telefonda sadece bir eser hakkında bilgi edinmeye geleceğini söylemişti.

"Başka bir meraklı insan daha" diye mırıldandı gözleri kapanırken.

18 Şubat 2015

Mehmet, koridoru hızlı adımlarla geçerken Leyla'yı düşünüyordu. Bu kıza uzun zamandır niyetini açık açık belirtmesine rağmen gene de karşılık alamamıştı. Leyla'nın bir sevgilisi yoktu, bildiği kadarıyla hoşlandığı biri de. Gene de Mehmet'in tekliflerini hep reddetmiş, şu an için kendisini sadece kariyerine adaması gerektiğini söylemişti. Gene de vazgeçmek Mehmet'e göre değildi,şansını sonuna kadar zorlamalıydı.

*

Serap hoca kapıdan içeri girdiğinde, Leyla yeni kalkmış kendine çay yapmıştı.

"Ooo bakıyorum da sabahlamışsın Leyla."

Leyla cümledeki kinayeyi duymamazlıktan geldi.

"Çevirilerin çoğunu bitirdim hocam, sadece birkaç tane kaldı onları da...

Serap hoca sert bir tavırla Leyla'nın sözünü kesti.

"Bırak şimdi bunu. Sana çok önemli bir misafirimizin geleceğini söylemiştim.İşlerini çoktan halletmiş olmalı, üstüne çeki düzen vermeliydin, oysa şu haline bak, berbat haldesin.

Leyla doğrusu şaşırmıştı. Serap hocanın hiç böyle bir çıkış yaptığını hatırlamıyordu. Bugün özellikle gergin olduğunu farketti. Gene de alttan aldı.

"Pekala hocam, ben elimi yüzümü yıkayıp geliyorum."

"Çabuk ol, Sera hanım neredeyse gelir."

Zamandan Uzak ‪Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin