keyifli okumalar ballar,
yazalven <3
...
hatırlamak cehennemdir,
unut.
ama ya unuttuğun,
ansızın karşına çıkarsa?
ve seni,
ve hafızandan silmeye yemin ettiğin her şeyi,
hatırlamak zorunda bırakırsa?
⛓️❄️⛓️
13 | AYNI ATEŞİN İÇİNDE VE BİRLİKTE
Bazen en sağır edici gürültü, bir savaşın ortasında patlayan silah sesleri değil; bir adamın tüm savunmasını indirip sustuğu ve bir kadının o derin sessizlikte kendi kalp atışlarının gürültüsünü duyduğu andı.
Kurter uyuyordu.
İçinde dünyayı yakacak öfkeye ve acıya sahip olan o dev adam, şimdi o çekyatın üzerinde, ilacın ve yorgunluğunun verdiği o ağır teslimiyetle, savunmasız bir şekilde uyuyordu. Göğüs kafesi ağır ve derin bir ritimle inip kalkarken, yüzündeki o sert ve keskin hatlar gevşemiş, kaşlarının arasındaki o derin çukur silinmişti.
Onu izlemek, fırtına dindikten sonra geride kalan enkazı izlemek gibiydi. Tek farkı, onun manzarası daha görkemliydi.
‘Çok güzelsin.’
Dakikalardır kulağımda ve zihnimin yorgun duvarlarında bu cümlesi çınlıyordu. Dakikalardır aklımda sadece bu cümlenin bende bıraktığı etki vardı.
Ayağa kalktım. Bacaklarım beni taşımakta zorlanıyordu ama ona arkamı dönüp gidemedim. Az önce ruhumda söndürülmesi imkânsız bir yangın başlatmıştı ve ben o yangının ortasında ne yapacağımı bilemez bir hâldeydim.
Usulca, parkenin gıcırdamasına izin vermeden dizimi yere yaslayıp onun tam başucunun yanına çöktüm. Yüzüm ona dönüktü, sırtımı ise şöminenin sıcaklığına vermiştim. O kapalı koyu yeşil harelerse yüzü yastığa gömülü bir şekilde uyuyordu. Şöminenin ışığıyla aydınlanan çehresi ise tam göz hizamdaydı.
Onu böyle yakından, aramızda hiçbir savunma duvarı olmadan izlemek, yasak ve tehlikeli bir bölgeye izinsiz girmek gibi hissettirdi ama geri de çekemedim kendimi.
Gözlerimi kapatmamak için direndim. Şöminenin o mayışık, rehavet veren sıcaklığı ve Kurter’in düzenli, derin nefes alışverişlerinin yarattığı o ses ve güzel kokusu bilincime ağır bir sis gibi çöküyordu. Göz kapaklarım ağırlaştı. Her kapanışında, onları yeniden aralamak benim için bir savaşa dönüşüyordu.
Kokusu... Teninin kokusuna karışan temiz sabun kokusunun karışımı odaya doldukça zihnimdeki bütün mantığı siliyor, yerini adını koyamadığım bir huzura bırakıyordu. Başım, boynumun artık taşıyamadığı o ağırlıkla yavaşça yana düştü. Yanağım, onun başının hemen yanındaki koltuk minderinin kenarına, yumuşak kumaşa yaslandı. Aramızda sadece santimler vardı. Onun nefesi, benim saçlarıma karışıyordu.
“Biraz,” diye mırıldandım, kelimeler dudaklarımdan boğuk bir sesle dökülürken. “Gözlerimi dinlendireceğim.”
Ve o gece, dağları deviren fırtınanın ortasında, o yıkılmaz Alacakan’ın en savunmasız uykusunun kıyısında, ben de kendi direncimi kaybettim. Bilincim karanlığa kayarken hissettiğim son şey, onun varlığının verdiği ve bende bağımlılık yapan o güven duygusuydu.
⛓️
Gecenin kör saatinde, Kurter’in bilinci ilaçların yarattığı o koyu, bulanık sisin içinden sıyrılmaya çalıştı. Gözlerini araladığında dünya dönüyordu. Zihnini, ağır bir narkozun etkisi altında ve gerçekle rüyayı ayırt edemeyecek kadar uyuşmuş hissetti. Fakat burnuna öyle bir koku doldu ki zihni bir anda karanlıktan ışığa çekildi. Kan ve barut kokan dünyasına hiç ait olmayan çiçek gibi, temiz kokuydu burnuna dolan.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALACAKAN
Romance"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini sava...
