3. Bölüm: Helezona

74 3 0

Yeni doğan güneşin uçağın camına yansıyan ışıklarıyla birlikte gözlerimi açtığımda California'ya gelmiştik. Gece yarısı bir aktarımdan sonra geçen 7 saatlik yolculuk baya yorucu olmuştu. Kendimden geçmiş, dağınık bir halde etrafıma bakındım. Martha her zaman ki gibi makyajı taze, kıyafeti düzgün gayet şıktı. Sanırım genç olan ben değil Martha'ydı. Kendimden utandım.

Uçaktan inip valizlerimizi aldıktan sonra çıkışa kadar yürüdük. Çıkış kapısından insanların akın akın yürüdüğü ve taksilere ya da kendi özel arabalarına bindikleri yolcu alanına geldiğimizde Martha'nın biraz gergin olduğunu fark ettim. Daha önce de California'yı sevmediğini söylemişti ama bu nefretin nedenini hiç anlatmamıştı. Etrafına kısık gözlerle bir müddet bakındıktan sonra tebessüm etti ve bana döndü;

-"Bak Sera, Jennifer teyzen orada."

Eliyle işaret ettiği yöne baktım, korkulukların diğer tarafında bize el sallayan teyzemi gördüm. Bende elimi hafifçe kaldırdım ve ona karşılık verdim. Bunu yaparken ailemle yani annem tarafıyla tek bağlantım olan teyzemin anneme ne kadar benzediğini fark ettim. Annemle teyzem gerçekten birbirine çok benziyordu ama annemde çözemediğim bir farklılık vardı. Teyzem uzun boylu siyah saçları beline kadar uzanan, yeşil gözleri kusursuzca yüzüne yerleştirilmiş tatlı bir kadındı. Onu resimlerinden ve küçüklüğümde bize yaptığı birkaç ziyaretten azda olsa tanıyordum. Onu görünce hiç şaşırmadım, her zaman resimlerle telefondaki sesi birleştirerek beynimde canlandırdığım fazlasıyla baştan çıkarıcı siluetten daha da güzel olmak dışında başka bir farkı yoktu. Hayal ettiğim gibiydi, son derece muhteşemdi. Lacivert eteğinde beyaz işlemeleri olan diz hizasında güzel bir elbise giymiş gülümseyerek bana bakıyordu, içimden kıyafet konusunda teyzeme özenmem gerektiğini geçirdim, Martha içimden geçenleri okuyabilseydi kesin şuanda mutluluktan uçabilirdi. Kendi kendime gülümsedim. Ben teyzemin nefes kesen görüntüsüne dalıp yerime sabitlenmişken Martha çoktan teyzeme doğru ilerlemeye başlamıştı bile hemen peşine takılıp ona yetiştim. Yanına vardığımızda Jennifer teyzem ve Martha sıkıca sarıldılar ve daha sonra teyzem yanıma gelip bana da sıkıca sarıldı ve beni öptü. Bu öpüşme ve sarılma merasimlerini sevdiğim pek söylenemezdi. Ben etrafıma bakınırken teyzem ve Martha kısa bir süre aralarında bir şeyler konuştular. Muhtemelen Martha bana verdiği nasihatleri birebir uygulaması için teyzeme direktifler veriyordu. Ben yıllardır sadece uzaktan gördüğüm güneşin yakınlığına hayret edip tenimi ısıtmasını ve bunun nasıl bir duygu olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ama arada bir onlara bakmayı da ihmal etmiyordum. Beş on dakika daha ayaküstü sohbet ettikten sonra Martha'nın gözleri dolu dolu oldu. Evet, gitme vakti gelmişti. Gözlerini silip küçük bir el işaretiyle beni yanına çağırdı.

-"Sera benim yolculuğum buraya kadar daha fazlasına ..." Martha duygulu duygulu konuşurken bir an duraksadı, kendine gelmeye çalışır gibi başını iki yana salladı. Sanki söylenmemesi gereken bir şeyleri ağzından kaçırmış küçük bir çocuk edasıyla dudaklarını ısırdı, göz ucuyla teyzeme baktım oda benim gibi sorar gözlerle Martha'yı süzüyordu. Ne olduğunu anlamamıştık ama sanırım Martha dolan gözlerini bizden saklamaya çalışıyordu. Belki de konuşsa sesi titreyecekti bu yüzden devam edememişti. Sonra kendini toparlamak için boğazını temizledi ve bize tatlı tatlı gülümseyerek sözlerine devam etti;

-"Daha fazla bu veda sahnesine dayanamam tatlım, biliyorsun seni çok seviyorum. Kendine çok dikkat et olur mu? Dediklerimi unutma ve çok mutlu ol" dedi ve yine meşhur sarılmasıyla beni boğarcasına sıkarak sarıldı. Bu sefer ona karşı koymadım. Çok duygulandığı ve üzüldüğü her halinden belliydi ama yinede California'ya karşı o çözemediğim nefreti gözlerinden okunuyordu. Bu veda sahnesinin biran önce bitmesini ve eve gidip kendimi önce duşa sonra yatağa atmayı beklerken Martha'nın kolları birden daha sıkı bir hal aldı, ne olduğunu anlamaya çalışırken Martha'nın dişlerini sıktığını ve kalbinin hızlandığını hissettim. Garipti, teyzemle aynı yaşta olan bu kadının bu kadar güçlü sarılması beni şaşırttı ama söz ettiğimiz kişi Martha olduğuna göre sanırım bu normaldi. 

Kayıp Yıldız - Sır DüğümüBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!