38. Bölüm Sonunda Yeni Bölüm :)

19.2K 815 96


Merhabalar arkadaşlar,

Nasılsınız ? Ben çok iyiyim. Bundan sonra bölümleri sık sık yayınlayacağım.

ne olursa olsun yılmadan beklediğiniz için ve anlayışlı olduğunuz için çok teşekkür ediyorum.

sizleri seviyorum..

yorum ve voteler içinde teşekkür ediyorum =)




Calibin ağzından :

Tuğçe yanımdan gidince telefonuma gelen mesajı açtım " onu bize teslim edeceksin."

Sinirle küfürlerimi savuruyordum. Öfkeli idim hemde çok öfkeli böyle mutlu günümde inanılmaz..

Telefon edeceğime mesaj ile karşılık verdim " ben size tüm malzemeyi verdim siz bana ihanet ettiniz üzgünüm!"

Tedirgindim her geçen gün bu gerçeğin ortaya çıkacağını bildiğimden tedirgindim.

Ve biliyorum ki her geçen gün tuğçeyi seviyordum. Onun bundan haberdar olacağını düşündüğümde kalbime sızı saplanıyor.

İlerde oturan güzeller güzeli karıma bakıyorum. Onu teslim etmek demek herşeyin bitmesi demek. Aşkımın yarım kalması demek.

Ben bunları düşünürken tuğçe elini beline koymuş yerinden kalkmaya çalışıyordu.

Ansızın yanına vardığımda ürkek bakışları ile peçesini düzeltti.

" ne oldu calib " onu daha sonra hiç görmeyecek gibi izliyordum. İrkilerek " hiçbir şey olmadı canım."

" emin misin calib yüzün solmuş."

Gülümsemesine karşılık verdim.

"çünkü seninle konuşmam gereken bir konu var tuğçe"

Tedirgin bakışları altında gözlerimi annesinin karnında olan bebeğime çevirdim. Her an bir şey olabilirdi.

" ne oldu calib ? söyler misin ?"

Bir şey söylemeden sadece bekledim. Bu durumu açıklayacak kadar iyi durumda değildim.

Koskoca hastane önünde onu kaybedebilirdim." Sonra konuşalım evde olur mu ?" tuğçe başını sallayarak koridorda bir sağ bir sol yürüyordu.

İç sesimle yalnız kalmayalı epey olmuştu nasıl diyeceğim. Nasıl durumu izah edeceğim. Onun bu bakışları altında eriyorken kaybetmekten korkuyorken nasıl anlatacağım.



Tuğçe :

Calibin bana söylemesi gereken önemli meselenin ne olduğunu bilmiyordum. Ama bakışlarındaki korkuyu görüyordum. Bir erkek bu kadar çaresiz nasıl görünebilirdi. Hele ki bu koskoca calib mahmoud ise.

"fadik abin neden bu kadar gergin olabilir sence ?" çantasını alarak koluma girdi arabaya inecektik birazdan toparlanıyorduk " nereden bilebilirim ki koca senin koca tuğçe."

Gözlerimi devirmiştim. "iyi de eve kadar bekleyemem öğrensem yeridir artık."

"bence öğrenme tuğçe karnında bebek var. Birde bu sıpanın doğumu ile ödümüz patlamasın." Gülümsemiştim.

Irak'ta Bir Türk GelinBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!