Bölüm 1

16.3K 474 11

Alarmın sesiyle kalktım. Saat sabahın 6.00'sıydı ve yine bugün okul var. Dışarıda hava bozmuştu. Bulutlar gri tonunda ve hafiften bir rüzgar var , galiba yağmur yağacak. Erinerek yataktan kalktım ve direk banyoya. Banyodaki işlerimi hallettikten sonra formalarımın ütüsüz olduğunun farkına vardım ütülemem uzun zaman almıştı. Formalarımı giyip kahvaltı yaptıktan sonra direk okulun yolunu tuttum. Okula taksiyle gidecektim bugün çünkü dersin başlamasına 20 dakika vardı yetişemeyecektim. Taksiden indim ve koşarak okulun girişine doğru ilerledim. Herkes sınıftaydı ve ders baslayalı 8 dakika olmuştu. Ne yazıkki müdürden geç kağıdı alarak sınıfa çıktım. İlk ders ingilizceydi ve İlknur hoca herzamanki gibi birşeyler saçmalıyordu. Sınıfa girdim ve herkesin dikkati benim üstümdeydi. Geç kağıdını verip yerime oturdum. 12.sınıftım ve en yakın arkadaşım Buse idi. Buse ile aynı sırada oturuyorduk cam kenarından 4.sıra bizimdi. Buse sırıtarak:

"Yine mi geç hazırlandın uyuşuk."

Dedi ve bende sırıtarak :

"Napıyım formalarımı ütülemeyi unutmuştum ve onları ütülemem yarım saatimi aldı."

Buse yan gülücük attıktan sonra derse döndü. Ve nihayet ingilizce dersinden çıktık. Sınıftakilerin dediğine göre okula yeni müzik öğretmeni gelecekmiş. 2 ve 3.saatlerimiz geometriydi. 4.saatimiz müzik ve teneffüsteydik. Biz buseyle kantindeyken zamanın farkına varmamışız. Zil çalalı 5 dakika olmuş ve yeni hocanın dersine geć kalmıştık. Sınıfa girdiğimizde yoklama alınıyordu ve herkes müzik hocasını ve dikkat çekici baklavalarını süzüyordu. Biz girdiğimizde busenin ağzından 'oha taş' kelimesi çıktı ve ben gülüyordum. Hocanın dikkati bizi çekti. Biz hocaya 'hocam kusura bakmayın geciktik kantindeydik' dedikten sonra hoca da 'tamam geçin ama bu ilk günüm okulda bu yüzden affediyorum bidaha olmasın' dedi. Şöyle bakılırsa hoca 23 24 yaşlarında vardı ve Buse'nin dediği kadar yoktu. Benim için gideri vardı işte biraz. Tanışma faslına geldik ve hoca kendisini tanıttı.

"Ben Mert Demir. Yeni öğretmenim ve ilk dersim sizlere oldu tanışma faslını fazla sevmem ama herkes kendisini sırayla tanıtsın."

Sıra bana gelmişti.

"Ben Kumsal Kılıç sesim güzeldir ve müziği severim."

Hoca beni iyice süzdükten sonra gülümsedi ve yerine oturdu. Bana :

"Madem sesin güzel bi şarkı söylede anlayalım." dedi.

Ve benim o anda aklıma gelen ilk şarkı Seksendört Hangimiz oldu. Başladım söylemeye..

Konuşacak neyimiz kalmış,
Biz çoktan bitmişiz,
Hep aynı sondan, gün alıp sanki,
Ayrılmaya yemin etmişiz.
Ben kendimi böyle hiç sevmedim,
Yalnızlıktan çırılçıplak, of
Ben seni hiç böyle sevmemiştim,
Gideceksin diye korkarak.

Hangimiz bir parçasını bırakıp gidecek, diğeri uyurken?
Peki ya, hangimizin son sözü olacak diğerinin adı, yapayalnız ölürken?

Sanırım önce ben gidemem.

Sınıf alkış tutarken ben hocaya bakıyordum ve hoca da bana bakıyordu. Sonra utanıp gözlerimi kaçırdım. Hocanın gözleri ela tonunda ve çok güzeldi. Saçları uzun ve havaya doğru yatırılmış şekli vardı. Hoca bana bakarak :

"Hmm gideri var ya iyi iyi." dedi sırıtarak.

Sinir olmuştum resmen benle dalga geçercesine gülüyordu. Ama çok güzel gülüyor gülmek çok yakışıyor ona.
Zilin çalmasıyla rahatladım. Buse bana bakarak :

"Yine ne düşünüyosun kedi gibi?"

"Hiç ne düşüncem yaa. Selim yine mi gelmedi bugün çok özledim onu 1 haftadır yok okulda ya."
Selim benim kardeşim gibidir herşeyimi bilir.

"Yok canım yaa ben sabah mesaj attım okula gelicek misin diye hayır kendimi kötü hissediyorum dedi."

Gülümsedim ama selim gelmeyince okul iyi olmuyordu. Teneffüs daha bitmemişti. Sınıfa yan sınıftaki Aylin gelerek 'seni müzik öğretmeni koridora çağırıyor' dedi. İlk önce çok şaşırdım ve Buse'nin cimciklemesiyle koridora doğru yürüdük. Mert hoca koridorun sonundaki cam kenarında çayını yudmlarken bizi farketti ve 'Ben sadece Kumsal'ın gelmesini söylemiştim bizi iki dakika yalnız bırakırmısın Busecim' dedikten sonra Buse yanımızdan uzaklaştı.

Arkadaşlar yb için votelerinizi bekliyorum. En kısa zamanda yb gelicek.. ☺☺

Müzik ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!