YENİ: Tap'i tanıtıyoruz. 📲'unuz için bağımlılık yapan sohbet hikayeleri. Şimdi Türkçe
Şimdi Edinin

1.Bölüm: Rüya

159 6 11

-"Anne, anne ne olur gitme. Sizi çok özledim."

       Onlara doğru koşuyor ama bir türlü yanlarına yaklaşamıyordum. Annemle babam eski model beyaz bir arabadaydı ve araba karanlık bir ormanın içinde ki toprak yolda hızlıca ilerliyordu. Annemin kucağında dört beş yaşlarında sürekli ağlayan bir çocuk vardı. O bendim.

Annem;

-"Sera, benim güzel bebeğim, ağlama lütfen. Korkma bak ben buradayım." Diye ağlayarak ona sarıldı.

-"Hayır, hayır anne ben buradayım, lütfen bana bak" diye defalarca haykırdım ama aramızda bir iki metre olmasına rağmen beni ne duyuyor ne de görüyordu. Bir şey onun yanına gitmemi engelliyordu adeta. İstesem de bir türlü yanlarına yaklaşıp sesimi duyuramıyordum.

-"Hayır, hayır geliyorlar Ann, Sera'yı sakla" diye bağırdı babam. Gözleri dehşet verici şekilde parlıyordu. Sanki birer yıldız gibiydiler. Elleri acı içinde kıvranırcasına sımsıkı direksiyonu kavramıştı.

-"Lütfen John, Daha hızlı sür arabayı. Sera'ma zarar vermesinler."

-"Sana ve kızıma zarar vermeleri için önce beni öldürmeleri gerekiyor. Buna güçleri yetmez. Ben babamdan bile daha güçlüyüm ve hepsi bunu biliyor." Dedi ama birden yüzünde dehşet verici bir acının izi belirdi. Araba garip bir biçimde durmuştu. Babam anahtarı defalarca çeviriyor ama bir türlü arabayı çalıştıramıyordu.

-"Ahh!" diye acı bir çığlık duyuldu, babam kıvranmaya başlamıştı, elimi olabildiğince son gücümle ona uzattım, elini tutmak acısını almak istedim ama olmuyordu, bir türlü olmuyordu! Uzanamıyordum, annem gibi oda beni bir türlü görmüyordu.

-"Ahh, hayır baba. Lütfen beni gör buradayım, lütfen!" Diye bağırıyor, sürekli onların yanına gitmeye çalışıyordum. Ama beni ne duyuyor ne görüyorlardı. Kahretsin annem gibi ona da yaklaşamıyordum.

-"Hayır, John, neler oluyor." Diye haykırmaya başlamıştı annem.

Babam;

-"Ann! Hayır!" Diye bir kez daha acıyla inledi.

-"Kızımız kurtulacak, senden özür dilerim sevgilim, benim yüzümden! Hep benim yüzümden." Babam bir yandan acı çekiyor bir yandan da ağlıyordu.

                                                                ...

-"Hayır, hayır, hayır ...." oturduğum ağacın dibinde irkilerek ve farkında olmaksızın çığlık çığlığa bağırıken kendime geldim

       Yüzüme yağan yağmurla birlikte gözümden damlayan yaşları ellerimle sildim, bu ilk defa olmuyordu. Zihnim tutukluk yaparcasına belli belirsiz sürekli bu rüyayı görüyordum ama ilk defa bu kadar uzun hatırlıyordum. Hala o korkunç gecenin kara izlerini bedenimle birlikte daha çok acıtır şekilde de yüreğimde ve rüyalarımda taşıyordum. Bu sadece benim gördüğüm bir rüya idi. Anne ve babamı kaybettiğim o gece bir trafik kazasından daha çok dehşet verici bir sırdı benim için. Çocukluğum boyunca sürekli rüyalarıma giren bu kâbusun hala ne olduğuna karar veremiyordum. Çünkü daha beş yaşındayken olmuştu bu olay, ben ne kadar hatırlamak için hafızamı zorlasam da çığlıklardan başka bir şeyi netleştiremiyordum kafamda.

Kayıp Yıldız - Sır DüğümüBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!