Körpe kuyuların dibini gördüm bu gece.
Ağlıyor benim için yağmur.
Kuyunun ağzından bakıyorum dışarıya.
Ne bir kuş var ne de bir ses
Kafam kalkık duruyor,aktıkça akıyor tenime yangından çalınmış damlalar.
Eritse bedenimi bunlar, kemikten bir ben kalsa.
Bağırıyorum acılar içinde
Ne duyuruluyor ne duyuluyor.
Yalnızlık işliyor bedenime kendini.
Ayağımda ağrı var gibi
Yürüsem ortadan ayrılacak sanki.
Tırmanmaya çalışıyor ellerim, tırnaklarım kanlarla kırıldı kırılacak.
Aklım işini bırakıp gitmiş bir yerlere.
Nereye gider ki bu gece ayazında.
Anılar gözlerimin önünden mi geçiyor ne.
Alnıma veda buseleri konuyor öylece.
Bu hissettiğim de ne böyle
Tatlı sarhoşluk kokan ölüm mü bu.
Annesinin sıcaklığından alınmış bir ruhum var.
O sıcaklığı arıyorum iki büklüm soğukla.
Yavaş yavaş sona geliyor kalbim sanırım.
Kanımda bir soğukluk var bence.
Yer yer çamur var pantolonumda.
Tıpkı vicdanım gibi.
Kirli hissediyorum.
Artık nefes alamıyor ciğerlerim.
Son nefesi de almazsam nasıl atar bu kalp bana.
Biriktirilmiş yazılarım duruyordu masamın üzerinde.
Yazmak için bekliyorlar beni.
Ya günahkar kalemime ne demeli.
Kağıtlarımla buluşmak için can atıyordu oysa.
Tek başımayım buralarda.
Titriyor duladaklarım.
Gelip kurtarın beni buralardan...
