Bir bilinmezliğin eşiğindeyim.
Nereye ne şekil gideceğini bilmiyor ayaklarım.
Mordan nasibini almış bir ormanın ortasında öylece duruyorum. Önümde uçuruma benzer bi ebediyet.
Arkamda hissedilmez yalnızlıklar.
Bakıyorum gökyüzündeki yıldız kümelerine.
Arıyorum aralarında seni.
Göster bana yolunu sevdiğim.
Nasıl sana varacağımı öğret.
Senden başkası yoktur.
Ne annemin şefkatli bakışları ne de babamın sıcak elleri.
Bu ıssızlığın diz boyu olan yerde ne yapar saf ruhum.
İçimde bana bağımlı bir ben daha var.
Sen diye tutturur bana.
Merhamet istiyor senden duy aciz ruhumun dediklerini. Kaybettim kendi benliğimi.
Gel! Kendini sonsuzluğun dibine vermeden al beni bu yerden sevdiğim....
