Gün ağarmıştı. Yeni bir güne girmiştik ve bizim için çok farklı bir gün olacaktı bugün. Evdekiler çoktan uyanmış hazırlıklara başlamıştı bile. Biz de Karan ile geri kalan işlerimiz halletmek için evden çıktık ve yetiştirme yurdunada gittik.
Tabi babamı da almıştık onun da olması gerekiyordu bazı işlemler için. Arabaya bindi arka koltukta oturuyordu. Bizimle selamlaştı. Babama sıkıca sarılamamak, onun kızı olduğumu söyleyememek benim için çok zordu. Dikiz aynasından babama baktım onunla göz göze geldik meğerse oda bana bakıyormuş. Ben bakınca gözünü başka yere çevirdi. Bugün sanki beni tanıyormuş gibi bakıyordu. Acaba hissediyor muydu ki aramızdaki bağı.
Ben dalıp giderken yurdun kapısına gelmiştik. Arabadan indik babam bana seslendi. Dönüp baktım. Bana sorduğu soruyla ne diyeceğimi bilememiştim.
Babam;
"Kızım" dedi onun seslenmesiyle dönüp baktım. Daha sonra devam etti.
"Biz seninle daha önce karşılaştık mı? bana pek yabancı gelmiyorsun sanki daha önce seni görmüş gibiyim." Dedi
Şaşırdım bu soruyu duyunca. Karan da benim gibi şaşırmıştı. Bende gözlerimi ondan kaçırarak sorduğu soruyu yanıtladım.
"Hayır karşılaşmadık. Birine benzetmiş olabilirsiniz?" Diye bildim sadece
Oysaki ben senin kızınım demek isterdim. Hayat bazen çok farklı bir şekilde yönlendiriyor insanı.
Babam;
"Olabilir, galiba benzettim dediğin gibi."dedi
Babam koltuk değnekleriyle önden gitmeye başladı. Karan da ona yardımcı olabilmek için yanından gidiyordu . Babamın söylediğiyle olduğum yerde kalmıştım. Yine istemeden de olsa gözlerim dolmuştu. Ama ağlamak hiç istemiyordum. Derin bir nefes alıp kendimi toparladım ve arkalarından bende gittim.
Müdürün odasına girdik. Biraz konuştuk. İşlemlerin hızlanması için müdür elinden geleni yapıyordu ve biz kardeşimi ertesi gün yanımıza alacaktık. O sırada kardeşimde içeri girdi koşarak önce babama sarıldı. Ayağındaki alçıyı görünce yüzü düştü birden Yusuf'un.
Kardeşim;
"Bu yüzden mi gelmedin babacım. Ben seni çok özledim biliyor musun?" Dedi üzgünce
Babam;
"Evet paşam beni böyle görüp üzülme diye gelemedim."
Kardeşim;
"Olsun yine sana sarılırdım belki ayakların daha çabuk iyileşirdi." Dedi
Karan ile aralarındaki konuşmayı dinliyorduk. Kardeşim Yusuf bize döndü bizi yeni fark etmiş olacak ki şaşkınlıkla bize baktı ve yanıma gelip bana sarıldı. Ona sıkıca sarıldım.
Kardeşim;
"Vera abla, bak bu benim babam." Dedi sevinçle.
"Ya öylemi Yusuf'cum. Sen çok mu özledin babanı"dedim
Kardeşim;
"Hemde çok özledim Vera abla."
"Babanın sana çok güzel bir sürprizi var. İstersen babana bir sor bakalım."dedim gülümseyerek
Kardeşim;
"Yaşasın çok severim sürprizleri." Dedi
Tekrardan babamın yanına gitti ve sürprizini bekledi. Babam önce ona aldığı oyuncağı verdi. Daha sonrasında da onu yurttan alacağını söyledi. Kardeşim ve babamın mutluluğunu görmek çok güzel bir şeydi.
Babam ben ve Karan'a teşekkür etti. Hem kardeşimin gelecekteki hayatı için hemde babamın Yusuf ile aynı çatı altında olacağı için bize minnettardı.
Beraber yurttan çıktık babamı da evine bıraktık artık babamın bu evde kalacağı son günlerdi.
Bizde Karan ile eve gittik akşam için hazırlık yapmamız lazımdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babamın Borcu
Teen Fiction"Oo küçük hanım," dedi dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle, "iki gündür sizin peşinizdeyiz." "Kim olduğunuzu ve ne istediğinizi bilmiyorum ama derhal anlatın!" diye çıkıştım. "Sakin ol küçük kız." "Kim olduğunuzu söyledim!" diye bağırdım bu kez, se...
