Siz: Sırf beraber çalıştığımız için bana böyle davranmanıza izin veremem, İlker Bey?
İlker bey: Davranışlarımın sebebi sadece beraber çalışmamız değil Başak hanım.
Siz: Peki ya ne?
Siz: Ne bu haddinizi aşmalarınız?
Siz: Sabrımı zorlamalarınız.
İlker...
İlker Bey: Başak Hanım, günaydın! Bugün projenin salon tasarımı üstünde çalışabiliriz diye düşündüm. Uygun musunuz?
Siz: Günaydın İlker Bey, uygun sayılırım. Fakat bileğim hâlâ biraz ağrıyor... Belki yine evde çalışabiliriz?
İlker Bey: Evde çalışmak konforlu olsada etik değil Başak.
Siz: Tabii. İş ve her konuda özenliydiniz o yüzden tekrar sunmak istedim.
İlker Bey: Sadece bileğinize özen gösterdiğimi sanıyorsanız... Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Siz: Tabii tabii... Peki salon için ne düşündünüz? Renk paleti konusunda?
İlker Bey: Aslında sıcak renklerle ilgili düşüncelerinizi duymak istiyorum. Belki "kırmızı" ya da "bordo" gibi cesur tonlar?
Siz: Cesur seçimler diyorsunuz yani. İlginç... Hemen bir örnek hazırlayabilirim. Ama tabii biraz ilham gerek akılınızda bir konu var mı?
İlker Bey: Hedeflerimiz çok boyutlu olmalı. Sadece bir mimari yapı değil, aynı zamanda "derin" bir bağ... Bilmem belki aşk veya şehvet belki de sadece kırmızı bir gül.
Siz: Yani bu projede tüm yapıyı keşfetmeye mi çalışıyorsunuz içinde ki hislerle birlikte, İlker Bey? Peki. Salon renklerini sizin "bağ" önerilerinizi düşünerek hazırlıyorum.
İlker Bey: Bakıyorum siz de gayet hızlı adapte oldunuz. Bu arada, akşam tekrar bir araya gelme fikrine ne dersiniz? Biraz daha "proje odaklı" tabii
Siz: Peki Zeynep hanıma da danışırım.
Siz: Başka bir isteğiniz var mı?
İlker Bey: İyileş ve hemen şirkete gel. Alışmışım sana hep elim telefona gidiyor.
İlker Bey: Babam bu aralar seninle hiç konuştu mu?
Siz: Hayır. Arhan beyin söylemek istediği bir şey mi vardı.
İlker Bey: Hayır.
İlker Bey: Yeni aldığı yazlık için fikir danışacaktı. Unutmuş olmalı.
Siz: İsterseniz ben yazarım.
İlker Bey: Hayır hayır hiç gerek yok. Başkasını bulmuştur.
Siz: Ama tüm malikanelerin iç tasarımı bana aitti.
Siz: Aldatıldım mı kocamın babası tarafından. | SİLİNDİ
İlker Bey: Önemli görmemiş demek ki.
Siz: Siz öyle diyorsanız öyle olsun.
İlker Bey: Nasıl oldun iyi misin?
Siz:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Siz: Patronum yatıyor evde demesin diye çalışıyorum.
İlker Bey: Yeme beni Başak gerçeklerden bahset.
Siz:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Siz: Biraz kaytarıyor olabilirim.
İlker Bey: Raporlusun ve özgürsün.
Siz: Siz napıyorsunuz?
İlker Bey:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
İlker Bey: Senin kadar renkli olmasam da...
Siz: Üzülmeyin çok çalışırsanız bir gün olursunuz.
İlker Bey: Sen işten uzaklaşınca bir komik oldun. Nerede o despot Başak.
Siz: İş yerinde çok geriliyorum çok resmisiniz İlker Bey.
İlker Bey: Diğerlerinin yerinde olsan ağlardın o zaman Başak.
Siz: Aman Allah korusun.
İlker Bey: Başak!
Siz: Şakaydı :)
İlker Bey: Bugün çalışamayız annemlere gitmem lazım. Fakat yarın sizin orada ki kafede buluşalım mı?
Siz: Evden rahatsız mı oldunuz?
İlker Bey: Hayır aksine çok rahattı. İşe odaklanmak istiyorum.
Siz: Peki siz nasıl isterseniz.
İlker Bey: Yine haberleşiriz.
İlker Bey: Bu arada annemin selamları var. Kendisi perde konusunda sana mail atmış bakmanı istedi.
İlker Bey: Lütfen ona perdelerin her hafta değişmeyeceğini anlat.
Siz: Aksine çok zevkli bir kadın. Kesinlikle bunu moda yapmalıyız. Geçen hafta cadılar bayramına uygun yaptık bu hafta eminim yılbaşı teması isteyecektir.
Siz: Şubata kadar rahatsınız. Sevgililer gününü bekleyin.
İlker Bey: Ah siz kadınlar. Bende kimden yardım istiyorsam.