Tanıtım

31K 1K 260

"Teşekkürler." diye fısıldadı kız yerde hareketsizce yatan adamın bedenine doğru. Sesi boş otobanda yankılanırken, kız soğukkanlılıkla doğruldu. Adamdan edindiği bilgiler aklında yer ediniyordu. Yerde ki bedene aldırmadan topuklu ayakkabılarının çıkardığı ses eşliğinde yürüdü çıkışa doğru. Otobanda olan karanlığı soğuk hava tamamlıyordu. Attığı her adımda karanlığa biraz daha batıyordu. İçinde siyaha boyanabilecek beyaz yanı bile yoktu oysa ki.

O Pera Akman, siyahın ta kendisiydi.

İçinde yeni yeşeren çiçekler değil, çoktan solmuş ve parçalanmaya yüz tutmuş yapraklar vardı.

Yapraklar parçalandıkça, intikam arzusu her hücresine dağılıyordu. Dağılıyor ve büyüyordu.

İntikam sönmeyen bir ateşti. O ise, bu ateşin tam merkezinde doğmuştu. Yaşayamadığı çocukluğunu ve hatta henüz hissedemediği hislerini orada kaybetmişti. Güneşin bulutların arasından süzülerek doğduğu her gün, içinin umutla değil öfkeyle dolduğu biri olmak onun tercihi değildi.

Kısık seste attığı kahkaha duyanların tüylerini diken diken edecek türdendi. Bu kış mevsiminde yağacak olan karın habercisi gibiydi. Bu, olmayan intikam mevsiminde akacak olan kanların habercisi gibiydi.

O'nu tanıdıklarını sanmaları düşüncesi kızın her seferinde biçimli dolgun dudaklarının yukarıya kıvrılmasına sebep oluyordu. Hayır. Kimse tanımıyordu. Kendisinden başka kimse, tanıyamazdı. Canavar olamayacak kadar nazik görünen bedeninin ardında, masum kız olamayacak kadar tehlike barınıyordu.

İntikam mevsimi başlıyordu.

Kana susamışlığa yelken açtığını, bitmek bilmeyen öfkesiyle başlangıca vardığını sanıyordu.

Unuttuğu bir şey vardı.

İşin içine katmadığı bir şey.

Kaybettiğini sandığı hisler.

Gecenin DansıBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!