Ertesi günün sabahına uyanmıştık artık bir karar almıştım. Bu kararım da artık hiç kimsenin lafı altında ezilmeyecek bir Vera vardı. Daha güçlü ayakta durup kardeşim için savaşacaktım. Hazırlanıp salona indim.
Benden önce Karan hazırlanmış beni bekliyordu. Beni görünce ayağa kalktı.
Karan:
"Hazırsan çıkalım."
"Hazırım çıkabiliriz."
Babamla konuşacağım için kendimi çok değişik hissediyordum. Ama onun benden haberi bile yoktu.
Karan benim halimi görünce elimi tuttu bana bakıp
Karan
"Biraz sakin ol güzelim kötü bir şey olmayacak emin ol baban seni tanıyınca çok mutlu olacak."dedi
Dediklerine başımı sallayarak cevap verdim. Daha sonra yola koyulduk. Babama yaklaştıkça daha çok heyecanlanıyordum. İçimdeki garip hissi durduramıyordum.
Girdiğimiz sokaklar evler bizim sokaklar gibi hiçte tekin değildi. Karan geleceğimiz yerde yani evin önünde durdu. Karşımızda eski derme çatma bir ev vardı. Karan'a baktım
"Babamın kaldığı ev bu mu?" Dedim.
Karan
"Evet yavrum baban bu evde kalıyor."
Eve baktım uzun uzun bu bizim evdende kötüydü. Babamı buldum diye sevinirken kaldığı bu duruma çok üzülmüştüm.
Arabadan indik önden Karan ilerliyordu hemen arkasından da ben gidiyordum. Evin kapısını çaldık. İlk başta açan olmayınca tekrar çaldık kapıyı bu sefer kapı gıcırtıyla açılmıştı.
Gözümü kapıdan ayırmıyordum. Babamı beklerken kapıyı yaşlı bir teyze açmıştı.
Karan'a baktım. Önce yanlış bir eve geldiğimizi sanmıştık. Karan kapıyı açan teyzeyle konuşmaya başladı.
Karan
"Merhaba teyze." Dedi
Teyzede karana karşılık olarak "buyur oğlum. Ne istemiştiniz" dedi ince ve titrek bir sesle.
Karan
"Biz Levent bey için gelmiştik. Evde mi şu an?" Dedi
Teyze
"Siz kimsiniz oğlum."
Karan
"Bir konu hakkında konuşacaktık teyze evde mi Levent bey." Diyerek sorusunu tekrarladı.
Teyze
"Evde oğlum evde.. buyur geç kendisi biraz rahatsız."
Karan geçmiş olsun dedi. İçeriye girip ayakkabılarımızı çıkardık. İçeriden bir ses yükseldi.
"Kim o gelen." Dedi
Ben hiç konuşmuyordum sanki dilimi yutmuş gibiydim. Nasıl davranacağımı ne konuşacağımı bilemiyordum aslında sadece Karan'a bakıyordum oda gözlerimden her şeyi anlıyordu zaten.
Yanımızdaki teyze içeriye seslenerek
"Seninle konuşmak isteyen bir beyle hanım kız geldi oğlum." Dedi
O sırada teyze bizim önümüzden giderek gideceğimiz yeri gösterdi. Bizde arkasından dar koridordan geçip oturdukları salona geçtik.
Kalbim yerinden çıkacakmış gibiydi. Derin bir nefes alarak salona girdim. Karşımdaki adama baktım. Gözlerim dolu dolu olmuştu. Ben aynı babama benziyordum onunda siyah saçları ve yeşil gözleri vardı. Ama yıllar o kadar yıpratmış ve yormuştu ki onu yüzündeki her çizgi hüzün doluydu sanki. Yaşı çok yoktu ama yaşantısı onu epey bi yıpratmıştı.
Dalıp gitmiştim ki babamın bana seslenmesiyle kendime geldim.
"Hoş geldin kızım buyur otur ayakta kalma."dedi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babamın Borcu
Teen Fiction"Oo küçük hanım," dedi dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle, "iki gündür sizin peşinizdeyiz." "Kim olduğunuzu ve ne istediğinizi bilmiyorum ama derhal anlatın!" diye çıkıştım. "Sakin ol küçük kız." "Kim olduğunuzu söyledim!" diye bağırdım bu kez, se...
