"Benim burada olduğumu nereden bildin?" Bana bakmadan arabayı sürmeye devam etti "Kızları dövmediğim gibi bu saatte dışarıda olan tanıdığım kızları da tek bırakmam" Bir an 'helal olsun' diyesim gelmişti. Şaşırmıştım. 2 gündür tanışıyorduk ve oldukça umursamaz bir tavrı vardı. Şimdi böyle demesi beni şaşırtmıştı. "Beni mi takip ettin?" Diye sordum bu kez. Çünkü benden önce çıkmıştı ve beni takip etmediği sürece beni elini koymuş gibi bulması biraz zordu. Omuzlarını silkti "Okuldan çıktığımda arabamı aldım ve sende önümden geçtin. Seni zorla bindirecektim ama sonra o adamı gördüm" Kafamı salladım. "Sağol. Yani yardım ettiğin için" Umursamazca omuzlarını silkip yan aynaya baktı "Önemli değil benim yüzümden düştün" Omuzlarımı bu kez ben silktim. Şuan iyi tarafım yanımdaydı sanırım "Boş ver bende sana çok bağırdım" İkimiz de güldük. Gülmek Meriç'e yakışıyordu. Kısa bir süreliğine bana baktı ve tekrar önüne döndü "Ben sürüyorum ama evinin nerede olduğunu söylemedin" Kaşımı kaldırdım alayla "Sapık olmadığın ne belli?" Gözlerini devirdi bıkkınca "Az önce bunu atlattın sanıyordum" Kıkırdadım  "Tamam be. Sen git ben tarif ederim"

★★★★★★★

Annem bana bir güzel fırça attıktan sonra olanları birde Safiye teyzeden dinlemiş ve ayağımı sarmıştı. Odama elinde tabakla girdi. Meyve getirmişti bana. Ana yüreği işte. Yanağımı öpüp dışarı cıktı. Laptobumu yatağıma koyup Faceye girdim. Ceyda'ya Meriç'i anlattığım gece faceyi çökertircesine Meriç'i arayıp bulmuştu ve bana sürekli 'kızım profili manyak, çok tatlı, insan değil bu, taş mübarek' gibisinden yorumlar yapıp durmuştu. Girip benimde bakmamı söylesede domuzluğum tutmuş ve bakmamıştım. Şimdiyse bir bakma isteği gelmişti. Arama yerine Meriç Keskin yazdığımda ilk sırada çıkmıştı. Tipinden tanımıştım keratayı. Profiline girip profil resmine tıkladım. Uzun bir çüş çekerken annem geliyor mu diye kontrol edip resme döndüm.

( Bu bölümde Melis'in anlattığı fotoğraflar multi de var :D )

Çatı gibi bir yere uzanmıştı ve üzerinde tişört yoktu. Bana doğru bakıyordu. Yani kameraya bakıyordu. Kaşlarını her zamanki gibi hafif çatmıştı.

Profil resminden çıkıp fotoğraflarına tıkladım. Eyfel Kulesi'nin önünde durduğu resme 'yuh' çektim bu kez. Biz İstanbul'dan çıkamıyoruz çocuk memleketi terk ediyor be! Zengin pislik! Tarzı da fena değildi hani.... Kimi kandırıyorum? Benden iyi giyiniyor çocuk. Fotoğrafın açıklama kısmına baktım

'Meriç Kesin
12.07.2014 tarihinde paylaştı

Biz geldik Paris!'

Gözlerimi devirdim. Geldikmiş. Hah! Ezdin be. Diğer fotoğraflarına baktım. İngiltere'ye de gitmişti.

'Mert Uysal Meriç Keskin ile birlikte.
02.07.2014

Meriç'in götü donarken :D '

Güldüm. Meriç üşüyordu. Yorumlara baktım. Meriç'de yorum yapmıştı

'Meriç Keskin: bu ne amk :D '

Güldüm yine. Mert'in profiline girdim Bugün Meriç'i ziyarete gelen çocuktu. Fotoğraflarına baktım. Meriç'le selfieleri vardı

'Mert Uysal Meriç Keskin ile birlikte.
20.10.2014

Tamam kızlar bayılmayın :D hahaha '

Gözlerimi devirdim. Demek ki Meriç'in egosu bulaşıcıydı. Fotoğrafı inceledim. Meriç'in böyle mal mal hareketler yapmasını beklemiyordum açıkçası ama ona yakışmıştı bu hareketler. Kendisi de maldı sonuçta. Sırıttım. Başka bir fotoğrafa geçtim. 

Veliaht (Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!