Yıldıza basıp yorum yapmayı unutmayın 🩷✨
Ahsen İzemden;
"Nasılsın çiçeğim?" Bu soruyu soran Boran Akardı, bana bir baba olan Boran Akar. "İyiyim, sen nasılsın Boran amca?" Şu an Melisin telefonundan benim odamda konuşuyorduk. "Beni boşver ömrüm... Sen bana gerçekten iyi misin onu söyle, biliyorum, hissediyorum iyi değilsin İzem." Hiç iyi değilim baba... "Gerçekten iyiyim, hatta bu evde ilk defa mutluyum biliyor musun Boran amca bu 1 ay bana çok iyi geldi." Düğüne 10 günden az kalmıştı, doğum günlerimden hep nefret etmiştim ama bundan ayrı bir nefret ediyordum.
"Bana yalan söyleme çiçek kızım." Bir çiçeğim bir de çiçek kızım demesi vardı ki ismimi değiştirmeye itiyordu, bana hep öyle seslenmesi için ismimi Çiçek yapsam ne yapabilirdi ki? "Yalan söylemiyorum, siz nasılsınız? Baran bey? Zümrüt hanım?" Onlar o evde bana ilk defa bir umut vermişti. O evde beni bir birey olarak görmüşlerdi. "Emre dışında herkes iyi, ha bir de diğer gelin hanımın kocası yok ortalıkta sor bakalım ablama kocası nerdeymiş?" O bana öyle sorunca bende otomatik olarak camdan etrafa bakan Melise doğru bilinçsizce konuştum. "Abla, kocan neredeymis?" Bu soruyu sormamla karşıdan Boran amcanın gülen sesini ve Melisin elindeki kahve bardağının düştüğüne şahit oldum. Ona ilk defa abla demiştim.
"Agah, bilmiyorum. Nerden bilebilirim ben banane ondan. Sen bana abla mı dedin?" Bence Agah abinin nerde olduğunu çok açık biliyordu. "Ablam değil misin enişte mi diyeyim Melis?" Belki canı daha çok yanacaktı ona abla dediğim için ama şu an gördüğüm mutluluğu bencilce davranmamı açıklar mıydı? "Emre neden iyi değil? Gene bir sözünün arkasında duramayacağı için kaçma planları mı yapıyor yoksa?" Boran amcadan bir ses gelmeyince ben tekrar konuştum. "Çocukken yanında getirdiğin o iki çocuk Esin ve Emreydi. Bunu neden bunu bana söylemedin? Emre ve Esin doğum günümden sonra neden bir daha gelmedi?" Karşıdan gelen bir yutkunma sesi geldi ama hemen sonra odamın kapısının açılmasıyla onun yalnızca "İzem'im," diyebildiğini duydum.
Gelen kişi öyle büyük bir hızda telefonu elimden alıp fırlatmıştı ki, bana vurmasın diye ellerimi yüzüme karşı koydum. Selim Karasoy, şu hayatta babası gibi olan bir şeytandı. Onun peşinden odaya gelen Aslı hanımınsa bana ters ters baktığını gördüm. "O şerefsizle konuşmayacaksın demedim mi ben sana!" Bir bileğimi kavramıştı, Melis önüne geçmeye çalıştı ama onu çekebilecek gücü yoktu.
Canım çok yanıyor baba, canımı çok yakıyorsun... "Baba!" Bağırarak gelen kişiyi görmeyi beklemiyordum. Deniz yurtdışında olan son bir evrak işi için bu ülkede bile değildi, hatta bana asla o düğüne katılmayacağını söylemişti. Selim Karasoyu kolaylıkla geriye çekti, bileğimi bırakması için elini bükmüştü çünkü bu hareketine kadar bırakma gibi bir niyeti yoktu. "Bir daha!" O bir tehdit savuramadan Deniz onu ilerletip ona karşı bir tehdit savurdu. "Asıl sen bir daha baba! Asıl sen bir daha bu kızın canını takarsan yemin ederim ki öldürürüm seni. Baba, benim kardeşimin canını bir daha yakarsan seni bu hayattan silerim!" Aslı hanım kocasının odada atılmasıyle Denize birşey söyleyecek oldu ama Deniz buna da izin vermedi. "Onu canını bir kelimenizle bile yakarsanız ikinizi hata hepinizi bu evde diri diri yakarım!"
Gözlerim doldu, kendimi dibimdeki duvara bıraktım. Yanıma çökmüş kişi Melisti, dizlerimi kendime çekmiş onun tuttuğu bileğimi tutarak dizlerime geçirdim. İstemsizce bir noktaya baktım, tam da telefonun düştüğü noktaya başım bir öne sallandı bir geriye. Tıpkı bir delinin yaptığı gibi... Kendimi bu evde durduğum her bir saniye daha da delirmiş hissediyordum. Benim ruhum ölüyordu, Serdar Karasoyun öldüremediği ruhumu Selim Karasoy büyük bir başarıyla öldürdü.
Deniz başımı ellerinin arasına almış beni kendi dünyasına döndürmeye çalışıyordu. Melisi hangi ara odadan çıkartmıştı? "Gidelim burdan Ahsen, izin vermeyeceğim. O çocukla evlenmene izin vermeyeceğim. Abim gidelim de, de ki ben seni çıkartıp alayım şu cehennemden..." Abim, abim diyordu. Ellerini uzatıyordu, bu saatten sonra tutma şansım var mıydı? Yoktu, bana en başında sunmadığı şansı yolun sonunda bana sunması adil miydi? "Gelemem," dedim titrek sesimle. "Ben seninle gelemem, senin uzattığın el beni bu cehennemden çekip alamaz ki abi. Sen bana elini uzattığın için bir cehennemin içine girersin. Cehennemdeki ateş benim Deniz Karasoy. O cehennemden çıkmak öyle imkansız ki, elini uzatan her kim olursa olsun onunda başını yakarım." Bırakmadı.
İlk defa biri ellerimi tutup beni düştüğün yerden kaldırmaya çalıştı. Habersizdi bu kuyu onu da içine çekerdi. Habersizdi, bu kuyu dibsiz bucaksızdı. Öyle habersizdi ki inandı, beni bu kuyudan çıkartabileceğine inandı... "Gidelim, özür dilerim. Bu zamana kadar korkak olduğum için özür dilerim Ahsen ama şimdi seni bırakmam. Bırakanam be kızım..."
Kimsenin göstermediği cesareti gösterip beni bu evden çıkarmak istemesi bile yüreğimde bir yerlerde abim olduğunu hatırlattı. Yusuf'un açmadığı bu kapıyı o açmıştı. Annemin belki de beni dövmesini izleyeceği babamın elinden o beni almıştı. Evde yalnızca Yusuf vardı, o bunca şeyi duymazlıktan gelebiliyordu. Beni görmüyordu, neydi beni görünmez yapan? Hangi iksir hangi sihir? Neydi herkesi susturan?
"Bırakırsın, beni bırak çünkü yalnız yürüdüğüm bu yolda sana yer yok. Kimse yer yok, bana bile bu yolda bir yer yok abi..." Usulca ellerimi ellerinden çektim, aynı şekilde yanından kalkarak odamdaki lavaboya girdim. Kapının kilidini çevirdikten sonra kendimi o kapıya sırtımı yaslamış bir şekilde buldum. Ağladım, çok ağladım. Sesimi kim duydu bilmiyorum ama ben bu evde yaşadığım bu günü de unutmayacaktım. Ben bu evi ölsem unutamayacaktım.
Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama kapım bir kez daha çalındı. Melis ve Deniz defalarca kapıma gelmişti. Duydukları tek ses hıçkırıklarım oldu. "İzem," diyen ses bu defa ikisine de ait değildi. "Yanıma gelir misin? Hadi gel abicim, konuşalım." Demir, 4 gündür eve uğramıyordu. Görevde olduğunu düşünüyordum ama o şimdi evdeydi. Bir göz yaşı daha süzüldü gözlerimden. "Neden yolun sonunda tutabilecekmişim gibi bir yardım eli uzatıyorsunuz? Neden beni ölüme itip azrail ile pazarlık yapmaya çalışıyorsunuz ki? Siz de aynısınız, siz de kendinize muhtaç etmek için bunu yapıyorsunuz. Çünkü siz benim aksime Serdar Karasoyun torunlarısınız!" Serdar Karasoy öyleydi, onu tatmin etmen için en zoru gösterirdi sana. Herşeyini elinden alır sonra ondan minnetle bir şeyler almanı bekler.
Son dakika uzatılan bir el buna değil de neye bağlanılabilirdi? Kendini bir deli gibi hisseden kişi için aynı şeyleri ifade ediyordu. Zihnimin bir köşesinde bana bunları söyleyen kişi dilime vurmuştu. Kapıyı çalan Demir kapıyı çalmayı bıraktı ama odadan çıkmadı. O beni bu zamana kadar hiç yalnız bırakmamıştı öyle değil mi? Ya da bana kimsesizliği en çok hissettiren oydu. O beni sevdikçe içimde dedesinden şiddet gören kız çocuğunu hatırlatıyordu. O bana en yalnız zamanlarimi mi hatırlatıyordu? Yoksa bana mutlu anılar mı bırakıyordu? Bunu ben bu akılla hesap edemiyordum...
Selamlaar
bu bölüm düğünden önceki son bölümdü, şimdi yazarınız gidip düğün bölümünü yazacak
tabii oy ve yorumları unutmayalım ✨
kafam çok karışık ve kitaba nasıl devam etmem gerektiğini bilmiyorum belki bir iki haftalık ara veririz düğün bölümünden sonra, sezon finali gibi kısa süreli
linç gelmeden önce söylüyorum, Ahsen İzemden biraz yoruldum. Olaylar nasıl size karmaşık gelip sizi yoruyorsa aynı şekilde beni de yoruyor. Bir süre bu kitaba ara vermek ve yeni kurgularımı keşfetmek hepimize iyi gelecektir.
Şimdi bölüme geçebiliriz
Bir çiçeğim meselemiz var bunu unutmayalım bir sonraki bölüm ya çok uzun olur ya da iki part şeklimde atarım karar veremiyorum nasıl yapmalıyım?
Şerefsiz Selim diyerek sizden önce sövüyorum.
Bazen Selim veya Aslı ile empati kurmaya çalışıyorum ama anlamıyorum. İğrenç ebeveyinler ve 8 tane öz çocuklari 1 tane de abilerinin kızlarına bakıyorlar. 9 çocuk totelde Ahseni saymazsak 8 çocuk yetiştirmişler. Keşke korunmayı öğrenerek işlerini götürselerdi 9 kişinin hayatı mahvolmuş ya
Ayyy bir de melisimizle Agah bey var da onlar nasıl hiç bilmiyorum..
Denizimiz 🥹
Neden yolun sonunda uzatıyorsunuz ki ellerinizi? 🥹
Tatiliniz nasıl gidiyor bakalım?
Bölüm nasıldı sizler nasılsınız
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AHSEN İZEM KARASOY (gerçek ailem)
Teen FictionStaj yaptığım hastanede karışan o kız çocuğu bensem?
