2. Bölüm

286 47 58
                                        


"Aralarındaki konuşmayı dinlemeye çalışıyorum ama benim yanımda tamamiyle konuşmuyorlar. Yeni olduğum için henüz rahat değiller sanırım." dedikten sonra Wooyoung ekledi. "Şüphelendiklerini sanmıyorum."

Zaman kaybetmemek için odaya girip yeni patronunu görür görmez neler olduğunu anlatmaya başladı.

San onun ayakta hızlı hızlı bir şeyler anlatmaya çalıştığını görünce oturduğu yatağın yanına eliyle pat patladı. "Otur."

Bu sefer geçenkinden daha farklı konumda bir otele gelmişlerdi ki şüphe çekmesinler.

Wooyoung etrafta dikkatli davranıp gizliden gizliye topluluktakileri dinliyordu. Mesela yemeğini yerken ona odaklanmış gibi görünüyordu ama bütün algıları açık bir şekilde diğerlerinin muhabbetini dinliyordu. Yanlarından geçen daha önce tanışmadığı kişilerinkini bile.

"Dün bana orada çalışanlarla da duygusal ya da cinsel bir bağ kuramayacağımı söylemeyi unuttuklarını eklediler. Bu kadardı, bir daha da onları görmedim." dedi Wooyoung kendisine gösterilen yere otururken.

San'ın gözleri dışarıdaki boylu boyunca uzanan camdan dışarıya doğru yönelerek manzarayı izlemek için yön değiştirdi. Düşünceli gözüküyordu. "Bugün?"

"Eğer o işi yaparken başıma kötü bir şey gelirse ne yapmam gerekir diye alttan alttan sormaya da çalıştım. Bana hemen korumalara haber ver onlar halleder dediler."

"Demek böyle yapıyorlar... nasıl kimse görmeden çıkarıyorlar ki?" Sesli bir şekilde düşünüyor gibiydi.

"Sonra da neden sordun dünkü adam çok mu yaşlıydı dediler." Wooyoung arada sırada durup onun tepkisine bakıyordu. Yan profilinden ciddi yüzünü gördüğü kadarıyla oldukça iyi duruyordu. "Dünkü değildi ama diğerleri öyle olursa diye sorduğumu söyledim."

San'ın bakışları hızlıca ona döndü ve kısa bir süre gözlerinin içine kadar baktı. Gerici birkaç saniye yaşadıktan sonra San'ın yüzünün biraz daha yumuşamasıyla Wooyoung rahatlamıştı.

"Sen gerçekten söz dinleyen uslu biri çıktın. Her detayı anlatman hoşuma gitti." Bu sözlerden sonra Wooyoung kısa bir saniye onun gamzesini gördüğüne yemin edebilirdi.

"Ben sadece paraya bakarım." Hızlıca bakışlarını ondan çekmişti.

"Yanımdan ayrılmazsan zaten kısa sürede zengin olursun."

"Bir şey sormam gerek, ya sizin haricinizde başkası beni çağırırsa ne olacak? Nasıl her seferinde bu işi siz ayarlayabiliyorsunuz?"

"Telefonları bize bağlayan birisi var bunu bilmen yeterli. Önce bizden geçiyor." diyerek yataktan kalktı San. Üstündeki gömlek kendisini daraltmaya başladığı için önce birkaç düğmesini daha sonra da kol düğmelerini çözerek onu bileklerinden yukarılara doğru çekmişti.

Sıcaklamıştı belliydi ama bunu yaparak diğerini sıcaklattığını bilmiyordu. Bakışları tamamen gömleğinden açılan iki göğsünün ortasındaki çizgiye takılmıştı. Wooyoung buraya girerken odanın sıcak olduğunu fark etmişti bu da San odaya girince klimayı açmadığı anlamına geliyordu. Ajanının sağlığını düşünüyor olması normaldi. Normaldi değil mi? Kendisi de iyice sıcakladığı için eliyle kendisine birkaç kez hava yaptı.

"İbanına atıyorum parayı yüzdelik kısmıyla sen ilgilenirsin artık nasıl yapıyorsanız."

San eline aldığı telefonundan çoktan ulaştığı ibanına parayı atmıştı. Wooyoung kendi telefonundan mesaj sesini aldığında paranın yattığını anladı ama bakamadı çünkü ilgisini dağıtacak birisi duruyordu, tam karşısındaydı. Ne kadar süredir izlediğini bile bilmiyordu.

one chance |woosan|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin