Keyifli okumalar hepinize..
Fatih Emre odanın kapısını açmak için derin bir nefes aldı. Karşısındaki kadını korkutmaktan korkuyordu. İnsan başkasının korkmasından korkabilir miydi? Fatih Emre korkuyordu. Bal gözlüsünün ondan korkmasını istemiyordu. Derin düşünceler ile kapıyı çaldı. Biraz sonra kapının kulübünü aşağıya indirip içeriye girdi. Adımlarını yatakta oturan karısına doğru çevirdi. Yanına gelen adam ile ayağa kalktı Gülperi. Başında kırmızı örtüsü yüzünden yüzünü göremiyordu Fatih'in. Aynı şekilde Fatih de Gülperi'nin yüzünü, bakışlarını göremiyordu. Korkup korkmadığını merak ediyordu karısının ama gözlerini görmemişti. Gülperi'nin karşısında durdu. Örtüsünü kaldırırdı, elini cebine atıp kadife kutuyu çıkardı. Kutuyu açıp kolyeyi çıkardı. Gümüş su yolu bir kolyeydi. Karısının arkasına geçip boynuna yerleştirdi. Kokusu burnuna buram buram geliyordu. "Sen üstünü değiştir, ihtiyaçlarını hallet. Sonra namazlarımızı kılalım. İstersen bu gece yaparız, istemezsen de kendini hazır hissettiğin bir zaman yaparız." "Bu gece olsun"Gülperi gayet sesli çıkan sesine sövdü. Çok istemiş gibi olmuştu şimdi.
Gülperi'nin anlatımı ile..
Adama ilk dakikadan rezil olmuştum. Öyle sesli söylemiştim ki sanırsın bu günü beklemiştim. "İlk sen banyoya gir istersen. Ben takıları çıkarayım." "Pekala." dedi. Dolaba doğru yöneldi. İhtiyacı olan kıyafetleri alıp banyoya ilerledi. Ben de aynalı makyaj masasının pufuna oturdum. Bütün bilezikleri takmamıştım. Hepsini bir torbaya doldurmuştuk. Kolumda sadece bir kaç bilezik vardı. Hepsini çıkarıp çekmeceye yerleştirdim. Fatih'in az önce taktığı kolyeyi de kadife kutusuna koyup çekmeceye koydum. Sıra saçlarıma gelmişti. Çiçekleri çıkarıp çöpe attım. Çoğu solmuştu. Saçımdaki tel tokaları çıkardığımda kafamdaki rahatlama hissi ile kafamı geriye doğru yatırdım. Topuklularımı köşeye koydum. Su sesi kesilmişti, bu demek oluyordu ki Fatih birazdan çıkardı. Fatih duştan giyinik bir şekilde çıkmıştı. Elindeki havlu ile saçının nemini alıyordu. Ben de hemen banyoya girdim. Gelinliğin fermuarını zor bela çözdükten sonra gelinliğimi banyonun askılısına astım. Sonrasında kendimi duşa atmıştım. Bedenim günün yorgunluğu ile dinlenmişti. Duş sonrası kremimi sürüp vücudumu nemlendirdim. Namaz elbisesini giyindim. Şuan o gecelikleri giyinmesinin için iyiydim. Ama bu birazdan giymeyeceğim anlamına gelmiyordu. Saçlarımı kurulamamıştım. Nasıl olsa bir kaç saate yıkanacaktım tekrar. Banyonun kapısını açıp içeriye adımladım. Fatih yere iki tane seccade sermiş, öndekinin üzerinde dua ediyordu. Ben de elimdeki gelinliği askılığa astım. Çeyiz sandığındaki yaklaşıp bir tane tülbent alıp katladım. Fatih ayaklanıp yanıma geldi. Kalbim yerinde duramayacaktı bu gece anlaşılan. "Bu saçlar niye kuru değil hatun?" "Birazdan tekrar yıkanacağız ya gerek yok o yüzden." Bir cümle bile yanaklarımın kızartmasına sebep iken ben bu gece ne yapacaktım. Kalkıp banyoya gitti. Kurutma makinesi ile yanıma yaklaştı. Fişe takıp arkama geçti. Bütün saçlarımı özenle tek tek kurutmuş, aralarda burnunu saçımı yaklaştırıp kokusunu içine çekiyordu. Saçımı kurutma işlemi bittiğinde küçük bir örgü yapmıştı. Saçımı örmesine şaşıracaktım ki aklıma kardeşinin saçına yaptığı modeller geldi. Eli yatkındı böyle işlere. Elimdeki tülbenti alıp kafama geçirdi. Kaş bitimimden tülbenti kırıp düzeltti. "Artık hazırsın. Hadi bakalım." "Teşekkür ederim." Kalkıp elimden tuttu. Seccadenin başına geldik. İkimizde namaza durduk. Namazımız bitince dua etmeye başladık. Ben aklıma gelen her şeyime dua ediyordum. Özellikle evliliğim için. Fatih'in kalktığını anlayınca ben de yerimden kalktım. Seccademi katlayıp koltuğa koydum. Hemen adımlarımı banyoya doğru tuttum. Biraz sonra hazırdım. Ama ben kendimin hazır olduğundan pek emin değildim. Üzerimde bordo renkten tül saten bir gecelik vardı. Saçlarım açıktı. Uzun olması ilk defa işime gelmişti. Sırt dekoltemi saçlarım örtüyordu. Pek de örttüğü söylenilemezdi. Ben bunlarla adamın karşısına nasıl çıkacaktım. Biraz daha oyalandıktan sonra odaya geçtim. Kapıyı açmam ile ayağa kalktı. Ama benden tarafa bakmıyordu. Baksaydı utançtan üstümdeki renkle aynı renk olurdum herhalde. Başını kaldırıp yüzüme baktı. "Eğer sana zarar vermemden ya da canını acıtmamak korkuyorsan merak etme seni incitmeyeceğim ama kendini buna hazır hissetmiyorsan bu gece olmaz. Ben bekleyebilirim seni." "Elbet bir gün olacak. O gün de bugün olsun." demiştim. Ve bu gece başlamıştı bizim hikayemiz. Birbirimizin eşi oluşumuz o geceydi. O ve benim değil bizim gecemizdi.
__________
YOU ARE READING
Mecbur ruhlar
ChickLitAdam öfkeliydi. Öfkesi kendineydi. Kaç yıldır sevdiği vardı. Söyleyemezdi kimseye ne diyecekti benim sevdiğim var bi kere gördüm mü diyecekti hem de yıllar önce görmüştü. Berdel ile evlenecekti sevdiği kalbinde iken başkası ile beraber olacaktı. Gen...
