5.BÖLÜM

10.7K 474 24
                                          

Yeni bir  bölüm ile merhabaaa :) Bence güzel ve duygulu bir bölüm olacak bu sefer,umarım beğenirsiniz :)

Bölüm şarkımız=CEM ADRİAN-Ben Seni Çok Sevdim

Media=Cansu Güney

Hemşirenin verdiği önlük, galoş,maske ve eldiveni giydim. Bunlar hastaya enfeksiyon bulaşmaması için gerekli önlemlerdenmiş. Ben kadınıma enfeksiyon değil aşk bulaştırırdım bilmiyorlardı. Kapıyı açıp içeri adım attım. Hemşirenin yalnız beş dakika demesini duymamıştım bile.Titrek adımlarla yatağın yanına doğru yürümeye başladım. Burada yatan nefesim,kadınım değildi sanki. Pürüzsüz vücuduna bir sürü kablo bağlanmış,teninde ona ait olmayan kesikler vardı.

Yanında duran makineye baktım sanki anlayacakmış gibi. Sonrada diz çöküp kadınımın eline dokundum. Elinin üzerindeki kesikler canını acıtır diye tutamadım bile! Sonra konuşmaya başladım beni duyduğunu tekrar umut ederek. Hayallerimizi anlattım.

''Özür dilerim sevgilim, son günlerde yanında olamadığım için. Biliyorum seni ihmal ettim ama bak şimdi sana söz veriyorum, iyileştiğinde beni hep yanında bulacaksın. Bıkacaksın hatta her gün yanımdasın diye. Hadi nefesim dayan! Sen böyle olmayı istemezsin biliyorum... Mesajını gördüm.Gelinliğin çok yakışmıştı üzerine ama bunu saymıyorum. Seni beyazlar içinde karşımda bana evet derken görmek istiyorum böyle değil! Hadi bebeğim biraz daha zorla kendini! yapabilirsin biliyorum... Benim yaşama sebebim sen, aldığım nefes sen, her şeyim sensin. Beni böyle bırakıp gidemezsin...''

''Zaman doldu bu kadar yeterli hastamız dinlensin''

Hemşirenin sesi konuşmamı böldü. Yanağımdaki ne zaman aktığını bilmediğim yaşı elimin tersiyle silerek kadınımın alnına yavaşça nazik bir öpücük bıraktım. Fısıltıdan farksız sesim ile son cümlemi kulağına doğru söyledim. ''Seni bekliyorum sevgilim... Beni fazla bekletme''

Cansu'nun yanından çıkıp, ayrı bir odada üzerimdeki önlüğü,maskeyi galoş ve eldiveni çıkardım. Dışarıya çıktığımda ailem hemen yanıma gelip nasıl olduğunu sordular. Nasıl söyleyecektim? İçeride ki kızın benim nişanlıma, babam ve annemin gelinine, Işıl anne ve Sinan babamın kızlarına benzemediğini. Doğrusu buydu o kız hiç benim hayat dolu sevgilime benzemiyordu. Yüzü solgun, vücudunda bir sürü kesik ve kablo bağlı kişi miydi benim nefesim?

''İyi... Sadece yorgun gibi''dedim ağır adımlarla yanlarından geçip giderken. Yüzlerine bakarsam eğer yalan söylediğimi anlayacaklar diye korktum aslında.Yorgun adımlarla kendimi duvarın köşesinde yere bırakıp oturdum. Az önce gördüğüm şeylerden sonra biraz kendime gelmem gerekiyordu ve bunun en iyi yolu yalnız kalmaktı. Fakat bu sindirmeye zorlandığım gerçekle hiçbir yere gidemezdim. Sevgilim bu haldeyken onu burada yalnız bırakamazdım. Oturduğum yerde başımı ellerimin arasına alırken herkesin hep bir ağızdan çok şükür çekmelerini duyabiliyordum Yalan söylemek istemezdim fakat buna mecburdum. Artık uyanması için dua ediyordu ailem. 

Uyanacak mıydı?

Bilmiyorum ama uyansın istiyordum tüm kalbimle.Bir an önce eskisi gibi gülen gözlerini görmek istiyordum. Özlemiştim daha şimdiden ve eğer ona bir şey olursa ne yapacağımı bilmiyordum.İhtimal dahi vermek istemesem de eğer beni yalnız bırakırsa ne halde olacağımı bilmek istemiyordum. Kötü düşünceleri,kafamın içindeki seslerin uğultusunu susturmak adına ellerimi kulaklarıma bastırıp,gözlerimi sımsıkı kapattım.Karanlık ve boğucu hava içimi daha da bunaltırken annemin pamuk ellerini yanağımda hissettim.Sultanımın yanağıma dokunduğu parmakları biraz olsun ısıtmıştı içimi.Korkakça gözlerimi açıp ellerimi kucağıma indirdim. Annemin gözleri göz bebeklerimle buluştuğu anda akmaya hazır olan yaşlarımı fark etmiş,yatıştırıcı sesiyle''Şşş'' diyerek göğsüne çekmişti bedenimi.

SEN ONA AŞIKSIN- Tamamlandı (Düzenlenecek)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin