36. BÖLÜM: ''GÖRÜNMEZ YARA.''

25.8K 1.8K 1K
                                        

Merhabalar, sevgili VURGUN ailem... 🤍

Bir ayı aşkın süredir kavuşamadık, arka planda ailevi sağlık sorunlarından ötürü mental olarak iyi hissetmiyordum. İki haftada bir attığım düzenli bölümlerimize döneceğiz, aktif şekilde ilerlemeye devam edeceğiz... Bu bölüm kısa da olsa yazmaya dönmem için bana yeterli motivasyonu sağladı.

Bu süreçteki anlayışınız için teşekkür ederim.
Oy ve yorumlarınız eksik olmasın^^

🦋

Birkan Nasuhoğlu, Diken

Pera, Sensiz Ben & Sevemezsin

Syml, The War

36. BÖLÜM: ''GÖRÜNMEZ YARA.''

''Nare, Cansu ve Balım gelmiş. Çağlar'la. Sürpriz yapmak istemişler.''

''Birazdan geliyoruz, Doruk. Elimi sarıyor Nare.''

''Tamamdır.''

Elini temizledim, sargıyı sardım. Vural, ayağa kalktı. Odadan çıkmak için kapıya yönelirken, ''Mazin seni tehdit ettiği için mi operasyondan vazgeçeyim istedin?'' diye sordu. ''Neden, Nare?''

''Belki de tüm bunları önden görmüşümdür, olamaz mı Vural?'' Omzumun üzerinden ona baktım. Ses tonum da bakışlarım kadar kaskatıydı. ''Bebeğim öldüğü için kendimi şanslı mı hissetmem gerekiyor? Yoksa sen de abin gibi bizi bırakıp gider miydin? Bebeğim ölmeseydi, yaşasaydı, o da şehit olduğun her güne ağlayarak mı uyanırdı? Yoksa ben de Cansu gibi sessizleşir, yalnızlaşır ve kimsesizleşir miydim? Belki de tüm bunları sen öngördün. Ama üzülme, Vural. Kendini sakın kötü hissetme. Beni yapayalnız bırakmamak için ailenle barıştın. Sen ölüme gittin, dönmeye değil. Bunu öncesinde bir kabullen, sonra kaybettiğimiz bebeğimiz için yaş dökeriz.''

Görünmez yara ateştir, yakmayı da iyi bilir.

Acı ve çaresizlik hissi dudaklardan döküldüğünde zehri de etkisiz kalır, bu yüzden insan çok daha çabuk sindirir. Hiç anlatamadığın anlatsan bile anlamayacaklarını düşündüğün o acıyı taşırsın ve buna görünmez yara dersin.

Beni bu dünyada tek bir kişi anlayabilirdi. Ve beni artık bu dünyada hiç kimse anlayamazdı.

Son sözlerimin etkisini buz mavi gözlerinde gördüm. Canını epey yakmıştım, biliyordum. Çünkü canımı epey yakmıştı. Böyle olmasını istemeyeceğini biliyordum. Ne olursa olsun beni burada tek bırakmamalıydı, kaderime terk etmemeliydi.

Ya dönmeseydi?

Ya ölseydi?

Böyle bir acıyı nasıl kaldıracaktım?

Kendimi öldürür müydüm ya da delirir miydim? Yoksa verilen hayatı yalnızca bana veren alır deyip ölü bir ruhu taşıyan canlı bedenimle yaşamaya devam mı ederdim? Vural'ın bir şey söylemesini beklemeden odadan ayrıldım ama alt kata da inmedim çünkü buna gücüm yoktu. Öncesinde bana ait olan odaya girdim ve kapıyı kilitledim. Yatağa uzandım ve gözyaşlarım yastığa damlarken bir elim usulca karnıma kaydı ve sarsılarak ağlamaya başladım.

Sonra ağlamam da kesildi. Bomboş bir ifadeyle tavanı izlerken kapı çaldı. ''Yenge?'' Balım'ın sesini duyduğumda gözlerimi kapıya çevirdim. ''Tek geldim. İzin verirsen seninle konuşmak istiyorum.''

VURGUNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin