2.4

25.4K 387 39
                                    

Siz: Ya sen ne yaptığını sanıyorsun?

Siz: Semih'in boğazına yapışmak ne demek be adam?!

Siz: Eşkiya mısın sen?

Siz: Üvey abim o benim

Hoca: Bilmiyordum

Hoca: Yanlış anladım

Siz: Bitmedi senin bu yanlış anlamaların Kaya

Siz: Ne sandın

Siz: Şimdi de kendime yeni birisini falan bulduğumu mu?

Hoca: Saçmalama Leyla

Hoca: Aç şu kapıyı konuşalım

~

Sinirle oturduğum koltuktan kalktım. Üzerimdeki şortlu pijama takımı oturmamın etkisiyle yukarı kıvrılsa da kalkınca düzelmişti. Salonun hemen yanındaki kapının kolunu indirdim. Tüm endamıyla karşımda duran adamla bir anlık onu yatak odama götürmek istesem de kendimi durdurdum.

"Geç içeri konuşalım." Dümdüz sesiyle kapıyı açık bırakarak içeri geçtim. O da ardımdan gelirken gürültülü gürültülü bir şekilde kapıyı kapattı. Ardından benim oturduğum koltukta yerini aldı.

"Dinliyorum." Ellerimi göğsümde birleştirerek açık olan televizyonu boş gözlerle izlemeye başladım. Ne izlediğimi bile bilmiyordum, fakat sırf onunla göz teması bile kurmamak için bunu yapmıştım.

"Bana bak." Hâlâ aynı şeyi yapmaya devam ederek bu sefer de stresten bacağımı sallamaya başladım. "Bana bak, dedim."

Yanımdaki kumandadan televizyonun sesini artırıp diziyi izlemeye devam ettim. Ta ki çenemden bir el beni yakalayarak başımı kendisine çevirene kadar.

"Sana bana bak dediysem, bana bak!" Öfkeyle tıslamasını karşılık gözlerimi devirdim. Çenemi elinden kurtarmak için kendimi geri çeksem de nafileydi.
"Yanlış anladım, özür dilerim."

Hah, özür diliyormuş!

"Tamam, affettim. Bırak ve git." Soğuk sesimle bir anlık duraksasa da hemen ardından beni belimden yakalayıp kucağına çekti. Şükür ki çenemdeki elini çekmişti.

Kucağındasın ama!

O sorun değil.

"Barışacağız," dedi, belimdeki eliyle beni kendi bedenine bastırırken. Başımı sallayarak onu onayladım.

"Nerede görülmüş öğretmenle öğrencisi küs kalsın?!" Alaylı sorumla derin bir nefes vermişti. Yaslandığı koltuk başlığından doğrularak bana yaklaştığında kımıldamadan onun dibime girişini izlemiştim.

"Nerede görülmüş öğretmenle öğrencisi sevişsin?" Aynı şekilde bana karşılık verdiğinde gözlerimi devirdim. Sanki zorla...

"Düne kadar öğrencindim, ne bu kıskançlıklar?" Nefesim onun yüzüne çarparken gözleri dudaklarıma kaydı. Bir süre orada oyalandı ve yeniden gözlerime döndü.

"Asla olmadın," dedi, kısık bir sesle. Kaşlarım çatıldı ve başımı geriye çekmeye çalıştığımda izin vermeden dudaklarıma yapıştı.

Söylediklerinin üzerimdeki etkisini bir kenara bırakıp alt dudağımı kavrayan adamın üst dudağını aynı onun bana yaptığı gibi kavradım. Öpüşmemiz gittikçe tutkulu bir hâl alırken ellerimi saçları arasına daldırdım. Onu kendime biraz daha bastırarak mümkünmüş gibi daha sert öpüşmeye başladık.

"Asla sadece bir öğrenci olmadın, Leyla." Alnını alnıma yaslayarak fısıldamıştı. Nefes nefese kalmıştık ikimizde. Yakınlığımızdan dolayı inip kalkan göğsüm onun sert göğsüne sürtünüyordu. İçime sütyen giymememin etkisiyle de dikleşen göğüs uçlarım üzerime çok ta bol sayılmayacak askılıdan belli oluyordu.

Elleri bu sefer çıplak bacaklarımda gezinmeye başladı. Bazen dolgun kalçalarıma kadar kalkıyor sıkıyordu. Bense bu hareketleriyle kucağında kıvranıyor istemsizce ona sürtünüyordum.

Gözleri göğüslerime kaydığında yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu. Bakışları yeniden gözlerime kalktı. "Benim için dikleşmişler." Eli bu sefer göğsümdeydi ve hiç de yumuşak sayılmayacak şekilde kavrayıp sıkmıştı. Dudaklarımdan istemsizce bir inleme dökülmüş ve ben de aynı onun gibi sinsice gülmüştüm.

"Seninki de." Gözlerimle üzerinde oturduğum ve bacak arama denk gelen, fazlaca kendini belli eden erkekliğine indi. Ben de kabaca dizlerimin üzerinde doğruldum ve yeniden kendimi aletinin üzerine bıraktım. Bu sefer o inlediğinde sırıtmam daha da büyüdü.

"Sen..." Dedi, kısık bir sesle. Alnında ter damlacıkları birikmiş dudakları aralanmıştı. "...beni delirtiyorsun."

"Daha bu ne ki..."

Leyla| +18 (tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin