1.9

37.8K 472 24
                                    

Uzun sarı saçlarımı omzumdan geriye doğru atarak kendimi son kez boy aynasında süzdüm. "Çıtırsın bebeğim!" Yüzümü ne kadar beğenmesem de fiziğimi beğeniyordum. Dolgun göğüslerim ve kalçalarım vücudumu fazlaca kadınsı hale getiriyordu.

Gözlerimi aynadan ayırmama sebep olan çalan kapıydı. Sinan'ın geldiğinden emin olduğum için yatağın üzerine bıraktığım küçük çantayı alıp hemen kapının önüne koştum. Kendileri bekletilmeyi asla sevmez, bekletilirse beni almadan giderdi.

Arkasında kimin olduğunu bildiğim için sorma ve bakma gereği duymadan kapıyı sonuna kadar açtım. Sinan'a bakmadan önceden çıkardığım siyah stilettoları giydim.

"Hazı-" Sinan'a dönmemle Sinan'ın aslında Kaya olduğunu görmüştüm. "Senin burda ne işin var?!" Gözlerim şaşkınlığımın etkisiyle iri iri açılmış bir şekilde ona bakıyordum.

"Ben sana söyledim..." Bana doğru bir kaç adım atarak açtığım kapıyı kapattı. Elleri belimi kavrarken beni kendi bedenine doğru çekmişti. Ayağımdaki topuklular sayesinde bana doğru eğilmeden sadece başını hafifçe eğerek yüz hizamda durabilmişti. "O ağzını bozma yoksa dizime yatırmaktan çekinmem."

Söylediğiyle dudaklarım iki yana doğru kıvrıldı. Biraz da olsa şaşkınlığımdan ve aklımdaki evimi nasıl bulduğuyla ilgili olan sorulardan kurtulmuştum. Ellerimi ensesinde birleştirerek gözüme fazlasıyla cazip gelen boynuna kırmızı rujlu dudaklarımı bastırdım. Bedenimi biraz daha onun bedenine bastırarak dar elbisemden bütün uzuvlarını hissede bilecek kadar yaklaştım. Dudaklarımı kulağına hafifçe sürttüm. "Ben de sana bu gece arkadaşlarımla olacağımı söyledim."

Belimdeki gevşeyen ellerinde kaça bilme umuduyla ellerimi ondan ayırmış bir kaç adım gerilemek istemiştim. Fakat o bir anlık gevşeyen ellerini yeniden sıkı bir şekilde belime sarmış beni yeniden bedenine yaslamıştı.

"Bense gitmeyeceksin, dedim. Aşağıdaki arabalı velet arkadaşındı galiba..." Başımı olumlu anlamda sallamıştım. "Hah işte ben onu gönderdim."

Dudaklarım duyduklarımın etkisiyle şokla aralandı. "Nasıl?"

Dudakları iki yana doğru kıvrıldı. Aynı benim yaptığım gibi eğilip boynuma bir öpücük bıraktı ve ardından kulağıma dudaklarının sıcaklığını kulağımda hissettim. "Git, dedim, gitti."

Kaşlarım alayla havalandı. Sinan asla böyle bir şey yapmazdı bundan adım gibi emindim. Tamam beklemezdi ama tanımadığı bir adam da gelip "git" derse gitmezdi.

"Ne yaptın ya çocuğuma?!" Yalancı bir sinirle sormuştum bunu. Fakat onun elimin altındaki bedeni anbean gerilmişti. Alnında belirginleşmeye başlayan damarı bana adeta kaçmam gerektiğini fısıldıyordu.

"Sen gerçekten iyi bir cezayı hakettin!" Cümlesini bitirir bitirmez dudaklarını sertçe dudaklarıma bastırmıştı. Belimdeki eliyle beni çevirip kapıya yasladığında dudaklarımı o kadar sert ve hızlı öpüyordu ki hızına yetişemiyordum. Bu adam her sinirlendiğinde beni böyle öpecekse...

Ayağımdaki topuklular sanki iyneymiş gibi ayaklarıma batıyordu. Onunla olan tutkulu öpüşmemiz nedeniyle açık bıraktığım saçlarımın yarısı enseme yapışmış yarısı da onun parmakları arasındaydı. Topuklularımı ayağımdan çıkarıp kenara fırlatdım. Bu hareketimle aramızdaki boy farkı gözle görülür bir şekilde artmıştı. Oysa beni yeniden kendi hizasına getirmek için dar elbisemi kalçama kadar sıyırdı. Belimden kaldırarak bacaklarımı beline sardı ve beni kucağına aldı. Öpüşmemize iki üç saniye ara vermiş etrafına bakmıştı. Hemen kapının solunda yerleşen salondaki koltuğa benimle birlikte, daha doğrusu ben kucağındayken oturdu. 

Leyla| +18 (tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin