4. Gündü Karan beni aramamıştı hiç, iyice merak etmiştim Tekin'e haber vermiştir diye sürekli onada soruyordum ama oda birşey söylemiyordu.
İçim iyice sıkılıyordu Karan habersiz bırakmazdı beni. Günümü onu merak etmekle geçirmiş ve uyuya kalmıştım.
Gece odamın kapısı açılmıştı uykum ağır olmadığından çıt sesine bile hemen uyanan bir insandım. Gözümü açıp ovuşturdum zaten kokusundan da Karan'ın olduğunu anlamıştım.
Hemen doğrulup Karan'a baktım içerisi karanlık olduğundan çokta net göremiyordum. Bir inilti sesi geliyordu Karan'dan
"Karan...!"
Dedim tedirgin olmuştum. Yanımdaki gece lambasını açtım.Karan karın boşluğu olan yerini tutuyordu. Benim uyandığımı görünce elini ordan çekti ve bana gülümsemeye çalıştı.
"Özür dilerim güzelim uyandırmak istememiştim çok mu gürültü çıkardım."
"Hayır tabikide ne oldu sana Karan"
Onu öyle acılı görmediğimi düşünmüştü. Çünkü yüzünde acıyla karışık bir gülümseme vardı ve acısını belli etmiyor gibi bir hali vardı ve içmişti...
"Bişeyim yok güzelim yorgunum uykum geliyor."
"Kaç gündür ortalıkta yoksun ve bir aramayı bile bana çok gördüğünden aramaya bile tenezzül etmedin. Şimdi ise hiç birşey olmamış gibi uykum mu var diyorsun."
"Haklısın ama şuan çok yorgunum ve seninle uyumak istiyorum." Dedi
"Karan artık ne olduğunu anlatacakmısın?"
"Güzelim yorgunum sadece"
"Karan odadan çıkarmısın?"
Evet onu çok özlememe rağmen sinirlenmiştim hiç bir açıklama yapma gereğinde bile bulunmamıştı ve buda beni iyice sinirlendirmişti. Onu odadan çıkarmamı beklemiyor gibiydi.
"Çıkma mı istiyorsun...?"
"Evet lütfen çık şuan hiç bir açıklama yapmıyorsan beni rahatsız etme."
Dedim sinirlenince çok sert olabiliyordum. Karan'ı kırmakta istemiyordum ama buna rağmen hâla daha açıklama yapmıyordu.
"Rahatsız ettiğim için üzgünüm"
Dedi böyle demesi içimi sızlatmıştı ben onu üzmek istememiştim ki. O sırada yatağıma oturmuştu ben odadan çıkmasını isteyince elini karnına koyup inleyerek kalkmaya çalıştı.
Üzerinde siyah gömlek vardı her zamanki gibi. O inleyerek kalktığı için kolundan tuttum.
"İyi misin..?"
"İyiyim güzelim."
Dedi ve elimi gömleğine atıp karnını açtım gözlerim irice açılmıştı.
"Sen.... Sen yaralanmışsın.."
Gömleğini ben görmeyeyim diye hızlıca kapatsada ben karınına sarılan kanlı sargı bezini görmüştüm. Yarası kapalı olmasına rağmen kan akıyordu. Korktuğumu fark etti.
"Korkma ufak bir sıyrık sadece."dedi.
"Ufak bir sıyrık mı? Karan bu baya kötü gözüküyor."
"Güzelim küçük bir sıyrık işte. Ben çıkayım seninde uykundan ettim."
"Ne saçmalıyorsun Karan ne uykusundan bahsediyorsun sen. Çıkar gömleğini"
O halde bile çapkın bir gülüş atıp
"Çıkarayım mı ama şimdi mi güzelim "
"Karan sapıklaşma şu durumda bile nasıl sapıklaşıyorsun anlamıyorum"
Karan gömleğini çıkarmıştı bende pasumam malzemelerini getirmiştim yatağa uzandı. Bende yarasını açıp pasumana başladım ama hiç iyi gözükmüyordu bir doktor şarttı bu durumda. Karan ısrarla istemiyordu bir doktora gözükmeyi.
Pasumanını bitirip yarasını sardım. Onu çok özlemiştim ve onu odadan kovduğum içinde bir tık pişman olmuş olabilirim. Onu öptüm birden ve sıkıca sarıldım. Yarasını unutmuştum iki saniyelik ben sarılınca inledi acımıştı canı.
Kendimi geri çekmek isterken kendine çekip bana bu sefer o sıkıca sarıldı ve sert şekilde dudaklarıma yapıştı bende özlemiştim onu ve hemen karşılık verdim öpücüklerine.
O halde bile üzerime çıkıp delice öpüyordu. Ben canı acıcak diye korkarken o benimle özlemini gideriyordu.
"Karan"
dedikçe öpüşleri hızlanıyordu neyin özlemiydi ki, bu denli delice öpüyordu. O acısına rağmen hiç takmıyordu bile acısını.
"Seni çok özledim Veram.." dedi
Karan'ın elleri her yerimi okşuyordu. Ben hiç Karan'ı böyle görmemiştim ama ben fazla ileri gitmek istemiyordum.
"Karan dur"
Diyordum ama durmuyordu üzerimden inmesini söyledim ama inmiyordu beni korkutmaya başlamıştı. Zaten içmişti ve sanki algıları kapalıydı.
"Karan dur lütfen."
Yok Karan durmuyordu ve kollarımı tutup başımım üstüne bağdaş yaptı. Öpücükleri göğüs bölgeme kadar iniyordu.Ben ise ağlamak üzereydim hiç istemediğim şeyler yapıyordu.
"Bırak beni Karan nolur bırak"
Deyince ağlayarak Birden durdu ve gözlerime bakıp
"Özür dilerim... özür dilerim"
Diye söylendi. Kendinde olmadığı çok belliydi ve yaptığının pişmanlığı vardı yüzünde benim daha fazla ileri gitmemi istemediğimi o çok iyi biliyordu şimdi ise neden böyle birşey yaptığını sorguluyordu.
Ben ise gözlerim ıslak ve korkuyla ona bakıyordum. Üzerimden yavaşça indi ve benden defalarca özür diledi. Kendide olmadan yaptığının farkındaydım ama onun bu durumu beni korkutmuştu.
Ellerini yüzüme doğru uzattığında korkup kendi içime çekildim.
"Özür dilerim lütfen korkma benden kendimi kaybettiğim için özür dilerim."
Dedi ama ben sadece ağlayarak ona baka bildim...
~~~~~~~~~~
Reklamlar....!
Gibi birşey oldu.
İyi okumalar...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babamın Borcu
Teen Fiction"Oo küçük hanım," dedi dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle, "iki gündür sizin peşinizdeyiz." "Kim olduğunuzu ve ne istediğinizi bilmiyorum ama derhal anlatın!" diye çıkıştım. "Sakin ol küçük kız." "Kim olduğunuzu söyledim!" diye bağırdım bu kez, se...
