ficteki kız karakterlere gereksiz yere küfür etmeyelim tamam mı.
özellikle sırf taekook ile muhatap oldular diye küfür etmeyin
öpüyorum sizi, iyi okumalar <7
🎵gorillaz - she's my collar
Jimin, Jungkook ve Taehyung okulun bahçe kapısından içeri girdiklerinde Jimin yapmaktan hiç hoşlanmasa da uyarıcı bir konuşma yapmak için hazırlanmıştı.
Hava güzel olduğu için evden okula kadar yürüyerek gelmişlerdi ve tüm yol boyunca Jungkook'la uğraşmışlardı. Jungkook yolda yürürken önündeki gençlerin kafasına ya ağaçlardan kopardığı yaprakları atıp onları sinirlendiriyor, ya da kapıları yeni açılan dükkanlara girip merakla içlerini gezerek oyalanmalarını sağlıyordu.
Jimin yine ona bir noktada ayak uydurabiliyordu çünkü onunla fazla uğraşmıyordu fakat Taehyung bu hallerine deliriyordu. Hatta bi süre sonra bu enerjisine o kadar tahammül edememişti ki, "Tek yapman gereken dümdüz yürümek geri zekâlı, neden beş yaşında bir çocuk merakıyla burnunu her yere sokup duruyorsun!? Sadece yürü Jungkook, sadece yürü!" diyerek onu azarlamıştı.
Jungkook ise bunu bekliyormuş gibi kıkırdamış ve omuz silkerek, "Ne zaman sinirleneceksin diye merak ediyordum," demişti. Ve ondan sonra da sadece yürümüştü.
Taehyung ise bu yaptığına afallamakla kalmıştı. Yaptığı tüm bu aptallıklar dikkat çekmek için miydi? Kendisini sinirlendirmekten bu kadar mı zevk alıyordu? Aklı almıyordu bunu... Jungkook'un kafasının çalışma şeklini anlayamıyordu.
Okul binalarının önüne geldiklerinde Taehyung ve Jimin konuşmak için dururken Jungkook onları arkasında bırakıp yürümeye devam etmişti.
Jimin iç çekerek Taehyung'a döndü. "Başınıza bela almayın, sürekli sizi idare edemeyebilirim." Bunu iğneleyici bir şekilde söylememişti. Sadece onları az çok tanımıştı ve sürekli sorun çıkaracakmış gibi duruyorlardı. Bu yüzden uyarmak istemişti.
Taehyung yavaş yavaş yürüyen Jungkook'a bakıp, "Belanın kendisi yanımda, ben ne yapabilirim ki?" diye homurdandı ve Jimin'e döndü.
Jimin okul binasına giren Jungkook'dan gözlerini alıp yanındaki gence baktı. "Bilmiyorum Taehyung," dedi. "Sahip çık Jungkook'a, delinin teki işte, idare et biraz."
Taehyung eliyle saçlarını karıştırıp ofladı. "Sözümü dinlemezse döverim."
Jimin gülüp, "Döv," dedikten sonra ekledi. "Dayak yeme de."
Taehyung, Jimin'e bakarken kaşlarını alayla kaldırdı. "Ona söyle bunu, elimde mahvolur."
Jimin, Taehyung'un yüz ifadesine bakıp sırıttı. Jungkook'a karşı sürekli rekabet halinde olması inanılmazdı. Yüzündeki küçümseyici ifadeye bakılırsa Jungkook'u ciddiye bile almadığı söylenebilirdi ama aslında öyle değildi. Jungkook'a karşı hem çok kibirliydi hem de dişli biri olduğunu içten içe kabul ediyor, zaman zaman yapabilecekleri karşısında geriliyordu. Yine de özgüveninden taviz vermiyordu.
Jimin esmer gencin sırtını pat patladıktan sonra, "Neyse," dedi ve küçük bir asker selamı verip, "Ben kaçtım!" dedikten sonra geri geri adımladı. Taehyung elini hafifçe kaldırıp indirdiğinde Jimin arkasını dönmüş kendi binasının olduğu tarafa doğru yürümeye başlamıştı. Taehyung ise başını karşıya çevirip okul binasına doğru adımlamaya başladı.
Okul binasına girdiği gibi koridorda gördüğü manzaraya karşı bir küfür mırıldandı. "İşte başlıyoruz," diye homurdanıp hızlı adımlarla yürümeye başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
strange family | taekook
FanfictionKim Namjoon, kendisine verilen görevi yerine getirmek için sahte bir aile kurmaya karar verir fakat birbirlerinden deli gibi nefret eden Taehyung ve Jungkook'un, kardeş rolü için berbat bir ikili olduğunun farkında değildir. !slowburn enemies to lo...
