"İçine attığın her şey içinden bir şeyleri alarak seni değiştirirdi. Bastırılan tüm duygular, geriye hiçbir şey kalmayana dek önce sahibiyle beslenirdi."
Gazel ile yüzleşmenin bana acı vereceğini tahmin ediyordum ancak bu denli bir acıya hazırlıklı değildim. Dudaklarına bile yakışmayan tecavüz sözcüğü beni kıskıvrak yakalamıştı. Gazel'in isminin yanına yakıştıramadığım çirkin bir kelimenin saldırısına uğramış gibi donup kalmıştım. Artık nefes bile almıyordum. Duyduklarım kulaklarımın tüm duvarlarına çarpıp şiddetli bir sarsıntı yaratırken nefes almak şöyle dursun, kıpırdayamıyordum bile. Delicesine korktuğum ve kimseye konduramadığım bir şeyi ablama yaşatmış olamazlardı.
Bir konuda yanılmayı hiç bu kadar çok istememiştim.
Gazel yüzüme bakmaya bile utanıyormuş gibi kalktığı koltuğa yığıldı. "Annem öleli henüz bir hafta olmuşken Carlos beni aradı." Dizlerinin üzerinde duran parmaklarıyla oynarken ısrarla bana bakmıyordu. "Onunla görüşmek şöyle dursun, yüzünü görmeye bile tahammül edemezdim ama annen için dedi." Başını sallayarak kendi sözlerini onayladı. "Anneni görmek istiyorsan sana vereceğim adrese gel dedi."
Gitmemiş ol demeyi o kadar çok istedim ki ama gittiğini biliyordum. Annemin ölümünden bir hafta sonra evi terk ettiğine göre o aşağılık herifle görüşmeye gitmişti. "Annemin yaşadığını ve bunu bana kanıtlayacağını söylemişti."
Ayağa kalkıp sırtını dönerek pencereye yürüdü. "Kim olsa annesi için giderdi." Bana bakmamasının en iyi yolu camdan dışarıyı izlemekti, o da öyle yaptı. "Gittim Efil, ona gittim." Gözlerimden süzülen bir damla yaşı o görmeden hızlıca sildim. Gitmemeliydi, keşke gitmeseydi.
Ablam bana sırtı dönük bir hâlde dışarıyı izlerken sesi ağlamaklıydı. "Carlos'un biz Saka kızları için bazı planları vardı." Fısıldadığında titreyen sesi bir ağıttan farklı değildi. "Bizim anne ve babamız için yapacağımız şeyler vardı." Dudaklarından bir hıçkırık çıktığında, "Onları yaşatmalıydık yoksa ölürlerdi," dedi zayıf bir sesle.
O benim tüm hayatımı bilirken ben onunla ilgili hiçbir şey bilmek istemediğimi fark ettim. Onun dünyası benimkinden daha korkunçtu. İşte bu yüzden yol yakınken buradan gitmek istiyordum. Gözlerim kapıyı bulduğunda, "Sen babanı yaşatmalıydın," diyen içli sesini duydum. "Ben de annemi..."
"Babam için hiçbir şey yapmadım."
"Artık kendini böyle mi kandırıyorsun?" Alay ederek bana döndüğünde dalga geçmek için bile olsa yüzünde tebessümün emaresi yoktu. "Baban senden o patlamayı çıkarmanı istediğinde ne oldu, Efil?" Birçok şey.
Kaskatı kesildiğimde gereken tüm cevapları değişen suratımdan alıyordu. "Tek bir patlamayla gözlerini, dostlarını ve her şeyini kaybettin. Peki, çok sevgili baban o gece ne kaybetti?" Hiçbir şey... Bir kayıp yaşamadığı gibi üzerine bir de ona madalya vermişlerdi. Ülkesi için kızını bile gözden çıkaran kahraman asker Albay Asım Saka.
Bundan bahsetmek bile canımı sıktığı için çantamdaki sigara paketini çıkardım. "Hepsi bu da değil." Bulunduğu yerden beni izliyordu. "O geceki patlamayla baban bir şey daha kazandı ve o da kendi hayatıydı." Gazel buruk bir şekilde gülerek başını salladı. "Artık Carlos onun değil, sekiz yaşındaki küçük kızının sorunuydu. O patlamayla baban hedef olmaktan çıktı ve sen potaya girdin. Sen artık bir terör örgütünün oğlunu öldüren o çocuktun."
Yaktığım sigaranın dumanını içime çekerek sırtımı duvara yasladım. "Zaten bildiğim şeyleri bana neden anlatıyorsun?"
"Bir de benden dinle çünkü senin hastalıklı zihnin olaylara farklı açılardan bakıyor." Elimdeki sigara paketini işaret edince çakmağı paketin içine koyup ona attım. Havada yakaladığı paketten bir dal sigara çıkarırken yüz ifadesi alaycıydı. "O günden sonra baban bizim için ne yaptı?" Bunun cevabını gerçekten merak ediyormuş gibi bakıyordu. "Bizi hiçbir işe yaramayan o tanık koruma programına aldırmak dışında bizim için ne yaptı?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu)
General Fiction"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Big...
