Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
︵‿︵‿︵༺✭༻︵‿︵‿︵
Onun arkasına yaslanmasına sebep olmuştum, bir yandan bende onun kolundan tutuyordum. "Dinçer." dedim burnumu kapatarak. Endişeli gözleri benimle buluştuğunda ağzımdan nefes alıp vermemek için yoğun bir çaba sarf ettim. "Benim mantara alerjim var." dedim bir anda.
Gözlerimin içine bakmaya devam etti, başını sağa sola hafif salladı ve düz çizgi haline gelmiş dudağını kıpırdatmadan sırtını yasladığı kapıya bakındı. "Ee?" dedi başını sağa sola sallayarak.
Dinçer yüzüme baktı, sanki şaka yapıyormuşum gibi güldü. "Ciddi olamazsın." dedi gülümsemesini durdurmaya çalışarak.
Kahretsin... Bir insan bu kadar güzel gülümsememeliydi.
"Ciddiyim."
"Peki kapıyı neden kilitledin?" Çenemden tutup yüzümü kendi yüzüne yaklaştırdı. "Mantarlar peşinden koşup kapıyı mı zorlayacaktı Seren?" Ağzını kapatarak güldü ve burnumdaki elimi çekti. "Çek şu elini burnundan, bu sefer de solunum yollarını tıkayıp gebermeyi mi planlıyorsun?"
"Ya." diye mırıldandım. "Konuşma." Öksürmeye başladım, iyi de benim şakam yoktu!
"Peki mantarların sporlarından falan mı etkileniyorsun da öksürüyorsun?"
"Bilmem. Küçükken bir meseleden dolayı hastaneye kaldırılınca şansa mantara alerjimin olduğunu öğrendim. O günden beri kokusunu almak bile beni rahatsız ediyor."
"Tamam, anladım... O zaman şöyle yapalım. Gel, buraya otur. Bende bu meseleyi hemen çözeceğim." Omzumdan narince tutup beni koltuğa oturttu.
"Nasıl çözeceksin?"
"Görevliyi bulacağım ve mantara hassasiyeti olan bir yolcunun trende barındığını söyleyeceğim. Ayrıca ne cüret mantar kokusu buraya kadar gelebiliyor yani?" Gülümsedim. "Hemen geleceğim, sen rahat ol."
"Dinçer." dedim o gitmeden hemen önce seslenerek. "Anna'ya da haber verir misin? Sanırım hala ikinci vagondalar, bizi de davet etmişlerdi." Kaşlarını çatınca nefes verdim. "Tontiş üçlüden bahsediyorum."
"Tontiş üçlü derken?"
"Ya 7. odadakiler işte! Dün ziyarete gelen komşular var ya."