Nice 50 bölümlere hepinize çok teşekkür ederim ☺️❤️

Bırlikte yukarı çıktık, odaya girip kapıyı kapattık. Yatağa uzandım o da dizlerime yattı ve bi süre tavanı izledi. Yumuşacık Saçlarını okşarken elini tuttum ve öptüm.
'İyi misin?'
'Ben iyiyim'
'Konuşmak istemez misin, ya da başka bi şey'
'Hayır, uyumak istiyorum.'
'Tamam, sen, üstünü değiştir ben hemen gelicem tamam mı'
'Söz ver'
'Söz'
Başından öptüm ve odadan çıkıp annemlerin yanına indim, onların önünden geçip mutfağa ilerledim ve onun için bir bardak su aldım. Geri dönerken beni durdurdular.
'O iyi mi?'
Başımı hayır anlamında salladım
'Sadece şunu söyleyebilirim, onları buraya getirmek iyi bir fikir değildi'
Hızlıca yukarı çıktım odaya girip kapıyı kapattım altındakini çıkarmış sadece baksırı ve üzerindede atleti vardı. derin bi nefes alıp suyu kenara koydum ve yatağa uzanıp göğüsüme yatmasını bekledim. Yattı ve sarıldı.
'Eğer konuşmak istersen, ben burdayım tamam mı?'
Başını salladı ve daha sıkı sarıldı. Yanağını okşadım. Başını okşayıp okşamamak konusunda tereddütte kalmıştım. Elimi başının üzerinde sabit tuttum anlamış olacaktı ki elimi alıp başına bastırdı. Onu öpüp başını okşadım. Saçlarını karıştırdım ve tekrar öptüm. Burnunu çekmeye başladı. Kim bilir neler düşünüyordu. Biraz daha başını okşadım, birden ağlamaya başladı. Hızla doğrulup onu göğüsüne bastırdım bana sıkıca sarılıp daha fazla ağladı.
'Ağla bi tanem, çekinme'
'Niye bu kadar acı çekiyorum Jessica?'
Daha fazla ağladı sırtını sıvazlayıp ona sıkıca sarılıyordum onu düzgünce otutturdum ve su verdim, içti. Yüzünü elimle sildim bardağı kenara koydum ardından yanağından öptüm.
'Hayatımdan nefret ediyorum'
'Hayır, lütfen etme, birlikteyiz burdayız bebeğim. Sonsuza kadar yanındayım söz veriyorum. Lütfen ağlama'
Bana sıkıca sarıldı yeniden yattık..

9 saat sonra

Jamie yaklaşık yarım saat önce uyumuş saat öğlen olmak üzereydi. Bende zorda olsa uyumamak için direniyordum. Uyanırsa yanında olmak istiyordum. O sırada annem yavaşça kapıyı araladı. Sessiz olması için işaret yaptım ve geleceğimi belirttim. Odadan çıktı. Bende yavaşça ayağa kalktım başının altına yastık koydum ve üzerini örttüm ardından sessizce dışarı çıktım. Merdivenlerden aşağı inerken uykulu gözlerim bir merdiveni görmedi ve tam yuvarlanacakken babamın kucağına düştüm. Beni doğrulttu
'Dikkat et Jess, günaydın'
'Günaydın baba, teşekkürler'
Hep birlikte sofraya oturduk Jamie'nin annesi ve babası burda olduğuna göre burada kalmışlardı.
'Nasıl o?'
'Daha iyi sanırım, biraz uyusun iyi olacaktır, o Jamie'
'Daha uyumadı mı?'
'Yaklaşık yarım saat önce anca uyudu'
'Sen?'
'Daha uyumadım, ve sanırım öleceğim'
'Biraz uyu istersen'
'Hayır'
Yemeğimi zar zor yedikten sonra ağır adımlarla salona geçtim. Çok geçmeden onlarda geldi. Biraz televizyon izledik.
'Bu günki planınız ne anne?'
'Hep birlikte bi şey yapalım diyoruz, eskisi gibi'
'Tamam, ne gibi mesela'
'Tekneyle açılırız belki'
'Güzel olur, Matt ve Anne'i de çağırabilir miyiz?'
'Tabii ki'
'Saat kaçta?'
'2 saate çıkmış oluruz hazırlanın isterseniz'
Başımı sallayıp yukarı çıktım önce başka bi odada Matt'i aradım
'Matt, nasılsın'
'Günaydın, iyiyim sen'
'İyiyim, şey, bugün annemlerle birlikte tekne turuna çıkacağız geliyorsun değil mi?'
'Ne zaman?'
'İki saate kadar'
'Bu seferlik siz gitseniz olmaz mı?'
'Beni kırma Matt lütfen gel'
'Ah tamam, bir saate orda olurum, Anne gelecek mi?'
'Bilmiyorum, arayacağım, sonra görüşürüz olur mu'
'Görüşürüz'
Kapattık Anne'i aradım. Geleceğini söyledi. Yavaşça odama girip hazırlanmaya karar verdim. Jamie kalkmıştı ve üzerini giyiniyordu
'Günaydın'
'Günaydın prenses'
Kapıyı kapatıp yanına gittim ve sarıldım. O da bana sarıldı.
'Niye uyandın, biraz daha uyuyabilirdin'
'Kalkmak istedim, sen niye erken kalktın'
'Aslında, uyumadım'
'Sen ciddi misin'
Başımı salladım yanağımı okşayıp beni yatağa otutturdu kendide yanıma oturup elini elime sardı ve okşadı
'Dün yaptığın, tüm, tüm her şey için çok teşekkür ederim Jessica. Sana bunu nasıl ödeyebilirim bilmiyorum. Seni seviyorum ve hayatımda olduğun için, hayatım olduğun için, teşekkür ederim. Seni seviyorum'
Gülümsedim ve yanağından öptüm ardından yere bakarak konuştum
'Seni ilk defa bu kadar ağlarken gördüm'
'Umarım son olur, ağlamaktan nefret ediyorum'
'Biliyorum, umarım. Daha iyi misin?'
'Pek sayılmaz, sadece belli etmiyorum ve enerjim yok'
'Lütfen tekrar ağlama, dün ikimizde yeterince acı çektik'
'Hayır, istesemde ağlayamam zaten'
'İyi ol, gülümse'
Gülümseyerek bana baktı ve bu kesinlikle içtendi. Bende gülümsedim
'Başına dokunmama izin verdin'
'Evet, fazla kararsızdın ve benden korkuyor gibi gözüküyordun. Ben sadece, bana güvenebileceğini göstermek istiyordum. Çünkü seni seviyorum. Asla benden korkma lütfen, öleceğimi bilsem yine de sana zarar vermem güven bana. Lütfen'
'Sana güveniyorum, ben sadece, zaten acı çekiyorken daha fazlasını yaşamanı istemedim. Hepsi bu'
Sarıldık boynumdan sertçe öptü. Onu çok seviyordum.
'Bu arada birazdan Annemlerle tekne turuna gidiyoruz, istersen hazırlan.'
'Tekne turu mu'
'Evet, Matt ve Anne'de gelecek'
'Tamam'
Gülümsedi ve beni öptü bende onu öptüm, birlikte hazırlandık. Ne giyeceğime o karar verdi. Çantamı hazırladım bu sırada o da dolabımı karıştırıyordu.
'Ne arıyorsun'
'Güzel bi şeyler, bunu beğenmedim'
'Ama zaten sen seçtin'
'Sonradan hoşuma gitmedi'
Derin bi nefes aldım ve suyumu da çantama koyduktan sonra onun verdiği tişörtü giydim ardından çantamı taktım. Beni etrafımda döndürdü ve yanağımdan öptü.
'Çok güzelsin'
'Teşekkür ederim'
Güldük ve birlikte aşağı indik. Matt ve Anne çoktan gelmişlerdi. Jamie yolunu değiştirip mutfağa giderken bende onlara sarıldım. Matt'in suratı asıktı ona sarılırken sırtını sıvazladım ve fısıldadım
'Ne oldu?'
'Sonra konuşuruz'
Sırtıma hafifçe vurdu ve gülümsedi. Başımı salladım. Çok geçmeden yola çıkmıştık bile. Oraya vardığımızda arabadan inip suyun kenarına yaklaştığımızda tekne falan göremedim. Sadece büyük yatlar vardı ve bi kaç tane gemi.
'Tekne nerde?'
'Tam karşında duruyor'
'Yuh, tekne değil bu yat bildiğin'
'Öyle, Jamie'ler zengin bilmiyor musun?'
Hepimiz güldük ve yata bindik. Fazla lükstü. Jamie'nin koluna girdim ve oradaki koltuklardan birine oturduk. Diğerleri karşımıza otururken babam ve babası yola çıkmak için yatı çalıştırmaya gittiler. Çok geçmeden hayli açılmıştık. Babam yukarıdan Jamie'ye gelmesi için seslendi. Koşarak yukarı çıktı bizde sohbet etmeye devam ettik.
'Ne zaman eve döneriz?'
'Bilmiyorum tatlım, belki geceyi burada geçiririz'
'Mükemmel olur'
'Gerçekten mi? Neden?'
'Bilmem, değişiklik güzel'
Gülümsediler biraz oturup denizi seyrettim ve bir anda gözüm Matt'e kaydı. Eliyle yüzünü kapatıyordu ve iyi gözükmüyordu.
'Matt, iyi misin?'
Cevap vermedi bi anda herkesin dikkati ona kaymıştı. Yanına gidip önüne eğildim ve suratını ellerimin arasına aldım.
'İyi misin Matt!'
Başını hayır anlamında salladı bi anda onu deniz tuttuğu aklıma geldi. Ortaokulda yazokuluna beraber gitmiştik ve 2 gün deniz yolculuğunda perişan olmuştu. onu ayağa kaldırdım
'Tamam, arkaya gidelim tamam mı biz, bi şey yok'
Yürümedi elini sıkıca sardım ve güven verdim
'Hadi Matt, gözlerni kapa ve gel'
Eliyle gözlerini kapattı birlikte arka tarafa yürüdük Anne gelmek için ayağa kalktı
'Hayır gelme'
'Ama-'
'Kimse gelmesin! Tamam, sorun yok'
Arka tarafa geçip onu otturdum. Bende yanına oturdum ve ellerini tuttum.
'Sana su getiriyim burda otur tamam mı'
Hızla içeri gidip ona su aldım ardından hemen döndüm ve yavaşça ona içirdim.
'Martin, gözlerini kapat ve hiçbi şey düşünme tamam mı? Dediğimi yap'
Başını geriye koydu ve rahatladı. Gözleri kapalıydı ellerini tuttum ve okşadım.
'Bak çok güzel hava, esiyo burası bak çok güzel'
Derin derin nefes alıyordu. Babama yatı durdurması için bağırdım.
'Neden?'
'Baba sadece dururun şunu!'
Yavaşladık ve durduk. Jamie ve babam demir attılar. Babası da onlara yardım etti. Bu sürede Matt'in hala gözleri kapalıydı ve derince nefes alıyordu.
'Durduk matt, gözünü aç hadi'
Açmadı, başını okşadım ve saçlarını geriye attım. Yavaşça gözlerini araladı ve gökyüzüne bakarak derin derin nefes aldı.
'İyi misin'
Başını evet anlamında salladı.
'Uyumak ister misin biraz. İyi gelir'
'Olur'
Onu içeri sokup yatağa yatırdım ve üzerini örttüm.
'Bi şeye ihtiyacın olursa ben-'
'Yanımda kal'
'Tamam, yanında kalayım'
Onun yanına oturup başını okşadım. Elimi tutup öptü.
'Hatırlıyor musun Matt, ortaokulda yazokuluna giderken aynısı olmuştu'
'Evet hatırlıyorum, o zamanda böyle yanımdaydın. Çok korkmuştun. Hatta iyi olduğumda seni iyi olduğuma ikna etmem saatler sürmüştü'
'On dört yaşındaydım'
İkimizde hafifçe güldük. Başını okşadım.
'İyisin dimi?'
Güldü, bende güldüm ve onu yanağından öptüm.
'İyiyim Jess, sağol'
Elimi sıktı, gülümsedim. Onun sağlığı benim için önemliydi çünkü birbirimizi neredeyse 1 yaşımızdan beri tanıyorduk. İyi arkadaştık. Hepsi bu.
'Sorun ne Matt'
'Bi sorun yok'
'Bi sorunun var Matt, salak değilim ben'
'Evet,aslında var'
Doğruldu ve yanına oturmamı sağladı. Bağdaş kurup ellerini tuttum.
'Bana her zaman anlatabilirsin biliyorsun dimi?'
'Evet,şey ben bunu sana nasıl söyleyebilirim bilmiyorum ama, lütfen beni anlayışla karşıla olur mu?'
'Merak etme Matt, her zaman yanındayım'
'Şey ben, sanırım birinden hoşlanıyorum'
'Kimden?'
'Anne'den..'

+25 vote +10 yorum sizi çok seviyorum kendinize iyi bakın 💞
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!