Bu huzursuz yolculuğun bitmesini beklerken uyuya kalmıştım kulağımda müziğin sesi uçaktaki gürültüyü bastırıyordu böylece hem kulak zarım patlamıyor hem de rahat uyuyabiliyordum.
Annem beni hafifce dürtünce irkildim ve; "geldik mi?" dedim. Annem önüne dönerek konuşmaya bile yanaşmadan sessizce durdu.
Sanki uyuyalı dakikalar...saatler geçmişti oysa bir kaç saliseyi sığdırdım o ana...
Müziğimi değiştirerek, ruhumu müziğe teslim ettim ve gözlerimi kapadım.
Yolumuz az kaldığında uyandım çok acıkmıştım ve susuzdum yolculuk boyu uyumak rahat ettirmişti bir kez olsun güvende hissetmiştim kendimi....
Aç olsam bile İstanbulu gezmek istiyordum.
"Baba, acaba İstanbulu gezmem için fırsat verir misin?"
"Neden olmasın, ha bide biz sana ev konumunu atarız şimdi gidip okul kaydını yaptırcaz sende gez eve geri dön."
"Allahım çok şükür sonunda özgürlük" diye bağırıyordum içimden.
Havalimanından ayrılıp bir taksiye atladım nereye gidiyorum ne yapıyorum bende bilmiyordum ama kaybolmayı göze alıyordum.
Taksiyi kullanan adama;
"Ş-şey efendim beni metro istasyonunda bırakır mısınız?"
"Hangisinde küçük hanım."
"Siz nasıl biliyorsanız ona götürün."
Sustu, taksi aniden ölüm sessizliğine büründü. Aniden birinin telefonu çalmaya başladı benim ki olmadığına yüzde yüz eminim ki zaten adam elind telefonu eline aldı ve ısrarla arayan kişiye cevap verdi.
"Alo! Abi nerdesin sen ya?"
"Bırak, geliyorum işim var şu an."
"Ne işi??"
"Boşver sonra ararım." diyip pat diye adamın yüzüne kapatması yokmuydu. Olaya anlam vermeye çalışırken adama sinirli sinirli bakıyordum o anda gözleri gözlerime denk geldi uzun bir süre bakıştık ilk göz temasını koparan ben oldum.
"N'oldu küçük hanım?"
Tabi sorduğu şey çok mantıksız olduğu için biraz sessiz kaldım ve;
"Kimle konuşuyorsanız artık yüzüne kapatmanız hiç hoş bir davranış biçimi değidir, aksi taktirde tamamen ayıptır."
Neden karıştığımı bile bilmiyordum ama gerçekten sinirliydim yaptığı şey bana yapılsa geldiğinde tekmeyi basardım.
"..."
Sadece sessiz bir şekilde oturuyordu. Gözleri ileriye doğru bakıyor. Bir şey düşünüyor gibiydi sanırım az önce söylediklerimi..
Ölüm sessizliğini o bozdu.
"Küçük hanım peki siz ne için sinirlendiniz tanıdığınız mı?"
"Yo, şey boşver."
Ne düşünüyorum ben ne kadar da aptal bir insanım niye ağzının payını vermedim aptal,aptal yeşim.
Taksiden indim, ve metro istasyonuna doğru ilerledim çok kalabalık bir ortam beni bekliyormuş gibiydi adeta..
Biraz bekledikten sonra gelen ilk metroya bindim. Burada kalabalıktı tabii. Bir kaç kişi indikten sonra nihayet oturacak bir yer buldum kendime ama hâlâ
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kesinti -1
AdventureAcımasız, acımasız lanet gibi çöken kara bulutların hiç açılmayacağı gün işte o zaman senin için bitiş demektir.....~
