🗡️2. KİTAP | BÖLÜM 12🗡️

1.4K 82 28
                                    







3. KISIM









Marcus kolumdan tutup gitmemi engelledi. Yüzü asıktı ve benim aksime Nikkal'e değen gözlerinde öfkeli bir ateş vardı.

"Victor ona ne yaptı?"

Homurdanmadan duramadım. "Hiç fark etmedin mi gerçekten? Nikkal, Victor'a aşık. O sıralar yanlarında olmadığım için bilmiyorum tabii ama onu ilk gördüğü ana kadar uzuyor sanırım."

Marcus kolumu bıraktı. Yaşadığı yoğun duygu karmaşasına karşı aklını kullanmaya ve düşünmeye gayret etti ve sanırım o da bazı parçaları birleştirirken kendi içinde onu dehşete düşüren bir aydınlanma yaşadı.

Bakışları Nikkal'in üzerindre kaldı, zaman uzadı ve o sessizliği terk ettiğinde çoktan ben onu kınayan bakışlarımla tersliyordum.

"Lânet olsun."

"Bu arada gerçekten artık lânet okumayı bırakmamız gerekiyor. Yüce Yaratıcı bundan hoşlanmaz."

"Onunla bu konuyu konuşmam gerekiyor. Çünkü Victor ile ararlarında bir şey olamaz."dedi, son söylediklerimi es geçerek. Buna bir parça içerlenmiştim.

Kollarımı göğsümde çaprazladım. "Neden olamazmış?"

"O bir Gordiona Maral. Babamız, Victor'un hanedanlığına ihanet etti. Halkı onu asla kabul etmez. Onu öldürmeye bile kalkışacaklardır. Buna ilk başta ben müsade etmem."

"Olaya kötü tarafıyla yaklaşıyorsun. Düzeltilebilir tarafları da muhakkak vardır. Hem Victor ona zaten evlenme teklifi etmiş. Olanaksız olsaydı bu teklifi eder miydi?"

Marcus burnundan soluyarak güldü. "Victor'u akılı sanardım." Sonraki saniye çenesini sıkıyordu. "Kız kardeşime hangi hakla evlenme teklifi eder?" Sesinin kısık çıkmasına dikkat etmiş olsa da çoktan zaten bize kaçamak bakışlar atan insanların dönüp daha uzun süre bize bakmalarını sağlamıştı. Marcus bunu fark etmemiş olacak ki konuşmaya devam etti. Neyse ki Nikkal hâlâ askerle ilgileniyordu.

"Bencillik yapmadan önce Nikkal'in ona karşı olan duygularının farkında olmuş olmalı. Yoksa buna nasıl cüret edebilir ki?" Gözleri tekrardan Nikkal'in üzerindeydi. İfadesinden geçen dalgalanmada en çok şefkatli görünce durup biraz onun açısından bakmayı denedim.

Kollarımı serbest bırakıp ona yaklaştım. "Marcus, ikisini de suçlamak bana doğru gelmiyor. Victor, onu fark etmek için geç kaldı. Nikkal teklifi zaten kabul etmemiş. Ona acıdığını düşünüyor. Ona ve hislerine."

Marcus gözlerimin içine baktı. Konuştuğunda sesi daha sakin çıkıyordu. "Peki sen ne düşünüyorsun? Sahiden de ona ve hislerine acıyor mu?"

Başımı salladım. "Bence Victor'un ona karşı gerçek hisleri var. Onlar tartışırken Victor'un ifadesi her şeyi çoktan ortaya koyuyordu. Bir yolu olmalı Marcus. Onları bir araya getirecek bir şeyler olmalı. "

Çaresizce gülümsedi ve bu beni fazlasıyla incitti. Alnının ortasına dökülen kuzguni kara saçlarının bukleleri ifadesinden daha çaresiz görünüyordu. Elimi saçlarına doğru uzattım ve onlara yumuşak bir şekilde dokunurken içimdeki incinmiş hissini alıp götürmelerini bekledim.

ATEŞ ORDUSU | DÜZENLENİYORHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin