VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!..
Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı.
''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydı...
Merhaba, sevgili VURGUN ailem. 🤍 Nasılsınız? Bölümden sonra dil altı hapı ihtiyacınız olursa Instagram hesabımda, (burcinsaridogann) DM kutumda sizi bekliyor olacağım... Lütfen, bölümü oylamak ve bol bol yorumlamak unutulmasın! Sizi çok^^
Hâlâ beni instagramda takip etmeyip bölüm neden yok, ne zaman diye kızarak soranlar var, ama ben sayaç açıyorum bölüme dair spoiler fotoğraf paylaşıyorum. Tiktok'ta da öyle (burcinsaridogan)
(+1500 oy ve +2700 yorum sınırı.) Keyifli okumalar!
Cem Adrian, Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme
Gökhan Türkmen, Aşk
Kelebekler, 🦋
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
25. BÖLÜM: ''ESKİMİŞ FOTOĞRAFLARIN İZİNDE.''
Léon'u ilk izlediğimde on altı yaşındaydım.
''İntikam iyi bir şey değil, Mathilda,'' demişti Léon. ''İnan, unutmak daha iyi.''
İntikam öldürür, Vural. İnan unutmak daha iyi demek istiyordum ona. Çünkü gittiğinden bu yana, altı dakika geçmişti ve hâlâ dönmemişti. Yedi, sekiz, dokuz...
Keşke unutabilseydi, diye düşünüyorum elimde olmadan. Zaman ilerledikçe sanki karanlık çöküyor üzerime. Neden hâlâ yoktu?
''Nare, bir sorun mu var anneciğim?''
Anneciğim.
''Hiçbir sorun yok,'' diyebildim yüz hatlarıma yapay bir gülümseme yerleştirdiğimde. ''Çok acıktım sadece.''
Annem, yıllardır yapmadığı anneliği yapmaya neden karar verdi bilmiyorum. Eve döndüğüm günden bu yana tek kötü davranışı olmamıştı, aksine telafi etmek için çabalamıştı.
''Ispanaklı börek yaptım senin için, Ceylan gibi olamaz tabii ki ama,'' dediğinde direkt olarak gözlerinin içine baktım. Bir zamanlar saçlarımı örmek için bile uzanmayan elleriyle az önce börek yaptığını mı söylemişti? Bana? Ceylan annemin ya da babaannemin üzerine kaldığım günleri unutamıyorum. Altı yaşında bir kız çocuğuydum, ''Bana da hep bağıran anne düşmüş,'' dediğimde. Benimle anlaşma dili buydu, ablam ve abimin aksine.
Gerçekler yüze çarptığında geçmişteki yapboz parçaları yerine oturur. Okuduğum mektubun varlığına inanmak istiyordum, bir de delicesine kaçmak.
Annemin gözlerine baktığımda geçmişte kötü davrandığı ve bir çöp kadar değerimin olmadığını düşündürdüğü günleri anımsıyorum. Eğer dönebilseydim geçmişe, Léon'u, Şebnem'in varlığını unutmak için tesadüfen izlemeye başladığım o geceye dönebilseydim, ''Hayat hep zor olacak. Zorluğun hep çocukken olduğunu düşünürdün, Mathilda gibi ama, hep böyledir,'' diyen Léon'a inan derdim.