Bölüm 2

121 13 4


BÖLÜM 2 (Emir'den)



Yine benim için hiçbir değeri olmayan, berbat bir güne uyanmıştım. Bir amacı ya da yüzünü güldüren biri olmadıktan sonra bir insan neden yaşasındı ki?


Yaşamam için bir sebep yoktu. Ama ben hikayenin sonunu merak ettiğim için... Yaşıyordum işte. Buna yaşamak denirse tabii. Her günüm aynı geçiyordu neredeyse. Sabah kalkıp okula gidiyor, okuldan çıkınca eve uğramadan bara geçiyordum. Eve sadece uyumak için geliyorum diyebilirdim.


Zaten hayatımın bu hale gelmesine sebep olan o lanet olası bar değil miydi?


Bundan yaklaşık 2 yıl önce sarışın bir kızla tanışmıştım. Güzeldi ama beni ona çeken güzelliği değil, kalbiydi. Kendine hayran bırakmadığı kimse yoktu. Etrafına saçtığı neşe, en sinirli insanı bile sakinleştirebilecek nitelikteydi. Belki de bu yüzden ona hiç kızamamıştım. O kendi gibi masum çıkan sesiyle 'özür dilerim' dese hemen yelkenleri suya indiriyordum. Sesi, varlığı adı gibiydi. Işık... O, bana bir ışıktı. Varlığı dünyamı aydınlatıyordu.


Onunla koskoca 1 yıl geçirmiştik. Hayatımın en güzel anlarıydı onunla geçirdiğim saatler. Ben, o güzel vakitleri kendi ellerimle yok etmiştim.  Mutluluk kaynağımı, ışığımı kendim söndürmüştüm.


Normalde içki içmezdim. Onunla geçen bir anımı sarhoş olur da unuturum, hatırlayamam diye ödüm kopardı. Ama o gün sanırım şeytana uymuştum. Arkadaşlar ısrar edince ben de onlarla beraber bara gitmiştim. Ne kadar içtim, ne zaman sarhoş oldum... Bilmiyordum.  O güne dair tek hatırladığım; Sabah uyandığımda yanımda adını, yüzünü dahi hatırlamadığım bir kadınla çıplak bir halde yatağımda olduğumdu.  Kapının önünde gözleri yaşlı bir şekilde, hiç kıpırdamadan duran sevgilimi de unutmamak gerek... Bir açıklama yapmama bile izin vermemişti. Onu ağlarken görmek ölümdü. 


''Bunu nasıl yapabildin?'' demişti hıçkırarak. ''Ben seni bu kadar severken, bana bunu nasıl yapabildin?''


Sesi fısıltı halinde çıkıyordu. O an canımdan can gitti. Bunu ona benim yapmış olmam ise kendimden nefret etmem için yeterli bir sebepti.


Sonra... Sonrası yok. Gitmişti. Bir daha ne yüzünü görebilmiş, ne de sesini duyabilmiştim. Hiçbir haber alamamıştım bir daha ondan. Bir süre sonra artık alışmaya başlamıştım onsuzluğa. Ama ona olan sevgim hala ilk günkü gibiydi. Onu özlüyordum. İçimdeki acı ise her geçen gün artıyordu. Yaşıyordum işte. Onsuz bir şekilde, bilinmezliğe doğru gidiyordum.




NOT: İLK 2 BÖLÜM GEÇMİŞLERİNDEN BAHSEDİLDİĞİ İÇİN KISA TUTULDU.  BUNDAN SONRAKİ BÖLÜMLER DAHA UZUN GELECEKTİR. :)




DURGUN DENİZ #Wattys2015Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!