Ameliyat başlayalı 1 saat olmuştu ama bana 1 sene gibi gelmişti.

Doktor çıktığında suratındaki iğrenç ifadeyi görmemle kendimi daha bir bıraktım.

"O nasıl?"dedim korka korka Allahım nolur ona bisey olmasın.

"Hastayı kaybettik...."

Ne demek kaybettik? Hadi ama inanmam Cüneyt gitmez ki beni bırakıp bir yere.

"Cüneyttttttttt"diye bağırmamla sesim kolidorda yankı yaptı.

"Hadi aşkım kalk. Noluuur kalk cüneyt"

"Ölüm saati 02:05"dedi doktor hayatımı alan hayatımı çalan doktor.

"Ölmedi demi o şimdi gelicek o kapıyı açıp Bade iyiyim ben hadi gidelim hastane kokusu benim midemi bulandırıyo"diyecek gidemez ki o

"Cüneyt Allah aşkına kalk cüneyt kalk diyorum nolur kalk"

Ameliyathaneden çıkan sedyeye baktım başına kadar çekilmiş beyaz bir çarsaf vardı içimi çekip ağladım bu kez. Herkes kantindeydi kimsenin haberi yoktu.

"Güzel kocam. Kalksana bak seni almaya geldim. Daha biz beraber neler yapacaktık. Hem biliyo musun? Oğlunla kızın anladı. Hic rahat durmuyorlar. Daha sen onlara kızacaksın. Ben kızımızla aynı kiyafetleri giyerken sende oğlumuzla aynı giyineceksin. Takım alırsın ona da kendin gibi. Öğretmen gibi. Benim öğretmenim gibi. Demirkan soyadını bana veren adam nolursun Kalk bak ben edebiyattan kalmaya razıyım sen kalk istersen sınıfta bırak hep kızıyordum ya sana düşük veriyosun hep diye valla kızmayacağım artık. Nolursun cüneyt beni yalnız bırakma ben çok özledim seni lütfen cüneyt nolur kokunu içine çekmeme izin ver. O kaza senin canını değil de keşke benim canımı alsaydı. Lütfen gel beni bırakma. Niye bıraktın ki beni? Niye kullandın uykulu uykulu araba? Neden bunu bana yaptın ne hakkın vardı beni senin kokundan mahrum bırakmaya?"

Bunları söyledikten sonra bana herşey karanlıktı. uyandığımda daha sakindim anladığım o ki iğne yapmışlardı. Peki ben neden bayılmıştım. Rüya,rüyam o iğrenç rüya

"Cüneyt Demirkan Ameliyattan çıktı mı?"dedim yanımda duran hemşeriye

"O nasıl?"

"Merak etmeyin Bade hanım O iyi ama bedeni bir hayli yorgun odaya alacağız şimdi"dedi

Demesiyle dünya benim olmuştu o iyiydi gitmemişti beni bırakıp.

Sevinçle cüneytin anne ve babasına sarıldıktan sonra kendi annemle babama döndüm. Onlarada sarıldıktan sonra ellerimi iki yöne açıp zıplamaya başladım. Şuan cocuk gibiydim ama umrumda değildi

Sevincime taş koyan insan parçacığı tabiki ve tabiki Burcu hocaydı. Artık niye bu kadına hoca diyosam. Neyse

Cüneytin annesinin yanına geldi. Öylece izliyordum yüzsüzü

İyi haberini alıp bana döndüğünde sanırım olayı çaktırmamak için güldü.

Cüneyti odaya aldıklarında tek tek herkes giriyordu yanına. Ama ben giremezdim girmeye cesaretim yoktu. Burcu bile girmişti. O öylece yatarken nasıl ağlamıştım ama şimdi girmeye çekinir olmuştum bu ani ruh değisimlerden nefret ediyordum.

Annem içeriden çıktığında yanıma geldi.

"Niye girmiyosun Cüneyt senin adını sayıklıyordu daha demin o burcu denilen kadın ne kadar yakın öyle cüneyte? Git ve kocanın sahibinin olduğunu göster yürü Bade."dedi benim adımı mı sayıklamıştı?

Hiç düşünmeden içeriye girdim. Cüneytin elini tutmuş yanında oturuyordu yelloz Burcu.

"Çekil şurdan kocamla beni yalnız bırak cüneyt seni değil beni seviyo"dememle suratı domates kırmızı oldu. Bişey diyecek gibi oldu ama demeden gitti

O gidince onun yerine ben oturup elini bu kez ben tuttum. Tutmamla gözlerini açtı.

"Demek bizi yanlız bıraksın demek ben seni seviyorum"deyip güldü. Sonra da devam etti

"Hep böyle ol tamam mı özgüvenin hep yerinde olsun hep kendine güven ben olmasam bile"

Dudaklarına elime getirdim susması için ama elime ufak bir öpücük geçirdi.

"Seni çok özledim ben Bade"deyince artık sessizliğimi bozdum.

"Ben daha çok yorma kendini ben şimdi gidiyorum eve sana yeni eşofman getircem. Doktor 2-3 gün daha burda durman gerektiğini söyledi"deyip dudağına masum bir öpücük bırakıp geri çekildim.

"En çok da bunu özledim çocuksu ruhunu"

Allahım sana şükürler olsun onu bana tekrar verdiğin için. Gülüşüne ömrümü verdiğimin Adamı. Gülümsemesiyle huzur bulduğum güzel adam,güzel kocam..

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!