MV 1 - Kirli Hayat

43.3K 696 35

Aylar sonra merhaba.
Çok uzun bir zaman oldu ve ben karşınıza bu kitabımı düzenleyerek çıkıyorum. Kimileri beni bekledi, kimileri laflar edip bıraktı. Herkese yinede teşekkür ediyorum. Mutluluğumun Vedası benim için çok özel bir kitap. O yüzden bölümleri düzenleyerek atacağım artık. İnanın bölümler eskisine göre daha kaliteli olacak. Sizleri çok seviyorum. Eksik olmayın, dostlarım. Yanımda olmanız dileğiyle...

× × ×

Gözümün önündeki annemin görüntüsü, duygularımın kabarmasına yardımcı olurken kendimi ağlamamak için kastım. Sanırım onun yokluğunu en derinimde hissedip ağlamak beni zora sokardı. Öldüğünden beri, kocasından çekiyordum. Bazen düşündüğüm tek şey annemin neden ikinci evliliği yaptığıydı. Tek mi kaldığını düşünmüştü? Ben vardım. Babam yoksa, ben vardım. Ama evlenmişti işte ve annemi kaybetmiştim.

Annem öldükten sonra, sanki elli yaşında bir kadın gibi tüm dertleri üstüme çekmiştim. Adnan, üvey babam, sanki benim içime dert ve huzursuzluk olacağını bildiğinden bana elinden geldiğince çektiriyordu.

Bir keresinde eve kadın getirmişti. Kendimden utandığım bir gece yaşamıştım. Sarhoş olup, bana sövüp saydığı zamanlarda bunların sadece birazıydı.

Babam... Canım. Ölümün pençesi onuda yakaladığından beri kendimi yaşamak için haklı görmüyordum.

Düşüncelerimi bıçak gibi kesen adamın sesiyle dalgın bakışlarımı pencereden ayırdım.

"Nerdesin lan sen?! İki saattir bağırıyorum!"

Gözlerimi leş bedeninde gezdirdim, berbattı. İçkiden çok kadın kokuyordu ve heybetli bedeni çökmüştü. Sanırım hastaydı.

"Burdayım, hazırlarım hemen yemeği."

Yanından geçecekken tuttuğu kolumu sıktı.

"Yemek derdin yok artık."

O karşımda pislik bir şekilde gülümserken, bense safça karşımdaki adama bakıyordum. Bu konuşma nereye gidiyordu?

"Ne demek istiyorsun?"

"Hazırlan, toparlan seni birine götüreceğim."

Kaşlarımı çatarak sakallı yüzüne baktım. Bir iş çeviriyordu fakat ben bunun iyi bir iş olmadığını seziyordum.

"Kime? Kime götüreceksin?"

Kolumdan iterek beni sarstığında kendimi ondan uzaklaştırdım.

"Sana mı hesap vereceğim aptal! Siktir git hazırlan. 10 dakikan var."

Kapıyı yerinden sökecek kadar çarptığında irkildim. Bir işin içine giriyordum ve içimdeki hisler hiçte iyi şeyler söylemiyordu.

Sesinin daha fazla çıkmasını istemediğimden, dolaptan kırmızı büyük bavulu çıkararak tüm kıyafetlerimi gelişi güzel bir şekilde yerleştirdim. Eşyalalarımın hepsini yanıma aldığımdan emin olduğumda, bu ufak odadan çıktım.

Kapıya vardığımda beni beklediğini gördüm. Önce kıyafetlerimi süzdü, sonra yüzümü inceledi. Yaptığı hareket içimdeki siniri ve merakı gün yüzüne çıkarırken derin bir nefes aldım. Birşeyler çeviriyordu.

"Bu halde seni görmeleri... Neyse, haydi düş önüme."

Kıyafetime göz gezdirdiğimde lacivert bir kotla, siyah bir kazağın gayet günlük olduğunu fark ettim. Beni kim görecekse sırıtmıyordum.

Mutluluğumun Vedası Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!