56 - Yeni Kararlar (Part-1)

En başından başla

"Ben... Özür dilerim... Dayanamadım... "

Hala başı boynum da gömülü olduğu için boğuk çıkan sesi ile açıklama yapmak zorundaymışım gibi hissettim.

"Ben... Kırmızı kuşak takmak istiyorum Buğra. Onun... Hakkını vermek istiyorum."

Sesim çatladı, dudaklarım büzüldü konuşurken. Gözlerim yanarken niye dolduklarını anlamaya çalışıyordum.

Sözlerim ile Buğra hiç bir şey demeden boynumu öptü ve üzerimden kalktı. Ellerimden tutup beni de kaldırdı, her ucu bir tarafa kaymış kazağımı, saçlarımı düzeltti. Gözlerine hiç bakmadım. Yoksa utançtan şuracıkta ağlarım.

"Bana bak."

Yumuşacık sesi ile omuz silktim. Bakamam ki!

Çenemi tuttu, başımı kaldırdı, gözlerimi gözlerinin hizasına getirdi...

"Ben... Seni ömür boyu beklerim Mevsim. Tamam, sana dayanamıyorum bu yüzden kendimi kaybettim ama sen istemedikçe olmaz. Tamam mı?"

Çocuk gibi hızlı hızlı başımı sallayıp gözlerimi kaçırdım. Güldüğünü hissedebiliyorum.

"Birde... Sakın benden utanma."

"Peki."

Derken bile gözlerine bakamıyor, utanıyordum. Derin bir nefes alıp ayağa kalktı.

"Terastayım ben."

O terasa çıkar çıkmaz koşar adımlarla kendimi banyoya attım. Kıpkırmızı olmuşum! Dudaklarım şiş, boynum kızarık, saçım karman çorman! Allah'ım n'olmuş bana!

Elimi yüzümü soğuk suyla yıkayıp saçlarımı azıcık yatıştırdıktan sonra çekingen adımlarla salona geçtim. Hala terasda. Derin bir nefes alıp tekli koltuğa oturduğum da gözüm televizyona takıldı. Sözde "sadece" film izleyecektik. Olanlara bak!

*

"Bir hafta çok fazla!"

Bavulum bagaja yerleşirken son bir gayret isyan eden sevgilime gülümseyip beline sarıldım.

"Babamı ancak ikna ederim biliyorsun."

"Of..."

Bir yandan bana sarılıp diğer yandan ofladı.

"Saat kaç olursa olsun inince ara beni."

"Peki sevgilim."

Sevgilim der demez yumuşayan gözlerine baktım hayranlıkla. Çok güzel bakıyor!

Biz göz göze dalmış gitmişken otobüsün kalkacağı anons edilince ondan ayrılmak zorunda kaldım. Dudaklarından hızlı bir öpücük alıp geri çekildim.

"Kendine dikkat et. "

"Hım.. Sende. "

Sözleri biter bitmez dudaklarıma ben karşılık verdim. Sonuçta bir hafta onu görmeyeceğim!

İstemeye istemeye otobüse binip yerime yerleştim. Zaten ben oturur oturmaz haraket etti. Derin bir nefes alıyordum ki mesaj sesi ile telefonuma baktım.

"Seni şimdiden özledim. "

Mesajı okuyunca kahkaha atacaktım resmen. Çok tatlı bu adam!

"Bende "

*

Ben evin kapısını çalmak için prova yaparken elinde bavulum olan Mert geldi dan diye çaldı zili! Daha ben hazır değildim! Kızgın kızgın baktım ama ifadesiz bir şekilde baktı bana. Zaten otogardan beri tek kelime etmedi. Kızgın küçük Bey.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin