90K için hepinize teşekkürler ❤

Unutulan not: Birdy- Skinny Love ile okuyun. Biterse başa alın

Elimi siyah kadife kumaşta gezdirdim, sırtımı yatağıma yasladım ve bacaklarımı öne uzattım. Umudumu yitirmiştim. Artık sıkılıyordum; çünkü ben ölmeden bu acılar sonlanmayacaktı. Belki sırada Jack vardı veya Justin...

Onun ölmesine dayanamazdım. Kalbimin her damarı bu korkuyla kan biriktiriyordu. Katil neredeydi, kimdi?

Kafayı yemek üzereydim. Ben kimseye zarar vermemiştim; ama o benden ne istiyordu, sadece bunun cevabını bilmek bile benim için yeterliydi. Hayatımın sonunu düşünemiyordum. Peşimde, hayatımı bok çukuruna sürükleyen hırslı bir seri katil vardı. Kimi zaman gizli numarayla mesaj atıyor, kimi zaman bulunduğum yerlere kağıt koyup ortadan kayboluyordu. Benim monoton hayatım buydu. Tek yaptığım, bilmediğim bir gerçekten kaçarken etrafımdaki çalılıkların bir sonraki zararını beklemekti.

Justin için endişeleniyordum. Katil benim peşimi bırakıp onu öldürerek intikam almaya çalışırsa...

Elimle yüzümü kapladım. Hemen burda, ne bulduysam kendime geçirip "Neden doğdum ki!" diye bağırıp can çekişerek ölmek istiyordum. Ölüm senaryomu bile hazırlamıştım. Belki de katilin istediği aklımı kaybedip kendi isteğimle ölüme yürümekti.

Tek ihtiyacım olan Justin'di. Mesajı hala kafamı kurcalamakla beraber, ona tekrar benim olduğunu hissettirmek istiyordum. O, Maine'de tek başına kalarak tehlikedeydi. Jack, az çok beni koruyabilirdi.

Elimi pantolonumun cebine yerleştirip telefonumu çıkardım. Bir saatim vardı. Gözlerimden akmaya başlayan yaşları silip pantolonumla parmaklarımı kuruttum. Elim ekranda kayarken kelimeleri birbirine bağdaştırmakta zorlanmıştım. Elimin tersiyle yeni göz yaşımı silip mesaji tekrar okudum ve hiç düşünmeden yolladım.

Kime: Hıyarcık

Bencil olmak istiyorum. Bir saat bile olsa, benim olabilir misin?

Gözyaşlarımı sildiğimde bu sefer hıçkırdım. Fazlaydı. Gözlerimi silik bir dünyaya açmak berbattı, manevi olarak astigmattım. Her şey bulanık geliyordu ve...

Sanırım, bir saat bile olsa netleşmesine ihtiyacım vardı.

Kafamı sertçe yatağa yasladım ve acı vermesini diledim. Fakat yumuşak zemin sinirlerimi altüst etmiştim. Hemen burada can vermek için tutuşuyordum. Tırnaklarımı avucuma bastırıp çığlık attım. İyi değildim, içim söylemek istediklerimi, acılarımı saklamaktan çürümüştü. Ruhum çürümüştü.

Beş arkadaşım.

Ariana, aile dostunuz olmasının yanında aynı okuldaydınız ve aranızdan en çalışkan oydu. Avukat olmak istiyordu fakat belirsiz bir katil tarafından banyoda boğazı kesilmiş halde bulundu.

Amir, kağıttakı cinayet yazısını bırakıp gözlerini bana dikti. Yüzüme yerleştirdiğim dehşet verici ifadeye karşı bir tepki vermedi. Sanki acı çekmemi istiyorlardı.

Wells, okula yeni kayıt olmasına rağmen kısa sürede okul basketbol takımına girmişti. Bay Hammer'a yapılan Unicorn şakasında o çocuğun yanındaydı ve şaka sonrası koşarak yanıma gelmiş olanları anlatmıştı. Wells, yabancı okullar arası basketbol maçı için okulda tek başına alıştırma yaparken sırtından üç kere bıçaklandı.
Önüme dizilen tırtıtıklı bıçak, onundu

Hailey, kanser hastası küçük kardeşi Anastasia'ya bakmak için her hafta geldiğin kütüphanede çalışırken omzundan koluna kadar derin kesiklerle ve ardından kalbine saplanan bıçakla eski kitapların bulunduğu en arka bölmede ölü bulundu ve o kişi sonraki kurban Natalie'di.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!