2.

14.3K 1.2K 529
                                    

*

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

*

Her yerim ağrıyordu.

Hemde her yerim...

Soğuk asfaltın verdiği hissiyat kemiklerime kadar sindiğinde, avuçlarımı yere koyarak kalkmaya çalıştım. Fakat karnımda hissettiğim acı kasılma ile, dirseklerimi kırarak acıyla inledim. Düzensiz soluklarım, göz pınarlarıma düşen uzun saçlarımın arasına karışıyor, inip şişen göğsüm bakış açımda kalıyordu.

"Sende kimsin?" diyen Jongin'in sesini duydum. Zor bela kaldırdığım kafamla birlikte, karanlık yüzünden pek seçemediğim yüz bakış açıma girdi. Arkasında ki sokak lambası yüzünden, yüzü ve gövdesi karanlık duruyordu.

"Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?" diyen derin hırıltılı ses oldukça ilgimi çekmişti. Bu yüzden doğrulup, ayağa kalktım. Ağrıyan bacaklarım yüzünden, ayakta durmakta zorlanıyordum.  Bütün kaslarım, tendon kısmından kopmuş gibiydi.

"Melezlere hakkettiğini veriyoruz" diye yanıtladı Jongin, adımlarını sese doğru attığında. Ben ise karşımda ki adamın yüzünü incelemeye çalışıyordum. Birazcık daha duvara doğru kaysa, görebilirdim bence.

"Bunu yapmak sana mı düşüyor velet?" dedi yüzünü zar zor seçtiğim beden. Sadece kıvırcık saçlarını ve kırmızı gözlerini görebiliyordum.

"Salak bir safkan olmak bunu gerektiriyor" diye fısıldadım Jongin'e bakışlarımı atarken. Gerçekten iğreniyordum bu çocuktan.

"Sana yorum hakkı sunmadım aptal Melez! Derhal arkadaşını alıp, mağarana git" diyen cümlelerle beynimden vurulmuşa döndüm.

Pardon?

"Ne dediğini sanıyorsun lan sen, sikik safkan!" diyip zar zor attığım adımlarla, karşımda ki adamın karşısına geçtim. Şimdi yüzünü daha net bir şekilde görebiliyordum. Ve içimden bir siktir çekmedim de değil.

Çünkü lanet olsun ki bu adam hayatımda gördüğüm en yakışıklı yüze sahipti!

Şiirler yazacağım keskin kızıl gözlere, dikdörtgensi dolgun dudaklara, güneşin kavurduğu esmer soluk bir tene ve şekilli şişkin bir burna sahipti. Elim ayağım titredi resmen. Yüzünde ki kusursuzluk, beni mahvetti.

"Bana bak aptal melez, senin karşında 100'lerinde bebek bir safkan yok. Laflarına dikkat et, eğer dişlerimi damarlarında istemiyorsan!" dedi yüzüme tükürürcesine. Sesinin tonu öyle ilahiydi ki yüzyılların safkanı olduğunu bas bas bağırıyordu. Yaydığı enerji, eski toprak olduğunu belli ediyordu. Fakat bu benim çenemi tutmak için yeterli bir neden değildi.

Melez / Taekook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin