19.BÖLÜM

11.4K 999 310
                                    


Mutluluk ulaşılması çok kolay olan, kendisiyle birlikte farklı duyguların peşinden gelmesini sağlayan mucizevi bir duyguydu. Kendi başına mucizevi olduğu gibi yanına eklenen her kelimeyi de iyileştiren bir etkiye sahipti.

Ağlamak normalde acıyla bütünleşen bir şeyken, mutluluktan ağlamak insanın erişebileceği en büyük güzellikle çağrışıyordu. Mutluyken yaşanan kötü hisler bile erteleniyor, o mucizevi hissin tadına varılıyordu.

Bu kadar etkili olmasına rağmen, ulaşımı en kolay olan histi. Küçük bir çocuğa verilen bir çikolatayla, ait olduğunu hissettiğin yerde yaşadığın his aynı sıfatla adlanıyordu.

Mutluluk güzeldi, çeşitliydi, en önemlisi özeldi. Hüzünlüyken yaşananların üstünü kapatmaya çalışırken, mutluyken yaşananların yaşam boyu hatırlanması istenirdi.

Mutluluk bu kadar çeşitliyken, çaresizlik tekti.

Hangi olayın içinde olursan ol, elinden bir şey gelmeyeceğini anladığın an çaresizdin. Geçmişi değiştiremeyeceğini anladığın an çaresizdin, sevdiğinin acı çektiğini gördüğün an çaresizdin.

Bu iki duygunun ortak olan tek bir yanı vardı. İkisi de kalbindeki insanlar dahil olduğunda çoğalıyor, onlar sayesinde büyüyordu.

Ben şu an çaresizdim, gözlerimden akan yaşlar yaşadığım çaresizlikle çoğalıyordu.

Kartal'ın göğsünde huzurlu bir şekilde uyurken onun huzursuz bir şekilde sayıklamasıyla uyanmış, yaşadığı huzursuzluğun gördüğü kabus yüzünden olduğunu anlamıştım.

İlk başta ne yapacağımı bilemeyerek onu sarsmıştım ama uyandıramamıştım. Onu uyandıramayacağımı anlayınca alnında biriken terleri silmek için elimi uzatmıştım. Alnına değen elimi hızla tutmuş, var gücüyle sıkmaya başlamıştı.

Gözlerimden akan yaşlar sıktığı elimin acısından dolayı değildi. Kartal'ın acısı dinecekse elimi koparsa bile sesim çıkmazdı. Ama olmuyordu, benim sessizliğim onun acısını dindirmiyordu.

"Pelin, dokunma ne olursun, bana bunu yapma.  Yapma bana, dokunma. Artık kaldıramam, lütfen yapma..."

Çaresizce tekrar ettiği sözler dilinden döküldüğü gibi benim yüreğime işlerken, yüreğimin acısı var gücüyle harlanıyor tüm benliğimi yakıp kül ediyordu.

Canım Kartal'ım, çaresiz kardeşim, nasıl kıydılar sana? Nasıl bu kadar acımasız oldular?

Hala sıkmakta olduğu elimi yavaşça ondan kurtarmaya çalıştım. Yaptığı baskıdan dolayı kızarmış olan elimi uyandığında görmesini istemiyordum.

Yaşadıkları yetmiyormuş gibi bir de bundan dolayı üzülmesini istemiyordum.

Zar zor elimi kurtardıktan sonra yavaşça kulağına doğru eğilip aklıma ilk gelen, en kötü gecelerimden birinde karşıma tesadüfen çıkan ve benim karanlığıma eşlik eden parçayı bir ninni gibi kısık sesle söylemeye başladım.

(Eflin'in söylediği parça: 'Ghazal Shakeri - Shab Afaridi'. Bu parça, Muhammed İkbal'in 'Allah ile insan arasında konuşma' şiiridir. Ghazal Shakeri, bu şiiri bir şarkıya çevirerek Farsça seslendirmiştir.)

Dudaklarımdan dökülen ninni Kartal'ın yüzünün yavaşça eski haline dönmesini sağlarken beni geçmişime götürmüştü. Bu parçayla ilk karşılaştığım zaman gözlerimin önünde tekrar yaşanmaya başlarken şu andan gittikçe uzaklaşmıştım.

Sırtımı yatağın başlığına yaslayıp Kartal'ın göğsümün üstüne yatmasını sağladım. Parmaklarım terden dolayı ıslanmış saçlarını yavaşça okşarken transa girmiş bir şekilde söylemekte olduğum ninniye devam ettim. 

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 04, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

EKSİK HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin