"DOPAMİN BAĞIMLILIĞI"

45 0 0
                                    

Ecem

Gece saat 03:00 sularıydı.Yatağımda boş boş oturuyordum.Hiçbir şekilde uyku tutmuyordu.Murat bu saate kadar tam 94 tane cevapsız çağrı ve bir sürü mesaj bırakmıştı telefonuma.Hiçbirine cevap verecek gücü kendimde bulamıyordum hala.Açsam ne diyecektim ki?
Her şey bitti ben yurt dışına gidiyorum mu dicektim?Bu düşünce aklımdan geçerken bile boğazım düğümleniyordu.Dilime dökebilmek benim için çok ağırdı.Baş ucumdaki gece lambamı kapatıp uzanmaya karar verdim.Yorganın altına girerken bir tıkırtı sesi duyar gibi oldum.Emin olmamakla birlikte yatağın içine yayılmaya devam ediyordum ki ses tekrar geldi.İrkildim.Hareketsizce bekledim önce.Cam balkonumdan geliyor gibiydi.Yine gelince dayanamayıp gece lambamı tekrardan yaktım.Kalkıp sesin geldiği yöne ilerlerken bir de ne göreyim? Elimi çığlığımı bastırırcasına ağzımı kapadım.Murat..Balkondaydı.
Eliyle kapıyı aç dercesine hareket yapıyordu.
Yavaşça kapıyı açtım.
Gözlerime derin ve anlamlı bir bakış attı.Bense gözlerimi kaçırdım.
"Ne yapıyorsun burda? Delirdin mi?"
"Seni merak ettim." Dedi derin bir nefes alırken.
Bir sey söylememe fırsat vermeden beni tutup kendine çekti.Sımsıkı sarıldık.Sanki bir anda zamanı durdurup dünyanın en güzel boşluğuna bırakmıştım kendimi.Havanın sıcak veya soğuk olması bir şey ifade etmiyor çünkü ona sarılınca hava hep ılıktı nedense,ne üşüyor ne de yanıyordum.Muratla tek vücut olarak duruyorken sanki uzaklarda bir yerlerde en güzel çiçekler bir anda açıyor, en güzel kuşlar şarkı söyleyerek kafeslerinden uçup masmavi gökyüzüne kavuşuyormuş gibi hissediyordum, denizlerin dalgaları bile daha coşkuyla vuruyordu sahillere. Rüzgar bile hoş bir tınıyla yalıyordu sanki kulaklarımı.İnsana her şeyi unutturan bir tedaviydi ya da terapi her neyse işte.Sımsıkı sarılan kollarımız yavaş yavaş gevşemeye başladığında,vücutlarımız ayrıldığı andan itibaren ikinci sarılmayı özleyeceğimi biliyordum.
İki parmağıyla çenemi tutup yüzümü ona bakmam için kaldırdı.
"Kö-tü şeyler oldu" diyebildim yalnızca.
"Şşş biliyorum." Dedi işaret parmağıyla dudaklarımı kapatırken.
"Baban.." dedi sessizce.Yutkundu.
"Sana bir şey yaptı mı? Canını yaktı mı?"
Gözlerim dolmuştu.
"Ha-hayır" dedim, çok tedirgindim Babamın uyanmasından ve Muratı burda görmesinden çok korkuyordum.
"Gitmelisin." Diye ekledim.
"Korkma" dedi.Sesindeki çaresizliği hissedebiliyordum.
"Murat, ben İngiltereye gitmek zorundayım." Cümlemi zorlukla tamamlamıştım.
Bunca zamandır babamın sözünden hiç çıkmamıştık.Ne Zenan ne Ablam ne de ben.Hep babam ne diyorsa o olmuştur.Onu kıramazdık.Ben ne söylersem söyleyeyim, babam bir şekilde kendi istediğini uygulardı.Bu duruma itiraz etmem anlamsızdı.Çoktan kabullenmiştim bile.İngiltereye gidilecekti.Konu kapanmıştı.
Bu düşünceler aklımı meşgul ederken, Murat susmayı tercih etti.Susuyordu..
Napacaktı ki zaten?Bir ömür beni mi bekleyecekti?Ona hiçbir şey vaad edemezdim.Hayatından çıkmak zorundaydım.
"Ecemm.." dedi m harfine yaptığı tınıyı asla unutamayacaktım.Çok bitkin ve vazgeçilmiş bir yakarıştı sanki bu.
Muratı ilk kez bu kadar çaresiz görüyordum.
Yüzümü iki eliyle kavramıştı, uzun ve kemikli parmakları ensemdeki saçları okşuyordu.Eğildi ve usulca nemli dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Zamanı dondurma isteğimin tavana vurduğunu hissettim.Murat dudaklarını dudaklarıma nefessizce bastırırken,beynim dopamin salgılıyordu.Bir dergide okumuştum, Dopamin bağımlılıktan muzdarip kişilerde çok aktif olan ödüllendirici bir kimyasaldır. Kumar, uyuşturucu, yemek ya da herhangi bir şeye bağımlılığı olan birisi aslında dopamin salınımına bağımlıdır. Bu da aşık olduğunuzda aslında arzuladığınız kişiye bağımlısınızdır anlamına gelir.Evet ben kesinlikle Murat bağımlısıydım!
Artık o dudakları başkalarının öpeceğini bilmek kalbimde tarifsiz bir acıya sebep olmuştu.Bu öpüş Muratın bana üç noktalar yerine,tek nokta koymalıyım artık deme şekliydi.Farkındaydım..Bana veda ediyordu.Siyah bir veda öpücüyle vazgeçiyordu benden..
Ellerini yavaşça gevşetip dudaklarını dudaklarımdan ayırdı.Arkasını döndü.Geldiği gibi gitmeye koyuldu.Bense gözümden akan tek damla yaş ve titrek dudağımla öylece bakakaldım arkasından..Havada asılı kalan veda kokusunu içime çekerek,bu hayatta ilklerimi yaşadığım adamın arkasından öylece bakakaldım..

TUTKU VE TUTSAKLIK 3Where stories live. Discover now