15.BÖLÜM

18.6K 1.4K 784
                                    


Önümdeki koruyu dalgın bir şekilde izliyordum. Yaşamış olduğum şey bildiklerimi sorgulatıyordu. Kime güveneceğimi şaşırmıştım, en yakın arkadaşımdan şüphelenmek beni yerle bir etmişti.

Öğrendiğim bilgiyle beraber tüm hayat enerjimin elimden alındığını hissediyordum. Tarık'ın fotoğrafını gördükten sonra herkesten her şey beklemeye başlamıştım, kimin ne derece samimi olduğunu bilmiyordum. Çisem'in bu olayın neresinde olduğunu, bilip bilmediğini bile bilmiyordum.

İçime derin bir nefes alarak birkaç saniye durdum. Nefesimi geri verirken, yaratıcıdan yardım istedim. Bana bir yol göstermeliydi, bildiğim yol yerle bir olmuştu.

Yaşadığım ihaneti öğrendikten sonra bir süre daha orada kalmış, toparlanmamı beklemiştik. Devran annemleri arayarak akşam eve gelmeyeceğimizin haberini vermişti. Olayları sindirmeden onlara anlatamayacağımı söylemişti, haklıydı.

Önümdeki paketten bir sigara aldım, çakmakla sigarayı ateşlerken hafif gülmüştüm.

Abi demiştim iyi mi.

Devran ve Pamir'e abi demem planladığım bir şey değildi, tamamen içimden gelerek söylemiştim ve pişman değildim.

Kapının oradan bir ses geldiğinde bakışlarımı oraya yönlendirdim. Ateş elinde iki adet kupayla karşımda duruyordu.

Bana doğru adımlarken konuştu. "Eflin, kapıyı çaldım ama duymadın. Gelebilir miyim?"

Omuzlarımı silkerek cevapladım. "Geldin zaten Ateş, müsaitim," elimle yanıma iki kere vurdum. "Otur lütfen."

Ateş yanıma yerleşip elindeki kupanın tekini bana uzattı.

"Nasılsın Eflin?"

Dalgın bir şekilde yüzünü inceledim. Ateş'in bakışları yine aynıydı, bir şeyler öğrenmişti ve beni yalnız bırakmak istemiyordu.

"Daha iyi günlerim olmuştu."

Ateş ilgiyle yüzümü incelemeye başladı, bendeki hasarın büyüklüğünü ölçmeye çalışıyordu. Hasar ölçülecek gibi değildi, en yakınımdan şüphelenmeye başlamıştım. Aklıma asla gelmeyen şey başıma gelmişti.

"Pamir'le evden ayrılırken bir şeyler çevirdiğinizi anlamıştım," elindeki kahveden bir yudum aldı ardından devam etti. "Akşam gelmeyeceğinizi öğrenince de iyi şeyler olmadığını anladım."

Bakışlarımı karşıya çevirerek konuştum."Devran abimle mi konuştun?"

Ateş yerine iyice yerleşerek konuştu. "Seni merak ediyordum, eve geldiğiniz zamanki halini görünce de," bir süre bekledi, ardından yutkunarak sözlerine devam etti. "Dayanamadım Eflin, bir ölü gibiydin ve ben de kardeşimi bu hale neyin getirdiğini merak ettim."

Kafamı salladım. Bir ölü gibi değildim, ölüydüm. Büyük bir yıkım yaşamış, gafil avlanmıştım.

"Her şeyi öğrendin ve abim de seni bana yolladı değil mi?"

Ateş elindeki kupayı sehpaya bırakarak bana döndü. "Abim göndermeseydi de gelecektim Eflin, seni bu hale getiren şeyi öğrendikten sonra zaman tanımaktan vazgeçtim. Çünkü," titreyen sesiyle ona baktım. "Çünkü Eflin, yaşadıklarının aynısını ben de yaşadım. En yakınımın bana, bize oyun oynadığını öğrendim."

Gözlerim dolarken zorlukla konuştum. "Nasıl dayandın Ateş? Ben nefes almakta bile zorlanırken, sen bu ihaneti nasıl aştın?"

Ateş ellerimi tuttu, ardından kısık sesiyle konuştu. "Ailem sayesinde Eflin, ailemin sonsuz desteğiyle aştım. Sen de aynısını yapacaksın," elinin tekini kalbimin üstüne koyarak devam etti. "Burada yaşadığın kırıklığı biz iyileştireceğiz kardeşim, ailen iyileştirecek."

EKSİK HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin