14.BÖLÜM

20.7K 1.6K 634
                                    


Elimdeki küpeyi de takarak aynadaki son halime baktım. Antrasit rengi kot eteğimin üstüne giydiğim beyaz atleti, eteğimle aynı renk kot ceketimle kombinlemiştim.

(Kıyafetleri bu şekilde, beğenmediyseniz istediğiniz gibi düşünebilirsiniz

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Kıyafetleri bu şekilde, beğenmediyseniz istediğiniz gibi düşünebilirsiniz.)

Saçlarımın yarısını yukarıdan küçük bir topuz yaparak yarısını açık bırakmıştım. Her şeyimle tamamdım. Telefonumu çantamın içine bırakarak odamdan çıktım.

Akşam için bizimkilerle buluşacaktık. Her şey o kadar yabancıydı ki tanıdık birilerini görmek bana iyi gelecekti.

Merdivenlerden inerken dün yaşadıklarımı düşünmeye başladım.

Gün boyu ailemle çok güzel zaman geçirmiş, kafamdaki düşüncelere bir günlüğüne mola vermiştim. İstisnasız hayatımda geçirdiğim en güzel gündü.

Annemin hediyesini yatağımın yanındaki şifoniyere bırakmıştım, yaşadıklarımın gerçekliğini sorguladığım an açıp bakıyordum. Gece boyunca defalarca bakmam dışında bir sıkıntım yoktu, bu kadar mutluluğu bünyem yadırgıyordu.

Devran'ın Alparslan'a söylediklerinden sonra bahçeye çıkmış, biraz konuşmuştuk. Ne kadar düşünmek istemesem de duramıyordum. Aklımdaki her şeyi ona sormuş, cevap aramıştım.

İlk olarak Mehmet'i sormuştum. Yaptıklarından sonra adalete teslim olması içimi soğutmamıştı. Her şeyin suçlusu oydu ve çektiği vicdan azabıyla rahatça uyuması benim uykularımı kaçırıyordu.

Devran'ın anlattıklarıyla böyle düşünenin tek ben olmadığımı anlamıştım. Kadir beyin yani dedemin onu içeride boş bırakmadığını öğrenmiştim. Şiddete karşıydım ama Mehmet'in bu kadar hayatı mahvettikten sonra bir şeyler yaşamasını istiyordum. En azından rahat uyumadığını bilmem lazımdı.

Merve'ye ne olacağını sorduğumda az kaldığını söylemişti. Kahveyi getirdiğinde içinde bir şey olduğunu bilmesine rağmen neden tepkisiz kaldığını sorduğumda ise Devran'ı diğerleriyle karıştırmamam gerektiğini anlamıştım.

Merve'nin yapacağı her şeyi bilerek tüm kozlarını elinden almıştı. İlaç olarak bildiği şey boş bir vitaminden başka bir şey değildi. Odalara giremiyordu ve yemeklere dokunamıyordu. Beyza Merve'nin her anını gözlüyor, olası bir tehlikede hemen müdahale ediyordu.

Merve'nin belgelere daha doğrusu sahte belgelere ulaşmasını sağlayacak ardından suçüstü yaparak onu görevden alacakmış. Bu şekilde olduğunda sadece şirket için bize ihanet ettiğini zannedeceğimizi ve bize karşı oynadığı oyunu hala bilmediğimizi düşünecekmiş. Güzel plandı, attığımız adımları boşa atmamış olacaktık.

Aklımdaki diğer soru ise Merve'nin kahveyi getirdiği zamanla alakalıydı. Ona ya içseydim diye sorduğumda, içinde gerçekten bir şey olsaydı buna asla izin vermeyeceğini söylemişti. Ailesine gelecek olan en küçük zararı bile hesapladığını anlamıştım, bunu Kartal için yaptığı fedakarlıkla en başından anlamıştım. Ona kahraman sıfatını boşuna vermemiştim. Devran yaptıkları ve düşüncekleriyle bunu sonuna kadar hak ediyordu.

EKSİK HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin