4.BÖLÜM

20.3K 1.3K 250
                                    

"Öyle işte Kaan aklın bende kalmasın, Çisem'e de söyle bunları halledip evime geleceğim."

Kaan bir süre sustuktan sonra sıkıntı bir sesle konuşmaya başladı.

"Hiç ihtimal vermemiştim Eflin, tamam ben hallederim sen de haber vermeyi unutma."

Elimi saçlarımdan geçirerek bulunduğum yeri inceledim.

"Tamam Kaan şimdi kapatmam lazım. Haber veririm."

Kaan'la kapattıktan sonra bir süre daha öyle boş boş etrafı inceledim. Ardından içeri doğru ilerlemeye başladım.

Sonuçların açıklanmasının ardından iki taraflı olarak konuşmak istemişlerdi. Şimdi ise bir kafede ne yapılacağı konuşuluyordu.

Kafeye girince Cihan beyin sinirle babama yani eski babama bir şeyler anlattığını gördüm. Cihan bey ne kadar sinirliyle babam o kadar sakindi. Umrunda değildi.

Beni fark eden Leyan hanım gergince gülümsedi, masaya geçince sinirli olanın sadece Cihan bey olmadığını fark ettim.

Karasioğlu ailesi genel olarak bir sinir krizi geçiriyordu.

"Hakan bey anlıyorum siz yeni bir aile kurmuşsunuz ama bu konu hakkında hiçbir düşünceniz yok mu?"

Ateş'in sinirle söylediği şeyden sonra babam cevap verdi.

"Bak genç adam biz Süveyda'yla yaşamıyorduk zaten, onun kendi evi vardı. Pelin'in annesi Sedef akıl hastanesinde tedavi altında. Onunla olamayacağına göre ben de ona seçenek sunuyorum. Eşim Asu hamile ve kızım Ceyda evde başka birini istemiyor."

"Pelin'in de kızınız olduğunu unutmayın lütfen."

Ateş'in siniri kat kat artmış, tahammül edemiyormuş gibi konuşuyordu.

Onlar konuşmaya devam ederken Asu hanıma baktım, yine o şeytani gülümsemesi yüzündeydi.

"Pelin, ya burada kalıp ayrı bir eve çıkacaksın ya da seni yurtdışına göndereceğim. Seçim senin, yeni tanıştığın insanlarla aynı evde yaşamak istediğini sanmıyorum."

Babamın söylediklerinden sonra Cihan bey sertçe konuştu.

"Daha 17 yaşında olan bir genç kızdan bahsediyoruz Hakan bey. Onu kendi himayeniz altına almanız gerekiyor. Siz bir şey yapmayı istemiyorsanız biz Pelin'le de ilgileniriz."

17 yıldır yanlarında olan kızlarını elbetteki başıboş bir babaya bırakmayı düşünmüyorlardı. Hakan'ın Pelin'i umursamadığı ortadaydı. Başından atmak istediğini herkes anlamıştı.

"Pelin'in benim kızım olduğu ortaya çıkmışken siz hangi vasıfla onun hakkında karar veriyorsunuz. Ben Pelin'e soruyorum, kızım kararın nedir?"

Kızım demesiyle kafamı yavaşça salladım. Kızı ya kızı başından atmaya çalıştığı kızı.

Pelin'in cevabını merak ederek ona bakınca gözleri parlayarak babama baktığını gördüm.

"Ben yurtdışına çıkmak istiyorum. Sizlerle bir bağımın olmasını istemiyorum. Maddi olarak yanımda olmanız yeterli."

Söyledikleriyle şokla ona baktım.

Bu umursamaz tavırlarını babasından aldığı ortadaydı. Cidden onların kızıydı, her şeyiyle anne babasına benziyordu.

Babam kibirle Cihan beye döndü.

"Gördüğünüz gibi biz konuyu kendi aramızda hallettik, lütfen bir daha bu konu açılmasın ve muhatap olmayalım. Velayet davasıyla avukatım ilgilenecek. Pelin'in eşyalarını nereye göndereceğinizi de size bildiririm."

EKSİK HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin