3.BÖLÜM

20.8K 1.2K 174
                                    

Elimdeki sigaradan bir nefes daha çekerken Çisem'i dinliyordum.

Çok sık kullanmamama rağmen son zamanlarda arttırmıştım.

Boşta kalan elimle başımı ovuşturdum.

"Eflin sakin olmalı ve mantıklı kararlar almalıyız, bu gibi olaylar nadir olsa da var. Ben her şeyi düşündüm. Reşit değilsin ve bu üstünde söz hakkı olabileceklerini gösteriyor. Asla fevri hareket etmemeliyiz, en ufak bir olayda bu durumu kullanabilirler. Nasıl insanlar bilmiyoruz, ondan dolayı her şeyi planlayarak yapmalıyız."

Hızlı hızlı konuşmasını dinlerken gözlerimi kapattım.

Ben de düşünmüştüm, ya beni yanlarında isterlerse diye çok düşünmüştüm.

"Çisem daha hiçbir şey belli değil, lütfen sakin ol. Hayatımda bir şey değişeceğini sanmıyorum."

Dün o saçma telefon konuşmasından sonra yalnız kalmak istemiştim, yanımda kalmak isteseler de bana müsade etmişlerdi.

Sabaha kadar kimsenin uyuyamadığını biliyordum, şimdi o konuşmayı telefondan yapıp benim yanımda olmaya çalışıyorlardı.

"Eflin kararın hala aynı mı?"

Benim için endişeleniyorlardı, bunu görüyordum ama yapacak bir şeyim yoktu. Ben de böyle bir durumda olmayı istemezdim.

"Aynı Kaan, bunu yalnız halletmeliyim."

Yorgun bir sesle devam ettim.

"Her an yanımda olduğunuzu biliyorum, bundan güç alıyorum. Lütfen endişelenmeyi bırakın. Her şeyi halledeceğim, bana güvenin."

Dediklerimle beraber birkaç şey daha konuşulmuş ardından gecikmemek için taksiyle hastaneye gelmiştim.

Nadir görünen bir olayın içindeydim, 17 yaşında bunlarla tek başıma uğraşmak beni yıpratıyordu.
Şu an bile yalnızdım, yanımda bir ailem yoktu.

Bakışlarımı yavaşça yukarı kaldırarak gökyüzüne baktım. Yardıma ihtiyacım vardı, bir işaret istedim, küçük bir işaret sadece.

O sırada havada süzülerek önüme bembeyaz bir kuş tüyü düştü, eğilerek onu alıp gözlerimi kapadım.

"Artık mutlu olmak istiyorum."

Dileğimi dileyip tüye üfledikten sonra içeri girmem gerektiğini biliyordum.

Çok gergindim, o kadar gergindim ki midemin ciddi anlamda düğümlendiğini hissediyordum.

Danışmandan gerekli bilgiyi alarak asansöre ilerledim, derin bir nefes alarak içimdeki endişeyi gidermeye çalıştım.

Yaşadıklarım o kadar karışık geliyordu ki bunları nasıl atlatacağımı düşünüyordum. Ya da atlatsam bile hangi izlerin kalacağını.

Ben zar zor kabullenmiştim ailemin yaptıklarını, şimdi bir anda bu yaşadıklarımın bir yalan olduğunu düşünmek beni boşluğa sürüklemekten başka bir şey yapmıyordu.

Düşüncelerimle birlikte kapıyı tıklatarak açtım, göreceklerimden o kadar korkuyordum ki farkına varmadan kafamı yere eğdim. Hazır değildim.

Anneme ve babama benzemediğimi biliyordum, içeride bulunan herhangi bir kişiyle benzerliğimi kaldıramazdım.

Keşke Kaan ya da Çisem'le gelseydim, birinin elini tutmaya ihtiyacım vardı.

"Süveyda, geç kaldın."

Babamın sesiyle bakışlarım onu buldu. Kafamı kaldırmamla birinin nefesini tuttuğunu duydum.

EKSİK HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin