Felix birkaç gün sonra yapılacak olan liderlik değişimi için kendisine giyecek bir şeyler almaya karar verdiğinde bu kadar zorlanacağını düşünmemişti. Girdiği her mağaza sanki bir girdaptı ve seçenekler arttıkça kararsızlık içinde boğuluyordu. Eh tabii, şansına arkadaşlarının da bugün müsait olmaması işin tuzu biberi olmuştu onun için. Oflayarak cadde üzerindeki bir diğer mağazaya girdiğinde çalışanlara gülümsedi. "Kolay gelsin." diyerek yeni bir tur düzenledi reyonların arasında. İstediği şey basitti, sade ama çarpıcı. Düğündeki beyaz takımdan sonra bu kez o Chan'a uyum sağlayarak siyah giyinmeyi düşünüyordu. Telefonu çaldığında reyonları dönmüş mağazadan çıkmak üzereydi. Gördüğü isimle içinin ısındığını hissetmişti. Açtığı gibi konuştu.
"Nasılsınız Bayan Bang?"
"Felix.. Felix.. Gerçekten bu klişeyi yaşıyor muyuz?"
Felix duyduğu enerjik sesle gülümsedi. "Özür dilerim, anne demek istemiştim. Nasılsın anne?"
"Şimdi harikayım işte. Birkaç hafta yeni evlilere zaman verelim dedik ancak siz de çok bencil çıktınız canım, ne görmeye geliyorsunuz ne de arıyorsunuz? Daha doyamadınız mı birbirinize?"
Felix yüzünün bir domatesten farksız olduğunu hissediyordu. Cadde üzerinde yürüyen bir domates gibiydi. "Haklısın, ihmal ettik sizi ama biliyorsun Chan yoğun bir dönemden geçti. Neyse ki güzel bir sonuçlandı."
"Aslında ben de seni onun için aramıştım. Neredesin şimdi sen? Arkandan araba sesleri geliyor."
"Alışverişe çıkmıştı-"
"Caddedesin o zaman, atla bir taksiye bana gel. Akşam Chan seni alır buradan."
"Geliyorum." Felix, omega Bang'ı alışverişe tercih etmişti. Telefonu kapattığı gibi yakındaki taksi durağına yürüdü. Elbette omeganın 'bana gel' demesinden eve değil de dükkanına çağırdığını biliyordu. Dükkan denildiğinde küçük bir yer hayal ediliyor olsa da aslında tam tersi oldukça geniş ve kapsamlı bir güzellik salonu vardı Bayan Bang'ın. Felix saçlarını küçüklüğünden beri bu salona emanet ediyordu. Uzun zamandır gitmemişti. Taksi şoförüne adresi verdiğinde arka koltukta camdan yansımasına baktı. Kendisi de bir değişklik mi yaptırsaydı?
Trafiğin çok olmaması gideceği yere kısa sürede varmasını sağlamıştı. Cüzdanından çıkardığı kartı şoförün uzattığı POS cihazına okuttuğu gibi iyi günler dileyerek indi. Kapıdan girdiği gibi içinin açıldığını hissetmişti genç omega. Salon genellikle krem, bej ve altın sarısından oluşuyorsa da içeride pembe ve lila çiçekler kullanılmaktan da geri durulmamıştı. Bayan Bang harikaydı, ah düzeltmeliydi. Annesi, harikaydı. Bekleme salonu dahil tamamen doluydu şu anda içerisi. Gülümsedi. Danışmadaki genç beta gelen omegaya yaklaşıp Bayan Bang'ın odasında onu beklediğini ilettiğinde Felix teşekkür etmişti.
Omega ezbere bildiği odaya kolaylıkla geldiğinde kapalı kapıyı tıklattı. İçeriden keyifli sesle bir davet geldiğinde yüzündeki gülümseme büyümüştü. Beyaz kapının ardında salonun genel renk tonuna uygundu, tek fark bu odaya bej ve kreme dahil olan yeşil tonlarıydı. "Hoşgeldin canım." Omega kollarını çilli genç için açtığında Felix hızla sarıldı. "Hoşbuldum anne."
Birbirlerinden uzaklaştıklarında omega küçük olanı hemen yanındaki sandalyeye oturtup karşısına geçti. "Ne içersin?"
"Sütlü filtre kahve olur."
"Sade içtiğini hatırlıyorum ama-"
Genç omega gülümsedi. "Sana eşlik etmek istedim sadece." Yıllanmış omega sıcacık bir gülümsemeyle baktı karşısındaki gence. Oğlunun hayatında yaptığı en doğru tercihti eş seçimi. Kafasıyla onaylayıp servis kodunu tuşlayıp iki kahve istedi. Bu sırada Felix de bir kez daha hayran hayran etrafı izliyordu. Sırf bu güzellik salonu yüzünden küçükken bir salona sahip olmayı düşlerdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ikigai | chanlix
FanfictionLider alfa olmak için yetiştirilen genç kurt, her şeyi tamamlamıştı. Bütün bilgi birikime, örf ve adetlere hakimdi. Sadece tek bir şeyi eksikti; kendine ait bir omega.
