76.BÖLÜM "ALP"

72.2K 7.5K 4.9K
                                    

Sevgili dostlarım, finale son dört bölüm<3 4 bölüm sonra son kez Lal Vedasında buluşuyoruz.

76.BÖLÜM "ALP"

Artık uzamış saçlarım belime kadar geliyordu, kuaförüm her bir telini ayrı ayrı dalgalandırmış, incili bir saç tokasına duvağımı geçirmişti. Duvağım, ayaklarımın ucundan epey daha ileriye uzanıyordu ve yürürken, üzerine takılıp düşmemek için tüm gücümü kullanıyordum.

Dudaklarımdaki gülümsemeye engel olamıyordum. Düğünümüzün yapıldığı bahçede, gezinen kelebekler eteğimle beraber uçuşuyordu ve çok mutluydum. Bunun bu kadar tarifsiz beni heyecanlandıracağını hiç tahmin edemezdim ama sevdiğim adamla evliydim, onun kolları arasındaydım. Karnımda onun bebeği, yüreğimde onun sevgisi, parmağımda onun yüzüğü... Her şeyin bittiği bu noktada, çok mutlu hissediyordum.

Kuvars elimi tutarken "Artık hep beraberiz," dedim gülümseyerek. "Sen, ben ve Merih..."

Kuvars'ın karaçam rengindeki yeşil gözleri dolu dolu oldu, yutkundu. Bir damla yaş sol gözünden akıp giderken "Sonunda," dedi. "Hep beraberiz."

Eli uzandı ve karnımı buldu, gelinliğimin tülünden çıkan karnımı buldu elleri. "Sizi o kadar seviyorum ki, kelimelere dökemem..."

Benimde gözlerim dolu dolu oldu.

"Aman aman, damat bey gelin hanımı ağlatmayı bırakabilir misiniz acaba, makyajı bozulacak sonra."

Kuvars hızla diğer eliyle gözlerini silerken kız kardeşi Eliza'ya gülümseyerek baktı. "Bebeğim."

"Tebrik ederim abicim, eh biraz geç bir düğün oldu ama her şey çok güzel oldu."

Kuvars Eliza'ya sıkıca sarılıp onu kollarının altına alırken bana da sevgiyle gülümsedi. "Eh artık biz resmi olarak gelin görümce mi olduk?"

Gülümseyerek başımı salladım. "Daha çocuklarımız, Efe ve Merih beraber büyüyecekler..."

"Biz yapamadık ama onlar kardeş gibi olacaklar," dedi Eliza abisi Kuvars'a dönerken. Kuvars yutkunmakta bile zorluk çekerken, başını sallayabildi sadece.

"Çok tebrik ederim," diye bir ses duymamla başımı çevirdim şaşkınlıkla. Merve buradaydı. Onu düğün davetlilerin arasında görmediğim için şaşırırken, yeni gelmiş olduğunu fark ettim. Üzerinde kendi kırmızı saçlarının rengi bir elbise vardı, uçuş uçuş elbisesi ayaklarına kadar uzanıyordu. Derin yırtmacından sol bacağı belli olurken, bana biraz çekinerek biraz da gülümseyerek baktı.

"Merve," dedim şaşkınlıkla.

O daha büyük bir şaşkınlıkla bana baktı. "Cemre? İnanmıyorum, konuşuyorsun."

Benimde gözlerim dolu dolu olurken başımı salladım. "Evet."

"İnanamıyorum," dedi kendi kendine sayıklar gibi. Bana söylediği onca sözden sonra şimdi başım dimdik ona baktım. Bana Kuvars'ın acıdığını, dilsizin teki olduğumu, hiçbir zaman başaramayacağımı söyleyerek çıkmıştı hayatımdan, en son intihar ettiğim gün hastanede görmüştüm onu. Beni kıskandığını, başaracağıma inandığını söylemişti. "Başarmışsın."

Ağlamamak için çenemi sıktım. "Tıp kazanmışsın, konuşuyorsun, sevdiğin adamlasın, onun bebeğini taşıyorsun. Çok tebrik ederim, tüm hayallerini gerçekleştirmişsin, hadsizce konuşan herkese rağmen."

Uzandım, her şeye rağmen elini sıktım. "Teşekkür ederim Merve."

"Asıl ben teşekkür ederim, özellikle Kuvars Bey, vize işlerimi hallettiğiniz, düğüne beni de davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim."

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin