33

3.1K 432 159
                                        

Felix gelen malzemelerle eksik yemeklerini hızla yapmaya koyulmuştu. Havanın güzelliğinden yararlanarak masayı arka bahçeye kuracaktı.

Chan üzerine daha rahat bir şeyler giyip aşağı, mutfağa indi. "Yardım edebileceğim bir şey var mı?"

"Bahçedeki masayı siler misin? Bir an önce hazırlayalım."

"Tamamdır." Chan Felix'in ona attığı nemli ve kuru bezi alıp cam kapıdan çıktı.

Felix telefonunun çalmasıyla ocaktaki yemeğin altını kıstı. Arayan Jisung'tu. "Efendim Ji?"

"Biz çıkıyoruz. Bir şey lazım mı bebeğim?"

"Yok. Chan aldı her şeyi."

"Kocişi markete de gidermiş eşi için."

"Ha, ha ve ha. Espri günündesin sanırım."

"Aman, iyi. Geliyoruz."

"Öptüm."

"Neremden?"

"Ji!" "Hayatım!" Felix kendisi ile aynı anda telefonda Minho'nun da bağırdığını duymuştu. Kıkırdadı. "Sinirlendirme kocanı. Dikkatli gelin."

"Tamam canım."

Felix telefonu tezgaha bırakıp tekrar yemeğe döndüğü sırada Chan girdi içeri. "Servis tabaklarını götüreyim mi?"

"İyi olur. Jisung aradı, yola çıkıyorlar."

"20 dakikaya burada olurlar o zaman."

Felix önündeki tencerenin kapağını ve ocağı kapattı. "Aynen. Yemek anca dinlenir zaten." Arkasını dönüp garnitürü hazırlamaya koyulduğu sırada Chan'ın onu izlediğinden habersizdi.

Chan ise gerginlikle elini tezgahta gezdirdi. Felix'in bu haline ne yol açmıştı, emin değildi ancak bu gece herkesle birlikte vereceği haberle gülüşünü görmek istediği kesindi. Gözü tabaklara takıldığında uzanıp tekrar bahçeye çıktı. Tabakları masaya yerleştirirken hemen kaşık ve chopstickleri de yanlarına dizmişti. İçeri tekrar girdiği sırada Felix'i elinde bardak dolu tepsi ile cam kapıya yürürken gördü. "Onları da alayım ben." Uzanıp Felix'ten aldığı bardaklarla tekrardan bahçeye çıktığında genç omega da geri kalanları almak için tekrar geri dönmüştü.

Hızlı kurulan masanın ardından arkadaşları da ikişer ikişer gelmeye başlamıştı. İlk olarak Jisung ve Minho çifti gelirken onları Jeongin ve Hyunjin takip etmişti. Tabii Felix için en beklenmedik şey Seungmin ile Changbin'in birlikte gelmesiydi. Sayının tamamlanmasıyla herkes bahçedeki masaya yerleşirken Felix yemek servisine başlamıştı bile.

Dakikalar saatleri kovalarken yemekler çoktan bitmiş ancak keyifli sohbet nedeniyle kimse masadan kalkmayı teklif etmemişti. Ilık akşam havası hafif esintilerle onlara eşlik ediyordu. Dolaplarındaki şarap kutlama için kendilerini beklediğini hatırladı en büyükleri. Hem haber verecek hem de sevdikleriyle kadeh tokuşturacaktı alfa. Chan, Minho'yu mutfağa çağırarak ayaklandığı sırada Changbin son kez Seungmin'e bakarak "Ben geleyim hyung, hem bir şey konuşacaktım seninle." dedi.

Chan omuz silkip ilerlerken Felix anlamış gibi yan tarafında oturan Seungmin'e gülümsemişti. Seungmin giden ikilinin ardından ayaklanmamak için büyük bir iç savaş veriyordu. İç çekti. Umuyordu ki abisi kötü karşılamayacaktı.

Chan içeri girdiğinde kendisini tezgaha yasladı. "Sorun yok değil mi?"

Changbin çocukluk arkadaşının tam karşısına geçerek alnını sıvazladı. "Söylediğim şey, tahmin ettiğin bir şey ama olsun benden duy."

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin