19.GÖREV

496 54 69
                                    

Bölüm şarkımız; Jon Bryant-The
Okurken dinleyebilirsiniz.   
İnternetten Türkçe sözlerine bakabilirsiniz.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın. :)

Keyifli okumalar.

kurgunun instagram hesabı: @ucurumkatiliofficial

                                            🔪🚨⚰️

                                   UÇURUM KATİLİ
                                         19. GÖREV

                                              Tam arabayı çalıştırdığım esnada telefonumun melodisi duyuldu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

                                              
Tam arabayı çalıştırdığım esnada telefonumun melodisi duyuldu. Arayan başkomiserdi. "efendim başkomiserim"

"hemen karakola gelin"

"tamamdır"

Telefonu kapatıp ceketimin cebine koydum. "önemli bir şey yakaladılar sanırım hemen gelmemizi istiyorlar."

Karakola vardığımızda arabayı park edip doğruca başkomiserin odasına çıktık. "buyurun başkomiserim?"

"Miray, Berat Yüksel'den gözünüzü bir an bile çekmeyin"

"tabiki ama neden?"

"baz istasyonu bilgilerini detaylıca inceledik." Duraksayıp alnını sıvazladı.

"ne çıktı başkomiserim?" Salih savcı da sıkıntılı görünüyordu.

"cinayet akşamı 20.38 de maktül ile konuşmuş. Gene cinayet akşamı saat 21.54 de Berat Yüksel olay yerindeymiş Miray."

Semih al işte der gibi elini dizine vurup arkasına yaslandı ve sıkıntılı bir nefes verdi. "belliydi zaten başkomiserim. O kadar soğuk kanlıydı ki. Sorduğumuz her şeye takır takır cevap verdi. Ama cinayet akşamı maktülle konuşmuşsun dediğimizde saçma sapan şeyler geveledi. Bence kesin o. Kesin!"

Başkomiser gözlerini kısarak Semih'e baktı. "bana bak çömez öyle bir nokta yakalayınca hemen katil damgası mı yapıştırıyoruz yoksa işin peşine mi düşüyoruz?"

"işin peşine düşünce dilekçe yiyoruz."

Semih ne dediğinin farkında mıydı? Kinayeyle karışık beni savunmak için şu an doğru yer değildi. Salih savcı ve Onur başkomiser öfkeyle Semih'e bakıyordu.

Kapanmış bir konu üzerinden, hele ki sebebi benim olan bir konu üzerinden başına iş açılsın istemiyordum. Bu yüzden son cümlesini yok sayarak neden katile bu kadar erken karar vermememiz gerektiğini başkomiser gibi aşağılayarak değil de daha didaktik bir şekilde anlatmaya karar verdim.

"Semih, elimizde sadece o gece orada olduğunun ve orada olmadan bir saat on altı dakika önce maktülle irtibata geçtiği bilgisi var. bu onu kesin katil yapmaz. Görgü tanığı da olabilir. Ya da katil değil belki ama cinayetle ilgisi olan ve bir şeyler saklayan biri. Ya da başka bir ihtimal, hiçbiri. Belki Emre herhangi bir şey için o gece Berat'ı oraya çağırdı. Berat oradan ayrıldıktan sonra olan oldu. Gerçi araları bozuk ve bunun için geçerli bir sebep yok ama bilemiyorum. Her neye, cinayet saatini bilmiyoruz. Kesin hüküm veremeyiz."

UÇURUM KATİLİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin